Joe Biden yönetiminin Türkiye ile ilgili açıklamaları devam ediyor. Kısa süre önce Temsilciler Meclisi’ndeki 170’i aşkın vekilin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’a Türkiye’ye baskı uygulanması yönünde mektup kaleme aldığı ortaya çıktı. Mektupta, Türkiye ile ilişkilerde insan hakları ihlali ve demokrasinin zayıflamasının dikkate alınması gerektiği çağrısı yapıldı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi ve Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Bağcı, S-400 hava savunma sistemlerinin iki ülke arasında yarattığı kriz ile ABD’nin Suriye’deki yeni planını değerlendirdi.

Türkiye ve ABD arasında demokrasi ile insan hakları konularında sorunlar olduğunu belirten Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Donald Trump yönetimine göre, Joe Biden yönetimi ile Türkiye arasında önemli görüş farklılığı bulunduğunu ifade etti.

Senato üyelerinin Türkiye hakkında yazdığı mektubun etkilerinin görülmeye başlandığını aktaran Bağcı, “Türkiye hem hukuk anlamında hem de ekonomi anlamında reform sürecine girdi. İnsan haklarıyla ilgili olarak reform paketi açıklandı. Yakında ekonomi paketi açıklanacak. Türkiye’de söylemlerde sert söylemden yumuşak söyleme geçiş var. Bu bir mesaj aynı zamanda. Özellikle Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında yaşanan bu söylem yumuşaklığı, anlaşılıyor ki mart sonunda yapılacak AB zirvesine de yansıyacak.” dedi.

“S-400 KONUSU ABD İLE TÜRKİYE ARASINDA ÇATIŞMA YARATABİLİR”

S-400 konusunda ABD ile Türkiye arasında yaşanan görüş ayrılığının devam edeceğini vurgulayan ODTÜ Öğretim Üyesi ve Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Girit önerisinin reddedildiğini kaydetti.

Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Türkiye arasında 1990’lı yıllarda Yunanistan’a ait S-300 hava savunma sistemleri hakkında yaşanan anlaşmazlığı gideren Girit modelinin uygulanmasının bugün mümkün olmadığını dile getiren Prof. Dr. Bağcı, “S-400’lerin Türkiye’de konuşlandırılması şu anda hükümetin bir politikası ve Biden yönetimiyle bir çatışma yaşanacakmış gibi görünüyor. Çünkü Biden yönetimi S-400’lerin hiçbir şekilde Türkiye’de bulunmamasını öneriyor. Bu konuda hükümet Türkiye’de çatışmacı bir politikaya gitmek eğiliminde. Bu nereye kadar sürer, önümüzdeki dönemde göreceğiz. S-400’lerin Türkiye’den çıkarılması Türk hükümetinin arzu etmediği bir durum. Buna karşı ABD tarafı S-400’lerin Türkiye’de hiçbir şekilde kullanılmaması gerektiğini söylüyor.” diye konuştu.

“ABD’NİN AÇIKLAMALAR SİYASİ BİR İNAT OLARAK TANIMLANABİLİR”

Pentagon Sözcülerinden Yarbay Thomas Campell’ın S-400’lerin S-300’lere göre ABD açısından daha tehlikeli olduğu açıklamasını da yorumlayan Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, S-400’lerin daha yeni bir teknoloji olduğunu ve bu konuda ABD’li sözcünün haklı olduğunu bildirdi.

Bir silahlanma yarışının sürdüğünü vurgulayan Bağcı, “NATO’ya tehdit konusunda Türk hükümetinin yaklaşımı şu; ‘Biz zaten NATO üyesiyiz. NATO’ya karşı bu silahları kullanma eğilimimiz söz konusu olamaz.’ Bu konuda ABD’lilerin yaptığı açıklamalar tamamen siyasi bir inat olarak tanımlanabilir. Türkiye’nin S-400’leri alması siyasi bir tavizdi, Rusya’ya verilen. Şimdi Rusya ile ABD arasındaki ilişkiler özellikle Orta Doğu’da iş birliği ve çatışma arasında gidip gelecek bir aşamaya girdi. Türkiye burada her iki tarafı da memnun etme çabası içinde, diye düşünüyorum. Ama teknik olarak S-400’lerin teknolojisi S-300’lerden daha ileri bir teknoloji. Siyasi olarak bir tehdit olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“YPG, ABD İÇİN BİR TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL”

ABD’nin Suriye politikasına da değinen Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ABD’nin bölgedeki terör örgütü YPG’ye desteğinin süreceğini belirtti.

PKK terör örgütünün ABD’nin ‘Beyaz Kitabında’ da terör örgütü olarak kabul edildiğini anımsatan Bağcı, “Ancak bu listede YPG yok. YPG, ABD için bir terör örgütü değil, Suriye’de DEAŞ’a karşı verilen mücadelede Amerikan ordusuna destek olan yerel güç olarak tanımlanıyor. O nedenle bu ayrışma çok önemli. Türkiye YPG/PKK’yı bir paranın iki yüzü gibi eşit görüyor. Bu algı büyük oranda doğru. Ama ABD için YPG, PKK gibi terör örgütü değil. Rusya için de YPG bir terör örgütü değildir ancak PKK terör örgütüdür. Burada kavramların birbiriyle çatıştığı bir süreç yaşanıyor. Ben ABD’nin YPG’ye askeri ve ekonomik yardımı devam ettireceğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.