Trump, kendisine dönük azil davasında aklanmayı başardı. Ortaya çıkan tablo sonrasında kimi gazeteler eski lideri savunan Cumhuriyetçi Parti’ye yüklenirken, kimi basın kuruluşları ise sürecin kendisini bile başarı olduğunu savunuyor.

CRI Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu, hakkında “ayaklanmayı teşvik” ile azil davası açılan ülkenin eski lideri Donald Trump’ı akladı. Senato’da bulunan 100 kişiden 57’si Trump’ın geçmişe dönük azlinden yana oy kullanmış olsa da gereken üçte iki çoğunluk sağlamadığı için bu eski Başkan Trump’ın yeninden başkanlık için aday olabilmesi anlamına geliyor.

Avrupa basınında uzmanlar Trump’ın azli için sadece 7 oy kullanan Cumhuriyetçileri sert biçimde eleştiriyor. Almanya’nın önde gelen medya kuruluşlarından Der Spiegel’in Washington muhabiri Roland Nelles, Cumhuriyetçi senatörlerin Trump’ın yeniden seçilmesini mümkün kıldıklarını şu ifadelerle dile getirdi:

“Trump kültü ABD’de siyasi ağırlığını devam ettiriyor. Trump Senato’da mahkum edilseydi 2024’te geri gelmesi engellenmiş olurdu, ama şimdi hala mümkün. Joe Biden ve onun Demokratları ülkeyi ikinci bir Trump döneminden korumak için çaba göstermek zorundalar. Ekonomide, Koronayla mücadelede başarılı olurlarsa, Trump’ın bir sonraki seçimde siyasi zehrini kusma şansı hiç yok. Ama başarısız olurlarsa, bu siyasi çılgınlığın ikinci raundu başlar.”

“DAVANIN KENDİSİ BAŞARI”

Trump’ın geçmişe dönük azil sürecinin başlı başına başarı olduğunu savunan Belçika’nın De Morgen gazetesi ise “Fanatik yandaşları bunu hiç umursamaz ama Trump’ın geri dönmek için ılımlı seçmenin desteğine ihtiyacı var. Demokratlar eski başkana, yeniden iktidara uzanmasını engelleyecek kadar zarar verdiklerini umuyorlar.” ifadelerini kullanırken, benzer bir tonu tercih eden İngiliz Financial Times da Eurotopics sitesinin aktardığına göre şunları kaydetti:

“Bu dava ABD’ye kısmen de olsa saygınlığını geri kazandırdı. Baştan sona çok hızlı ilerledi dava. Ama seçmenin sabrını taşıracağından ve Joe Biden’ın göreve dinamik bir başlangıç yapmasını engelleyeceğinden korkulan uzun bir oyun sahnelenmedi. Bu tempoya rağmen Trump’ın bahtsız avukatlarının dışında herhangi bir yüzeysellik yaşanmadı. Dava halktan gelen yeni bir isyan dalgasıyla da engellenmedi. Yeni başkan akıllılık edip bir kenarda durmayı bildiği için bir zamanlar zayıf olan Kongre, devletin varlığı için yeniden merkezi bir önem kazandı. Kongre’nin dokunulmazlığına yönelen bir saldırı sonuçta onun yürütmeyi denetleme rolünü pekiştirdi.”

“UÇURUM DERİNLEŞİYOR”

Azil davası sonrasında Trump’ın geleceği kadar masaya yatırılan bir diğer konu da Amerika’da Cumhuriyetçi Parti’nin geleceği. Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki farkın giderek keskinleştiğini savunan İrlanda’nın The Irish Times gazetesi konula ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Savcı vekiller ülke ve tarih önünde iddialarını dillendirerek 43 Cumhuriyetçi parlamenterin ABD anayasasını ihlal suçunu ve korkaklıklarını kanıtladılar. Bu ülkenin demokrasi dostu, çalışan bir partisi olduğunu gördük. Öte yandan ‘Make America Great Again’ diyen ayaktakımı ve şiddet içeren bir ayaklanmaya neden olan biri tarafından kontrol edilen ikinci bir parti olduğunu hatırladık. İki parti arasındaki uçurum hiç bu kadar derin olmamıştı. Cumhuriyetin ayakta kalması için bu partilerden birinin sözünü geçirmesi hiç bu kadar önem kazanmamıştı.”