İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Altuğ, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Altuğ, Paris İklim Anlaşması’nın içeriği ve uygulanış sürecini değerlendirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ülkelerin bir araya geldiğini aktaran Tekin Altuğ, Paris İklim Anlaşması’nın iklim değişikliğine sebep olan hususların azaltılması için gerekli olan finansman ile ilgili 2015 yılında imzalandığını ve 2016 yılında yürürlüğe girdiğini kaydetti.

“PARİS İKLİM ANLAŞMASI’NIN ÖNCELİĞİ EMİSYONLARI AZALTMAK”

Ekim 2021 itibarıyla 197 ülkenin anlaşmaya imza attığını belirten Altuğ’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“7 Ekim 2021 itibarıyla Türkiye daha önce imza atmış olduğu Paris İklim Anlaşmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) ilgili düzenlemeyi geçirerek taraf olmuştur. Dünyada 197 ülke şu anda taraf durumunda, 5 ülke bu anlaşmaya imza atmadı. Bu ülkeler İran, Irak, Eritre, Libya ve Yemen.  Bu 5 ülkeden İran dünyadaki sera gazı salınımına sebep olan ilk 20 ülke arasında. Dünyadaki toptan sera gazının yüzde 2’si İran kaynaklıdır ancak bu anlaşmaya taraf olmamıştır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 2020 yılında bu anlaşmadan çekilmiş fakat 2021 yılında tekrar anlaşmaya taraf olmuştur.

Anlaşmanın temeli şu, sıcaklık artışının Sanayi Devrimi’nin öncesindeki seviyelerdeki 2 derece artış seviyesiyle sınırlı tutmak hatta 1,5 derecede sabitlemek. Buzul çağına baktığımızda şimdiki ortalama sıcaklığın 4 derece altıdır. Yani ortalama sıcaklık 4 derece alta düştüğü zaman Dünya buzul çağına girmiş, 1,5 derece artış demek, Dünya’da birçok ülkenin ikliminin farklı bir hale gelmesine sebep olacaktır. Örneğin. Ankara’nın 30 yıl içinde ortalama sıcaklığının 5-6 derece yukarı çıkması mümkündür. Yani Ankara’da 60 dereceleri görebileceğiz, İstanbul keza öyle. Türkiye, en büyük narenciye üreticileri içinde ilk 10’a girmektedir. Fakat iklim değişikliği sonucunda bütün Akdeniz Bölgesi’nin iklimi çöl iklimine dönecektir. Oradaki yapılan faaliyetler çöp olacaktır.

Paris İklim Anlaşması’nın önceliği emisyonları azaltmak. Anlaşma ile her ülke küresel ısınmayı azaltmak için vereceği katkıyı belirlemesi gerekiyor. Yaptıklarını da düzenli olarak raporlaması gerekiyor. 197 ülkenin sebep olduğu toplam emisyonların toplamı dünyadaki toplam emisyonun yüzde 95’ine denk gelmektedir. Paris Anlaşması’nda ülkelerin biyoçeşitlilikten, yeşil dönüşüme, gıda güvenliğine geniş bir yelpazede sorumluluklara taraf olması isteniyor. Paris İklim Anlaşması bu alanlarda verilecek katkının 5 yılda bir güncellenecek olan Ulusal Katkı Beyanı ile duyurulmasını istiyor.

Dünyada yıllık olarak 51 milyar ton sera gazı salınımı yapılmaktadır, bu anlaşma 2030’a kadar sera gazı salınımını azaltacağız, 2050’ye kadar da sıfırlanması gerekiyor, diyor. Hedeflerden biri de gelmiş olan ülkelerden gelişmekte olan ülkelere maddi anlamda yardım sağlanması.

AB 2035 YILINA KADAR PETROL İLE ÇALIŞAN ARAÇLARIN SATIŞINI DURDURMAYI HEDEFLİYOR

Avrupa Birliği (AB), 2035 yılına kadar petrol ile çalışan araçların satışını durdurmayı hedefliyor. Norveç 2025 yılından itibaren fosil yakıtlı araçların satışını tamamen durduruyor. ABD’de bazı eyaletler bununla ilgili çalışmalar yapıyor. Bunların finansmanı konusunda Dünya Bankası ve AB fonları çeşitli çalışmalar yapıyor.

Bütün dünyanın hedeflediği bir şey karbonsuz ekonomi. Türkiye’nin de bir an önce karbonsuz ekonomiyi devreye alması lazım. Türkiye’nin en büyük ithalatı, enerji ithalatıdır. Bizim ülke olarak hızlı biçimde yenilenebilir enerjiye dönüşümü sağlamamız lazım, bu bizim için bir fırsattır.”