Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Kamil Erdoğdu’nun hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki anlaşmazlıkların arasına bir de Boğaziçi Üniversitesi sorununun eklendiğini belirten İsmet Özçelik, üniversiteye yapılan rektör ataması sonrası başlayan gösterilere dikkat çekti.

Polisin eylemlere müdahalesi sırasında bir televizyon kanalından yapılan yanlış bir haberin tartışmaları daha da kızıştırdığını ifade eden Özçelik, “Televizyon yanlış haberini düzeltse de fazla bir şey değişmedi, o yanlış haber bir şekilde yayılmaya devam etti. Bu arada ABD’de topa girdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İstanbul’un önde gelen üniversitelerindeki gösterilerden endişe duyduklarını, LGBT karşıtı söylemlerini kınadıklarını söyledi. Sözcü, ‘Rektöre karşı yapılan barışçıl protestoları yakından takip ediyoruz ayrımcı söylemleri sert bir şekilde kınıyoruz. Rahatsız etse bile ifade özgürlüğü demokrasinin önemli bir parçasıdır.’ dedi. Bu açıklamalara Türkiye’den sert tepki geldi. Birleşmiş Milletler’de (BM) de olayı eleştiren bazı açıklamalar yapıldı. Dışişlerinden yapılan açıklamada her ne kadar ABD’nin ismi açıkça verilmese de ABD hedefe konulmuştu. Kışkırtıcı ve illegal eylemleri teşvik edici bir dil kullanılmasına dikkat çekilen açıklamada, ‘Yasa dışı yollara tevessül eden grupları kışkırtıcı ve illegal eylemleri teşvik edici bir dil kullanmama konusunda söz konusu çevreleri uyarıyoruz. Yakın dönemde de gelişmiş demokrasi olarak adlandırılan pek çok ülkede yönetimler aleyhinde en küçük bir itiraza karşı dahi masum ve sivil vatandaşlara karşı güvenlik güçlerinin orantısız şiddet görüntüleri hafızalardadır. Hâl böyleyken Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olayları ve Türkiye’nin bu olaylara hukuk çerçevesinde yürüttüğü mücadeleyi görmezden gelerek ülkemize demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkanlara aynaya bakmalarını tavsiye ediyoruz. Türkiye’nin iç işlerine karışmaya çalışmak kimsenin haddi değildir.’ denildi. Bu ifade pek yenilir yutulur bir ifade değil.” dedi.

“ABD ORDUSUNDA CİDDİ BİR TASFİYE OLACAĞI ANLAŞILIYOR”

Joe Biden’ın başkanlık koltuğuna oturduktan sonra ABD’de yeni gelişmelerin yaşandığını bildiren İsmet Özçelik, ABD Savunma Bakanı Austin’in ordu içindeki aşırılığın tartışılması için 60 gün boyunca askeri faaliyetlerin durdurulması talimatı verdiğini açıkladı.

Gelecek iki ay boyunca kuvvet komutanlarının alt komuta kademeleriyle gerekli görüşmeleri yürüteceğini belirten Özçelik, “Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu? 6 Ocak’taki Kongre baskını dünyada şaşkınlıkla karşılanmıştı, ABD’de de birçok dengeyi alt üst etti. Bu baskınına aktif görevdeki askerlerin, gazilerin, bazı emniyet güçlerinin de katıldığına ilişkin bilgiler vardı. Bunlarla ilgili birçok görüntüler paylaşıldı. Bu kararın bu olaylar gerekçe gösterilerek alınması dikkat çekiyor. Bu, ABD ordusunda ciddi bir tasfiyeye gidileceğinin göstergesidir. Birçok yerde de ordu mensuplarının istifasının isteneceği belirtiliyor. Özellikle Trump’ın tüm atamalarının geri alınacağı, yeni göreve getirilen kişilerin de görevlerine son verileceği yönünde yaygın bir kanaat var. Peki, kaç kişi bunlar? Basında çok abartıldığı düşünülse de sayının çok yüksek olduğu konuşuluyor. ABD ordusunda ciddi bir tasfiye olacağı anlaşılıyor. Savunma Bakanlığı sözcüsü açıkça sayısı ne kadar bilemiyoruz dedi. Sözcü ordu içinde sorunun peşine düşmek için başka bir görev gücünün oluşturulabileceğini ifade etti. Pentagon ABD ordusunun bütün faaliyetlerinin durdurulmasının ne kadar süreceğini konusunda ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Bu arada Amerika’nın Sesi’nde yer alan habere göre, Savunma Bakanı Austin bakanlıktaki çoğu kişinin istifasını istedi. Bakan Austin’in böylelikle Trump yönetimde kurullara atanan kişileri bakanlıktan uzaklaştırmak istediği belirtildi. FBI’da da geniş bir soruşturma başlatıldığı ve kolluk kuvvetleri içinde Kongre baskınında etkisi olanları belirlemek için bir çalışma yürütüldüğü aktarıldı. ABD ordusundan haberlerle tanınan Military Times’taki habere göre, ABD ordusundaki sözde beyaz üstünlükçü örgütler hakkında raporlar hazırlanmaya başladı. ABD ordusunda aktif görev alanlar arasında 2018 yılında yapılan bir ankete göre, askerlerin yüzde 35’i ABD’nin ulusal güvenliğine yönelik ana tehdit olarak beyaz üstünlükçüleri belirtirken, yüzde 24’ü Suriye’yi, 23’ü yasa dışı göçü ve yüzde 13’ü Afganistan’ı işaret ediyor. Burada iç terörün Suriye’den çok daha büyük bir tehdit olduğu belirtiliyor. ABD’de Trump görevi devretti Biden koltuğuna oturdu ama taşlar henüz yerine oturmuş değil. İç mücadelenin uzun süre devam edeceği net bir şekilde gözüküyor.” diye konuştu.