Dr. Mustafa Tolay, CRI Türk’te Behçet Üstün’ün hazırlayıp sunduğu “Pano” programına konuk oldu. Dr. Tolay, tüm dünyanın tanıdığı ve saygı duyduğu, günümüz modern dünyasını şekillendiren isimlerin başında gelen Leonardo da Vinci’yi anlattı.

Hayatının büyük kısmını Dante ve Leonardo da Vinci’ye vakfetmiş, bu konularda araştırmaları ve kitapları bulunan Dr. Tolay, Avrupa Birliği (AB) himayesinde kurulan Leonardo da Vinci Vakfı ve kurucu üyelerinden Felsefe Sanat Kültür Bilim Derneği’nden (FSKBD) söz etti. Bu merakın kendisinde ilkokulda başladığını ve okuduğu Vefa Lisesi’nde ortaokuldaki resim, sanat tarihi, felsefe hocalarının kendisini çok iyi yönlendirdiklerini söyleyen Tolay, “Böylece hem mühendislik ve fen bilimlerinde hem de sanatta çalışmaya başladım. Doktora sonrasında İngiltere’de ve kısa bir süre Almanya’da yaşadım. İtalya’ya geçtiğimde ise kendi kütüphanemi kurarak oradaki araştırma merkezleri ile irtibata geçtim. Elli yıldan uzun süredir bu konularla ilgileniyorum.” dedi.

“ESAS ÇALIŞMALAR LEONARDO DA VINCI’NİN 500. ANMA YILINDA ORTAYA ÇIKTI”

Bu çalışmalar sonucunda Dante ve Leonardo da Vinci üzerine iki kitap yazan Dr. Tolay sözlerine şöyle devam etti:

“Esas çalışmalar Leonardo da Vinci’nin 500. anma yılı olan 2019’da ortaya çıktı. Avrupa’da Leonardo, Dante veya Newton gibi sanat ve bilim insanları çok önemli çünkü başta Dante olmak üzere onların açtığı yolda rönesans, laiklik ve hümanizma ortak değerler haline geldi. Bunlar AB’nin kuruluşuna yol açan değerler ve AB bu isimleri kurucusu olarak görüyor.

Leonardo’nun bize bırakmış olduğu, bizim bildiğimiz 13 bin sayfa çalışması var. Maalesef şu anda ulaşabildiğimiz sayfa sayısı 8 bin. Bu defterler inceledikçe ve yeni bulduğumuz bilgilerle Leonardo’nun aslında çok önemli bir filozof olduğu, felsefi çalışmalar için akademi kurduğu ortaya çıkıyor. Bu akademi Milano’da. Bu akademinin varlığı yaklaşık olarak biliniyordu. 2008 yılında bulunan çok önemli bir el yazması manüskript akademiye katılan üyelerin isimlerini, mesleklerini, unvanlarını gösterirken, akademide çalışılan konular, özellikle felsefi ağırlıklı konular ve bazı önemli bilgileri içeriyor. Bu belgeyi kullanmayı Londra’daki Leonardo da Vinci Derneği ve Vinci’deki Leonardo da Vinci Müzesi Ana Araştırma Merkezi’nden rica ettim. Kullanmama izin verdiler. Ben de bunu yazmış olduğum kitaba koydum.

DERNEĞİN TÜZÜĞÜ HÜMANİZMA ÜSTÜNE KURULU

2019 yılında Leonardo’yu anmak için kalıcı bir şeyler yapılması düşünüldü ve bir Leonardo da Vinci Vakfı kurulması önerildi. Vakfın kuruluş amacı beş kalemde toparlanabilir; inovasyon, yani Ar-Ge çalışmaları yapmak ve yaptırtmak, müzeler ve akademiler kurmak, öğrencileri Erasmus gibi bir bursla buralara taşımak, ortak kültürü oluşturmak ve bu kültürü hümanizma üstüne, düşünce özgürlüğü üstüne oturtmak, sanat ve bilim çalışmalarını teşvik etmek. Vakfın kuruluşu geçen yılın mayıs ayında resmi olarak Vinci’de yapıldı. Kuruluş için dört ülke, üç belediye seçildi. Ülkeler İtalya, Fransa, Slovenya ve Türkiye, belediyeler Vinci Belediyesi (İtalya), Amboise Belediyesi (Fransa) ve Vipava (Slovenya).

Türkiye, AB üyesi olmamasına rağmen, da Vinci’nin bir zamanlar, Sultan İkinci Beyazıt döneminde Haliç’e köprü yapmak istemesi ve İstanbul’un tarihsel önemi nedeniyle projeye dâhil ediliyor. İpek Yolu ile İstanbul’daki Venedikli ve Cenevizli tacirler yüzünden de bu kentlerle önemli ilişkiler var. Bu özelliği sebebiyle Vakıf ve AB, Türkiye’yi bu projeye dâhil etti, ‘Kuruluş aşamasında bir belediye veya bir dernek Türkiye’den katılabilir’, dediler. Biz de yıllardan felsefe, mühendislik, sanat çalışmaları yürüttüğümüz arkadaş grubuyla FSBKD’ni kurduk. Derneğin tüzüğü tamamen hümanizma üstüne kurulu. Vinci merkezli Vakıf da kuruluş aşamasında bu derneği kabul etti. Beni de vakfın mütevelli heyetinin dört üyesinden bir tanesi yaptılar.”