CGTN / Radhika Desai

Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, “laboratuvar sızıntısı teorisi” hakkındaki çirkin suçlamalara karşı çıktıktan sonra, ABD Başkanı Joe Biden’ın şimdi Covid-19’un kaynağı konusunda yeni bir soruşturmayı başlatması için Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) baskı yapması gerçeğine ilişkin ne yapmalıyız? DSÖ, 10 ülkeden uzmanların içinde bulunduğu bir çalışmayı geçen mart ayında tamamladı.

Biden niçin bir zamanlar reddettiği ve bilim camiasının hâlâ reddetmeye devam ettiği laboratuvar sızıntısı teorisine yeni bir hayat veriyor? Biden niçin ABD “istihbarat kuruluşlarından” aynı konuyu soruşturmasını istedi? Biden niçin bu konu hakkında Çin’e karşı ABD mahkemelerinde dava açmak tehdidi savuruyor? Diğer birçok konuda -salgın politikası, ekonomi politikası ve her şeyin üzerinde Çin’e karşı yeni bir Soğuk Savaş yürütmek- olduğu gibi selefinden farklı görünmek için bütün çabayı gösterdikten sonra Biden yönetimi selefiyle tek bir “Trumpçı” başkanlığında birleşiyor gibi görünüyor.

Virüsün kaynağını siyasallaştırmak ve onu büyük bir rahatsız edici hale getirmek, Çin’i savunmada tutmaya çalışmanın ve yeni enflasyon kaygılarıyla kısa kesilmesi gerekebilecek çok belirsiz ekonomik toparlanma dâhil olmak üzere içerde dağ gibi yığılmış sorunlardan dikkati çevirmenin basit bir yoludur. Kapitalist dönemin uluslararası ilişkilerinde bir çelişki vardır. Büyük kapitalist ve emperyalist ülkeler “küreselleşme”, “insan hakları” veya “demokrasi” gibi sözde evrensel değerler hakkında konuşuyorlar. Ancak onlar bu idealleri gerçeğe çevirmek için gerekli koşullara zarar vererek icraata dökerler, çünkü onları uygulamakla ilgilenmezler, onları sadece dünyanın geri kalanında egemenliklerini uygulamak için kullanırlar. Bunun için, terörizm, iklim değişikliği veya salgın hastalıklar olsun uluslararası sorunlar her zaman siyasallaşmayla sonuçlanır.

BULAŞICI HASTALIKLARI BİLDİREN ÜLKELER SUÇLANAMAZ

Çin, Batı medyasının bu hâkimiyet kurma yeteneği azaldığı zaman yolundaki en büyük engel olarak ortaya çıktı. Bu yüzden onların engelleyici davranışları sadece daha umutsuz olabilir. Son büyük salgını göz önünde bulundurun, 1918 yılında ortaya çıkan İspanyol Gribi (1918 gribi) 20 ila 100 milyon insanın ölümüne yol açtı. Eldeki verilere göre, grip ABD kökenliydi ve Amerikan güçleri gribi savaşan Avrupa’ya taşıdı. Bu gribe “İspanyol Gribi” adı verildi, çünkü savaşan ülkelerdeki salgın örtbas edilirken tarafsız İspanya’daki salgın bildirilebilirdi. 

Salgınların kaynağının izini sürmek zordur. Prestijli bilim dergisi “Nature”da yer alan bir makalede işaret edildiği gibi, “İspanyol Gribi” şöyle dursun, SARS ve Ebola’nın kaynağı hâlâ soruşturuluyor. SARS-CoV-2’ye gelince, DSÖ’nün soruşturması zaten laboratuvar sızıntısı teorisinin son derece olasılık dışı olduğu sonucuna varırken, virüsün Çin dışında 2019 yılında çok daha erken dolaştığının kanıtlandığı bildirildi ve o yıl ağustos ayında ABD’de grip benzeri hastalıklarda açıklanamayan bir yükseliş hakkında sorular da soruluyor. Trumpçı suçlamalarda ısrarcı davranmak bilime ve uluslararası ilişkilere zarar veriyor.

Nature dergisinde yer alan “Anlaşmazlık çıkaran Covid-19 ‘laboratuvar sızıntısı’ tartışması araştırmacıların şiddetli uyarılarına yol açıyor” başlıklı başka bir makalede, özünde bilimsel bir soru olan şeyin siyasallaştırılmasından yakınan birçok ABD’li bilim insanından alıntılar yapılıyor. “Dış İlişkiler Konseyi’nde küresel sağlık araştırmacısı” David Fidler, suçun sorumluluğunu kendi ülkesine yüklüyor: “ABD bu soruşturma konusunda Çin’i rahatsız etmeye devam ediyor.” Çok sayıda araştırmacı, bu tür siyasallaştırma adımlarının sadece uygun bilimsel bir soruşturmayı ve hatta daha da önemlisi bir sonraki salgına uygun biçimde hazırlanmayı engelleyeceğinden şikâyet ettiler. 

Bu arada uluslararası hukuk uzmanları, bu siyasallaştırmanın pek çok şekilde uluslararası yasaları ihlal edeceğine işaret ettiler. Bulaşıcı hastalıkları bildiren ülkeler suçlanamaz. Açıkçası bu haberciyi vurmak gibi olurdu. ABD’nin Çin’i kendi mahkemelerinde dava açmakla tehdit ederek dilediği gibi, herhangi bir ülkenin iç yasaları uluslararası yasalar olarak uygulanamaz. Çin’e karşı giderek artan umutsuz yeni Soğuk Savaş’ı yürütmeye devam eden Trumpçı başkanlık, bilimi veya uluslararası hukuku ve yönetimi önemsemiyor. ABD batıyorsa, onları da yanına almak çok mutlu ediyor.