Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Usta, kontrollü normalleşme sürecini ve aşı takvimini değerlendirdi.

Türkiye’de tam normalleşmenin çok uzak olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun Usta, yeteri kadar aşılanmanın yapılmadığını vurguladı.

AŞILAMADA GERİDEYİZ

Şu andaki vaka sayılarının geçen seneyle kıyaslandığında çok da düşük olmadığını ifade eden Usta’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Şu anda pandemiyle mücadele değil de ekonomik olarak çökmemek için belli bir düzeyde bir taraftan hafif kısıtlamalarla bir taraftan serbestleşme üzerinde pandemi yönetimi yapıyoruz. Maalesef fatura da restoranlara ve bu tür iş yerlerine çıktı. Bir de okulları kapattık. En kötü şeyi yaptık bence okulları kapatarak, ben bizim mücadelemizin en az bir, iki yıl daha devam edeceğini düşünüyorum.

Biz bir dönem aşılamada Avrupa’dan önce gidiyorduk ancak şu anda Avrupa ülkelerinin gerisine düştük. Aynı nüfusa sahip olan Almanya’yı düşünecek olursak Almanya şu anda yüzde 27’lerde iki doz aşı oldu. Yüzde 40 ise tek dozu aldı. Türkiye şu anda yüzde 14-17’lerde biz biraz geride kalıyoruz. Günde yaklaşık 215 bin aşı yapıyoruz, normalde bizim bunu 1 milyon civarında yapmamız gerek. Örneğin, Çin şu anda günde 15 milyon kişiyi aşılıyor. Toplumunun yüzde 20’sini yani bizden daha fazla insanı aşıladılar. Biz sadece 214 bin aşı yapıyoruz ve aşılamada gerideyiz. Pandemi açısından bir faydası yok bu tip aşılamanın. Bir an önce bizim de 1 milyonlara çıkmamız lazım. Dünya şu anda aşıya ulaşamıyor, biz de aşı üretmeyen bir toplum olarak bunun sıkıntısını yaşıyoruz.

200 BİNLER CİVARINDA AŞILAMA İLE OCAK-ŞUBAT AYLARINDA NORMALLEŞEBİLİRİZ

Bizim aşılarımızın sene sonuna doğru sonuçları olumlu çıkarsa ve üretmeye başlarsak biz daha 1 yıl 1,5 yıl daha bu aşılamayla uğraşacağız gibi duruyor. Söylenildiği gibi BioNTech aşıları gelirse o bizim için çok ciddi bir umut olacak işin doğrusu.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yüzde 44 aşılandığında çok güzel geriye dönüşler sağlandı. Toplumsal hayatta koronavirüs öncesi döneme dönmek söz konusu. İngiltere de keza yüzde 46’sını aşıladı, biraz normalleşme sürecine girdi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) çok ciddi bir aşılama oranına sahip onlar da normalleşme sürecine giriyorlar. Önümüzdeki süreçte önce bir yüzde 50’yi bulalım ondan sonra restoranlarımızı hiç kapanmayacak şekilde açarız, diye düşünüyorum. Bir de okullarımızı hiç kapanmayacak şekilde açabileceğimizi düşünüyorum. 200 binler civarında yapılan bir aşılamayla biz ancak ocak-şubat aylarında normalleşebiliriz gibi geliyor.

5 MİLYON VAKAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Bütün hesapları yaparken varyantın olmadığını öngörüyoruz. Ama bir varyant işin içine girerse çok boyut değiştirecektir. Biz şu anda 5 milyon virüs vakasıyla karşı karşıyayız, bu sayıya bir buçuk yılda ulaştığımızı düşünecek olursak bizim aşılamamız olmazsa Türkiye, iki ya da üç yıl içinde 80 milyona virüsün bulaşması halinde toplumsal bağışıklığa ulaşabilir.

Eski çağlardaki gibi insanları evlerine kapatmak mümkün değil. Evinde oturacaksın mantığı çok zor. Bizim başka çözümler bulmamız gerekiyor. Bu arada dünya değişik tedavi protokolleri uyguluyor. Aşıdan sonra bizim en önemli silahımız anti viral, koronavirüsü öldüren bir ilacın bulunmasıdır. Bununla ilgili de çalışmalar var.

DAHA FAZLA TEST YAPILMASI GEREK

Şu an yapılan test sayısı yeterli değil. Ne kadar çok test yaparsanız vaka sayınız da o kadar artacaktır. Beni umutsuz konuşuyor gibi düşünebilirler, fakat bence barışık olalım, bu sürecin uzayacağı konusunda da psikolojilerimizi hazırlayalım. Özellikle maske çok çok önemli, sosyal mesafeyi zaten koruyoruz ama belli bir yere kadar koruyabiliyoruz.  Dünyayı takip ettiğimizde çok yeni hızlı testlerin üretilmeye ve satılmaya başlandığını görebiliyoruz. Bu testler yüzde yüz güvenilirliğe sahip olamamakla birlikte gerekli bir testtir. Bu testlerin de Türkiye’ye bir an önce getirilmesi lazım, isteyenin de kendisine test yapması lazım.”