CGTN / Bradley Blankenship

Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, , taraftarlarının 6 Ocak’ta ABD Kongresi’ni basması ile başlayan dramayı -en azından şimdilik- sona erdirerek, rekor olan ikinci azilden geçen hafta cumartesi günü kurtuldu. Bu Trump ve hareketi için bir zafer gibi görülebilirse de. İkinci azlin sonucu aslında Amerika’daki muhafazakâr hareket için açık bir kaybı gösteriyor.

Onun ikinci azlinin sonu belli olmadan da bu açıktı. Şu andaki ve eski Cumhuriyetçi yetkililer Trump’a ikinci bir başkanlık vermemesine yardım etmek için Joe Biden’ın başkanlık kampanyasına katıldı. Bir süre önce Reuters onlarca eski Cumhuriyetçi yetkilinin, Cumhuriyetçi Parti’nin Trump’a uygun biçimde karşı duramaması nedeniyle, yeni bir merkez sağ parti kurmak için görüştüğünü bildirdi.

Bazıları Trump yönetiminde görev almış bu eski yetkililer Senato’daki Cumhuriyetçilerin eski başkanı aklayacağını açıkça görmüştü. Ama eski başkanın bir çeteyi şiddete kışkırtıp kışkırtmadığı konusunda çok az şüphe var.

Cumhuriyetçi Senator Tommy Tuberville’e göre, Trump, bir çetenin Kongre’de onun peşine düştüğünü öğrendikten sonra kendi başkan yardımcısı Mike Pence’e attığı bir tweet’te saldırdı.

Tweet’te “Mike Pence, ABD’ye daha önce onaylamaları istenen hileli ve yanlış gerçekleri değil, düzeltilmiş bir gerçekler demetini onayla şansını vererek,  Ülkemizi ve Anayasamızı korumak için yapılması gerekeni yapacak cesarete sahip değil. ABD gerçeği istiyor!” deniyordu.

TRUMP İKİNCİ AZİL SORUŞTURMASINDAN AKLANMASINI ÜZÜCÜ BİR ZAFER OLARAK GÖRDÜ

Başka bir Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Jaime Herrera Beutler de Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Grup Başkanı Kevin McCarthy’ın ayaklanma sırasında Trump’la ağız dalaşı yaptığını iddia etti. Beutler’in verdiği ayrıntılara göre, üst düzey Cumhuriyetçiler Trump’tan, memurlarıyla beraber ofisine çekilmişken, çeteyi geri çağırmasını istediler.

İddialara göre, Trump çeteleri geri çağırmayı reddederek, McCarthy’e “Tamam Kevin, sanıyorum ki bu insanlar seçimler konusunda senden daha fazla kızgınlar.” dedi. Bu olayların ikisi de Trump’ın sadece çeteleri şiddete kışkırttığını bildiğini değil, aynı zamanda bunu umursamadığını ve bunu önlemek için herhangi bir şey yapmayı reddettiğini gösteriyor.

Hatta, Washington’daki en güçlü Cumhuriyetçi olan Senato Azınlık Lideri Mitch McConnell, azil sırasında topa tuttu. McConnell çetelerin yaptıklarını, “Seçimi kaybettiğine kızan dünyanın en güçlü adamı tarafından en çılgın yanlışlarla beslendikleri için yaptıklarını” söyledi.

McConnell ve Senato’daki diğer Cumhuriyetçiler zaten görevi bıraktığı ve bu yüzden onlara göre azil anayasaya aykırı olduğu için Trump’ı azletmeyi reddederken, McConnell eski başkanın “ahlaki ve pratik olarak” meydana gelen olaylardan sorumlu olduğunu söyledi.

McConnell ayrıca şimdi Trump sıradan bir kişi olduğu için cezai soruşturmanın mümkün olduğuna da işaret etti. McConnell’ın yeniden seçim kampanyasının sonunda Trump’ı az ya da çok reddettiğini dikkate alarak, o gerçekten de cezai soruşturma açılmasını istiyor gibi görünüyor.

TRUMP KENDİSİNİ BİR “CADI AVININ” KURBANI OLARAK TANIMLADI

Bu arada, Trump ikinci azil soruşturmasından aklanmasını üzücü bir zafer olarak gördü. Yaptığı resmi açıklamada, eski başkan “Amerika’yı Yeniden Büyük Yapma hareketinin daha yeni başladığını” söyledi. Trump ayrıca kendi has tarzı ile Kongre ayaklanmasındaki rolü için özür dilemeyi reddetti ve bunun yerine kendisini bir “cadı avının” kurbanı olarak tanımladı.

Donald Trump ayrıca muhtemelen Trump’ı azletmek için Cumhuriyetçi 10 Temsilciler Meclisi üyesi ve 7 senatörü kastederek, “Gelin RINO’ları (Sadece adı Cumhuriyetçi olanları) Cumhuriyetçi Parti’den azledelim!!!” diye bir tweet attı. Cumhuriyetçi Parti’deki iki kanat muhtemelen ucuz atlattıklarını düşünerek birbirinden uzaklaşırken, gerçek açıkça şu ki, Cumhuriyetçi Parti’nin Kevin McCarthy ile Mitch McConnell gibi eski ağır topları kontrolü kaybediyor ve kesinlikle bunun farkındalar.

En azından, örneğin Trump’ın azli yönünde oy kullanan iki tanınmış Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Liz Cheney ve Senötor Ben Sasse, kendi eyalet parti örgütlerinden büyük tepki gördüler.

Geçen birkaç on yılda muhafazakâr hareketin gücünde o kadar önemli olan şey, üyeleri arasındaki görüş birliğiydi. Cumhuriyetçi Parti’nin değişik kesimleri arasında küçük farklılıklar olsa da, bunlar her zaman asgariydi ve sıra oy vermeye gelince etkili olmaları neredeyse imkânsızdı. Trump’ın ikinci azli girişimi harekette derin ve muhtemelen onarılamaz bir çatlağı açığa çıkardı.

Aynı zamanda, görev başındaki Cumhuriyetçiler sadece bir buçuk ay önce bir çeteyi şiddetle Kongre binasını basmaya kışkırtmış bir adam olan Trump’tan uzaklaşamaz olmaları gerçeği, ortada tarafsızlık olmadığını gösteriyor. Demokratlar, Kongre’nin iki kanadına ve Beyaz Saray’a hakim olduğu için, bu gündemlerini uygulamasına yardım edecek büyük bir siyasi kazanım.