Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır ile ilişkileri yeniden tesis edilmesi konusunda önemli adımlar atıldığına dair açıklamalarda bulundu.

Herhangi bir ön koşul olmadan temasların hem diplomatik hem de istihbarat düzeyinde başladığını söyleyen Çavuşoğlu, “Yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiçbir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor. Yıllardır süren bir kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. O nedenle belli bir strateji, yol haritası çerçevesinde görüşmeler oluyor, devam ediyor. Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.” ifadelerine yer verdi.

“BU ANLAŞMANIN TÜRKİYE’YE BÜYÜK YANSIMALARI OLACAKTIR”

Konuyla ilgili CRI Türk’e açıklamalarda bulunan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Bu temasların bize önemli boyutta yansımaları olacaktır. Çünkü Doğu Akdeniz’de Mısır ve Türkiye en uzun sahili olan ülkelerdir. Türkiye, Türk dünyasının, Mısır ise Arap dünyasının lideridir. Bu iki önemli medeniyetin liderlerinin Doğu Akdeniz’de kıta devletleri olarak çoktan böyle bir anlaşmayı varıp, deniz yetki alanları sınırlandırmasını tamamlamaları gerekirdi. Ancak iki tarafında zaman zaman oluşan hataları nedeniyle bu anlaşma gerçekleşemedi.” dedi.

Açıklamaların Türkiye açısından büyük kazanımlar getirebileceğine değinen Gürdeniz, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bir bakımdan Mısır’ın iç işlerinde en hassas olduğu ‘ihvan’ konusunda geri adım attığı da söylenebilir. Zaten olması gereken de buydu. Yıllardır Türkiye’nin dış politikasının din eksenli olmaması gerektiği tekrarlanan bir söylemdi. Dolayısıyla böyle bir yakınlaşma ile gelecekte bir Deniz Yetki Alanı sınırlandırma anlaşması yapıldığı takdirde, Türkiye’nin pozisyonu çok daha güçlenecektir. Mısır’ın zaten 18 numaralı parseli ilanında Türkiye’nin Deniz Yetki Sınır Alanı’na uyması bu konuda en büyük iyi niyet başlangıcı olmuştur. Dilerim bu süreç dediğim anlaşma ile sonlanır. Türkiye’nin Mısır’a, Mısır’ın da Türkiye’ye ihtiyacı var. Mısır, Süveyş Havzası’nın, Nil Havzası’nın aynı zamanda Kuzey Afrika’ya açılma havzasının en önemli ülkesidir. Benzer şekilde Mısır, Türk ticaret gemilerinin en çok kullandığı Kızıl Deniz Babülmendep Boğazı ve Süveyş hattının en uzun kıyıya sahip ülkesidir. Bu yüzden Türkiye’nin ekonomik alanda Mısır ile yapacağı çok iş var. Jeopolitik alanda da Türkiye-Mısır ortaklığı yeni dünya düzenin kurulduğu bu günlerde ciddi bir barış ve istikrar unsuru olacaktır. Benzer gelişmelerin İsrail ile yaşanmasının da Türkiye’nin çıkarlarına gördüğümü vurgulamak isterim. İsrail ile ilişkilerin Doğu Akdeniz’de ki denge, istikrar ve barışa katkı sağlayacağına inanıyorum.”

“MISIR HALKIYLA TÜRK MİLLETİ AYRI OLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Mısır’la ilişkiler hakkında bir soruya, “Mısır’la istihbari, diplomatik ve ekonomik olarak zaten iş birliği sürecimiz devam ediyor. Bunda herhangi sıkıntı söz konusu değil. Bunu en üst düzeyde değil de bunun bir tık altında devam ediyor. Gönlümüz ister ki, Mısır’la olan bu süreci çok daha güçlü bir şekilde devam ettirelim. Onun için yapılan bu istihbarı, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra biz bunu çok daha ileri kademelere taşırız. Çünkü Mısır halkıyla Türk milletinin ayrı olması söz konusu değil. Mısır halkını Yunanistan’ın yanına yerleştirmek mümkün değil, hiçbir zaman bir Yunan halkıyla Mısır halkının özdeş olacağına inanamayız. Bunun için de olması gereken yerde görmek isteriz.” yanıtını verdi.

Haber: Mehmet Emre Öztürk