Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, Türk askerinin Afganistan’dan çekilme sürecini değerlendirdi.

Türk askerinin nihayet Afganistan’dan yurda döneceğini söyleyen Güller, “Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile süren müzakereler ve iki haftadır Taliban’la Kabil’de kalabilmek adına kurulan temasların ardından olması gerektiği gibi Türk askerinin Afganistan’dan çekilmesi kararı nihayet alınmış oldu. Kararı dün akşam Milli Savunma Bakanlığı (MSB) duyurdu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birkaç saat öncesinde basına yansıyan sözleri aslında böyle bir açıklama olacağını da işaret ediyordu. Erdoğan’ın Ahlat’ta büyükelçilerle yemek programı vardı ve orada şöyle konuştu; ‘Afganistan’da önümüzdeki sürecin nasıl şekilleneceğini Taliban’ın sözleri değil, icraatları, eylemleri ve atacağı adımlar belirleyecektir.’ Halbuki daha bir ay önce 20 Temmuz’da o çok tartışılan sözleri dile getiriyordu, Erdoğan; ‘Taliban’ın inancının bizim ile ters bir yanı yok. Ters bir yanı olmadığı için de onlarla bu konuları daha iyi görüşeceğimize, anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum.’ demişti. Peki, bir ayda ne değişti? Değişen şuydu; AKP’nin tüm girişimlerine, temaslarına rağmen Taliban Türk askerinin Kabil Havalimanı’nda kalmasını kabul etmedi.” diye konuştu.

“ÇEKİLME KARARI NATO MİSYONUN BİTMESİ SIRASINDA VERİLMELİYDİ”

Türkiye’nin almış olduğu kararın gecikmiş olsa da oldukça önemli bir karar olduğunu belirten Güller, “Tabii bu karar en başından itibaren yani daha NATO misyonun bitmesi sırasında verilmeliydi. 1 Haziran’da NATO Savunma Bakanları toplantısında gündeme gelen ve 14 Haziran’da Erdoğan-Biden görüşmesinde genel mutabakata dönüşen ‘havalimanı bekçiliği’ konusu, ABD ile hiçbir zaman pazarlık yapılmamalı, müzakeresi edilmemeli, Savunma Bakanlarına bağlı askeri heyetler gelip gidip bu meseleyi hiç görüşmemeliydi. En önemlisi de Türk askerinin bu dönüş kararı Türkiye’nin iradesiyle alınabilmeliydi. Fakat ne yazık ki, Türkiye’nin iradesiyle alınamadı. AKP’nin Taliban’la temas arama neticesinde, bir sonuç alamaması üzerine ‘Türk askeri Kabil’i derhal terk etmeli’ açıklamaları nedeniyle Ankara tarafından mecburen alınabildi. Ne yazık ki, bu karar AKP hükümetinin Taliban ile iş birliği yapmak istemesine rağmen bunun kabul edilmemesi nedeniyle alınmış oldu. Türkiye’yi, Türk askerinin durumunu ve konumunu sıkıntıya düşüren bir hamle oldu. Hükümetin dış politikadaki başarısızlıklarına bir yenisi daha eklendi.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE, AFGAN GÖÇÜNÜ İRAN-AFGANİSTAN SINIRINDA ÇÖZEBİLMENİN YOLLARINA ODAKLANMALI”

Gazeteci Mehmet Ali Güller, son günlerin en çok konuşulan konularından olan “Afgan göçü” meselesi için ise şunları söyledi:

“Türkiye’nin buna odaklaması gerekiyor. İran ile iş birliği aranmalı. Afgan göçünü daha Türkiye-İran sınırına gelmeden İran-Afganistan sınırında çözebilmenin yolları aranmalı. Eğer Suriye meselesinde olduğu gibi bir ‘Geri Kabul Anlaşması’ yapmaz ise doğrudan Avrupa Birliği’ni (AB) de ilgilendiren bir konu. Bu nedenle, bu sorunu İran-Afganistan sınırında çözme hedefine AB’yi de Türkiye ortak etmeye çalışmalı. AB’yi konuya dâhil etmek İran’ın da işine gelecek. Hem bu finans yükünü paylaşmak hem de böyle kritik bir sorunda İran’ın Avrupa ile diploması yürütüyor olmasının başka alanlarda birtakım potansiyel getirileri olacak. Dolayısıyla İran açısından da bir fırsat. Şimdi Ankara tamamen buna odaklanmalı. En acil sorun, Türk askerini Afganistan’dan çekmekti. İkinci sırada da göçü hızla durduracak, önleyecek tedbirler almaktı. Birincisi gerçekleşti. Şimdi ikincisine yani göç sorununu Türkiye sınırına gelmeden daha İran-Afganistan sınırında çözebilmenin yollarına Türkiye odaklanmalı.”