Xinhua

Dünyanın ikinci büyük tüketici piyasası Çin, 2021 yılının ilk iki ayında ekonomik toparlanma ivmesini sürdürürken, artan tüketim talebi ülkeye, tüketici haklarını korumanın önemini hatırlatıyor.

Ulusal İstatistik Bürosu’nun (NBS), pazartesi günü açıkladığı verilere göre, Çin’de perakende satışlar, 2021 yılının ilk iki ayında geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 33,8 oranında artarak beklentileri aştı ve geçen yıl aralık ayındaki yüzde 4,6 oranındaki büyümeye göre önemli bir artışa işaret etti. Pazartesi günü ayrıca, Çin’in, taklit ürünleri ve tüketici faaliyetlerindeki ihlalleri ortaya çıkarmak için düzenlediği yıllık “3.15 Gala” Dünya Tüketici Hakları Günü’ydü. Tüketici haklarını ve çıkarlarını korumanın önemini vurgulamak için ülke çapında diğer tanıtıcı faaliyetler de başlatıldı.

Tüketici haklarını korumak, özellikle 400 milyon orta gelir seviyesine sahip insanların da arasında bulunduğu 1,4 milyar nüfuslu devasa bir piyasası olan Çin gibi bir ülkede tüketici güveni için çok büyük önem taşıyor. Tüketimin iyileştirilmesi sırasında, piyasaya çok fazla ürünün girmesi, tüketicilere daha fazla seçenek sağladı, ancak insanların kalite konusundaki kaygıları da ortaya çıktı. E-ticaret ve canlı alışveriş gibi yeni alışveriş kanalları durumu daha karmaşık hale getirdi. Sadece etkili yasal korumayla bu durumda tüketici güveni sürdürülebilir.

ÇİN YENİ ÇAĞDA YÜKSEK KALİTELİ KALKINMA İÇİN ÇABA GÖSTERİYOR

Kalite denetimi ve ilgili yasal uygulamalar da piyasada adil rekabeti destekliyor ve şirketlerin, ürünlerinin kalitesini düzeltmeye odaklanmasını sağlıyor. Tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamada çok iyi iş yapan firmalar kendini gösterirken, kötü performans sergileyen firmalar ise piyasadan çekilecek.

Çin, iç ve dış piyasaların birbirini desteklediği, iç piyasanın ana dayanak noktası olduğu yeni “çifte dolaşım” kalkınma modelini desteklemeyi hızlandıracağı sözü verdi. Hükümetin çalışma raporuna göre, ülke, tüketim ortamını istikrarlı biçimde düzeltecek ve insanların harcama yeterliliği ve isteğine sahip olmasını sağlayacak. Bu tür bir ortam, sağlam tüketici hakları koruması olmaksızın oluşturulamaz. 

Tüketici için daha iyi bir ortam, sadece iç tüketicilerin ve kaliteli ürünler üreten imalatçıların yararına olmayacak, aynı zamanda daha fazla yabancı markayı ülkeye çekecek ve Çin’de iş yapmaları için güven duymalarını güçlendirecektir.

Son yıllarda, Amerikalı basketbol efsanesi Michael Jordan’ın isim hakları anlaşmazlığı ve LEGO’nun telif hakları ihlali davası gibi fikri mülkiyet hakları konusunda Çin mahkemelerinde, yabancı markalar ve şirketler lehine kararlar çıkması nadir görülen bir durum değildir. Bu vakalar, ülkenin, piyasa kurallarına dayalı, yasalarla desteklenen ve uluslararası standartların geçerli olduğu bir iş ortamı yaratmayı amaçladığını gösteriyor.

Çin, yeni çağda yüksek kaliteli kalkınma için çaba gösterirken, tüketici haklarını koruma taahhüdüne bağlı kalmayı sürdürecek, ülkenin ve dünyanın yararına “çifte dolaşım” modelinin potansiyelini açığa çıkaracak.