CRI Türk Dış Haberler Servisi

Kadir Has Üniversitesinin her yıl hazırladığı Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması’nın 2021 raporu kamuoyuna duyuruldu. Raporda hemen her alanda Çin’e dair ilgi ve yakınlaşma isteğinin yükselmesi göze çarpıyor.

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Grubu ve Global Akademi tarafından 2013’ten beri hazırlanan “Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması”nın sekizincisinin sonuçları düzenlenen çevrimiçi bir toplantı ile kamuoyuyla paylaşıldı. 29 Nisan-21 Mayıs 2021 arasında 26 ilde 1000 kişi ile yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilen ankette, dış politika konularındaki eğilimler araştırıldı.

Çeşitli soruların yöneltildiği araştırmada yabancı devletlerle iş birliği yapılması talebinde en büyük artış Çin özelinde yaşandı. 2020 yılında Türk halkının yüzde 11,8’i Beijing yönetimi ile iş birliği yapılmasını isterken, bu oran 2021 yılında yüzde 23’e çıktı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile iş birliği yapılması talebindeki artış ise geçen yıla göre yüzde 3,4 oranında artarak yüzde 31,4’e yükseldi.

Benzer şekilde en aktif dış politika izlenmesi gereken alanlar arasında en büyük atılımı yüzde 33,9 ile Uzak Doğu ve Çin yaptı. Bu oranın 2020 yılında sadece yüzde 6 bandında olması yükselen Asya’nın Türk halkının gündeme girişi olarak yorumlanabilir. Avrupa ise bir sene içinde yüzde 14,1’lik irtifa kaybı yaşayarak yüzde 34,2’ye geriledi.  Orta Doğu da Avrupa gibi dramatik düşüş yaşayan alanlar arasında adını yazdırdı. 2020’de Türk halkının neredeyse yarısı Orta Doğu’da aktif bir dış politika talep ederken 2021’de bu oran yüzde 26,4 olarak kaydedildi.

TİCARETTE ROTA UZAK DOĞU-ÇİN’E KIRILDI

15 Haziran’da kamuoyuna açıklanan verilere göre, Türk halkı ticarette de rotayı Uzak Doğu-Çin’e kırdı. Ticaretin geliştirilmesi için ilk adres yüzde 34,6 ile Uzak Doğu ve Çin olurken, bir diğer soruda katılımcıların yüzde 61,2 “Türkiye ile Çin arasında ekonomik ilişkilerin gelişmesi Türkiye ekonomisi için olumludur.” yanıtını verdi.

“Çin’in Türkiye’nin yakın çevresinde ticari açılımlar yapması Türkiye için ekonomik avantaj oluşturur.” diyenlerin oranın da yüzde 53,3 olduğu aktarıldı. Bununla birlikte ortalama olarak sadece her 10 kişiden sadece 3’ü Türkiye’nin Çin ile olan ikili ekonomik ilişkileri riske atma pahasına Uygurlar konusunda daha aktif rol alınması gerektiğini savundu.

YÜKSELEN ÇİN MEYDAN OKUMA OLARAK GÖRÜLMÜYOR

Araştırmada ayrıca Çin’in yükselişinin Türkiye’ye dönük bir meydan okuma olarak algılanmadığı da göze çarpıyor. Çin’in artan gücü yüzde 16,2 ile “Türkiye’nin gelecek 10 yılda karşı karşıya geleceği en önemli dış politika olayı” sıralamasında sonuncu sıraya yerleşti. Katılımcıların yüzde 36,3’ü uluslararası terörizmi, Türkiye’nin gelecek 10 yılına damga vuracak dış politika gelişmesi olarak yorumlarken, ABD’nin ise en büyük tehdit olduğu konusunda ısrar ediyor. Zira ABD “Türkiye’ye tehdit teşkil eden ülkeler sıralamasında bu yıl da birinciliği kimseye bırakmazken, Azerbaycan da en yakın dost ülke statüsünü kaybetmedi.

Öte yandan araştırmada, “Dünyanın öncü ekonomisi ve en güçlü devlet hangisidir?” sorusuna katılımcıların büyük çoğunluğu “ABD” dedi. Buna karşın “Gelecek 10 yılda öncü ekonomi ve en güçlü devlet hangisi olacak?” sorularında ABD’nin yüzde 7’lik bir düşüş yaşadığı görüldü. Çin’in ise önümüzdeki 10 yılda daha da güçleneceği belirtilirken, oranı yükselen ülkeler arasında Hindistan ve Almanya da yer aldı.