Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD)  9-10 Aralık tarihleri arasında düzenleyeceği “Demokrasi Zirvesi” tartışmaları beraberinde getirdi.  ABD Başkanı Joe Biden’ın önderliğindeki toplantıya Türkiye, Azerbaycan, Çin ve Rusya gibi ülkeler çağrılmazken, demokrasi pratikleri tartışmalı olan Hindistan ve Filipinler’e giden davet dikkat çekiyor. Türk basınına göre Washington yönetiminin organize ettiği etkinliğin arkasında demokrasilerin teşvikinden ziyade stratejik hesaplar yer alıyor.

Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat konuyla ilgili kaleme aldığı köşe yazısında zirvenin Beijing ve Moskova yönetimlerini çevrelemeye dönük  olduğunu vurgulayarak  “Bu garip demokrasi seçmesi akıllara doğal olarak çeşitli soruları getiriyor. Öncelikle bu liste hangi kriterlere göre yapıldı? İran’a karşı Irak’ı davet etmek, Çin ve Rusya’ya karşı onları çevreleyebilecek ülkeleri davet etmek ahlaki mi? Hangi ülkenin ya da vatandaşlarının demokrasiyi hak ettiğine ABD mi karar verecek?” sorularını yöneltti.

ABD’NİN STRATEJİK ÖNCELİKLERİ

Dünya gazetesi yazarı Zeynep Gürcanlı da”Demokrasi Zirvesi: Amaç demokrasi mi, strateji mi?” başlıklı köşe yazısında Hindistan ve Filipinler’in davet edildiği toplantıya dair şunları kaydetti:

“İşin daha da kötü yanı, Türkiye’nin demokrasi zirvesine davet edilmemesinin uluslararası alanda hiçbir şaşkınlık yaratmaması; Şaşkınlık yaratan ise, zirveye demokrasiden giderek uzaklaşan Hindu milliyetçisi Başbakan Modi’nin yönetimindeki Hindistan’ın,  basına yönelik baskılarla öne çıkan Filipinler’in davet edilmiş olmaları. Modi yönetiminin son dönemde özellikle Hindistan’daki Müslüman nüfusuna karşı izlediği ayrımcı politika büyük eleştiri alıyor. Üstelik Modi yönetimi sadece Hindistan’ın Müslüman vatandaşlarına değil, Müslüman göçmenlere/sığınmacılara bile “ikinci sınıf” muamele yapıyor, bu yönde yasalar çıkarıyor. Bu yıl Nobel barış ödülüne yıllardır ülkesinde ifade ve basın özgürlüğü için mücadele veren Filipinli gazeteci Maria Ressa’nın layık görülmesi ise, demokrasi zirvesine davetli olan Filipinler’deki asıl durumu özetler nitelikte. Bu duruma rağmen, Hindistan ve Filipinler’in zirveye davet edilmesi ise, ABD’nin “stratejik öncelikleri” ile açıklanıyor; Çin’i çevreleme politikası kapsamında Washington yönetimi, Asya-Pasifik bölgesinde ittifakı genişlemek adına, bu ülkeleri pek de hak etmedikleri  “demokrasi birinci ligine” çıkarmakta sakınca görmüyor.”

“DEMOKRASİ AŞKINDAN ÇOK STRATEJİK ÇIKAR”

Emekli Büyükelçi Hasan Göğüş ise T24 sitesinde yer alan “Amerika’da bir acayip Demokrasi Zirvesi” başlıklı köşesinde şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin Zirve’ye davetli olmamasını bir kenara bırakalım. Biden’in ekibi tarafından hazırlanan listedeki ülkelerin neye göre belirlendiği kolay kolay anlaşılabilecek gibi değil. Her hâlükârda demokrasiye bağlılığın tek kriter olmadığı kesin. Washington merkezli “Özgürlük Evi” isimli sivil toplum kuruluşunun (STK) tuttuğu demokrasi indeksine göre, özgür olmayan ülkeler kategorisinde, Türkiye’den daha da alt sıralarda yer alan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin, Angola’nın ve Irak’ın neden davet edildiklerinin izahı yok. Muhalefetteyken Amerikan Büyükelçisi’nin bile görüşmediği aşırı hindu milliyetçisi Modi’nin, sadece bir ay önce sıkıyönetim ilan ederek sokak gösterilerini yasaklayan ve hakkında ciddi kara para aklama iddiaları bulunan Ekvator Devlet Başkanı Guillermo Lasso’nun ve “İnsan haklarıyla ilgim olmaz.” diyen Filipinler’in otoriter Devlet Başkanı Rodrigo Durarte’nin davetliler listesinde yer alması fena halde sırıtıyor. AB’nin aykırı ülkelerinden Polonya’nın çağrılıp, Macaristan’ın davet edilmemesi, Kafkaslar’da Ermenistan’ın listeye alınıp Azerbaycan’ın dışlanması ayrıca dikkat çekiyor. Taiwan’ın davet edilmiş olması bütünüyle, ABD’nin yeni Çin politikasının ürünü olup yıllardır uyguladığı tek Çin politikasını terk ettiği anlamına da gelebilir. Tüm bu tablo, listenin Amerika’nın demokrasi aşkından çok, stratejik çıkarlarını temel alarak adeta “bizden olanlar/ bizden olmayanlar” yaklaşımıyla hazırlanmış olabileceği izlenimini de akla getiriyor.”