Sistemlerin gerçek anlamda yetkinliği ya da başarısı olağan zaman ve durumlarda değil, olağanüstü zaman ve durumlarda anlaşılır.

İşte Covid-19 salgını da neoliberal kapitalist sistemin yetkinliğinin test edildiği bir olağanüstü durum oldu: Neoliberal kapitalist sistemin merkezi olan ABD, salgın karşısında tel tel döküldü!

ABD’NİN COVID’LE MÜCADELE BAŞARISIZLIĞI

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) salgınla mücadeledeki başarısızlığını salt Trump’ın kötü yönetimine bağlayamayız elbette.

Tamam, Trump salgını ciddiye almadı, gerekli önlemleri almakta geç kaldı, salgını Çin düşmanlığının bir aracı olarak kullanmaya çalıştı ve başka pek çok hata yaptı ama Trump yerine Biden da olsa ABD’nin neoliberal kapitalist sistemi yine de başarısız olacaktı.

Çünkü kâr odaklı bir sitem, salgın gibi büyük felaketler karşısında geniş kitlelerin çıkarlarını değil, doğası gereği sermayeyi gözetir. Nitekim ABD’de de öyle olmuştur: Salgında zenginler daha da zenginleşirken, yoksullar daha da yoksullaşmıştır.

ABD’nin en zengin yüzde 1’inin servetinin toplamı, yüzde 50’nin servetinin toplamına eşitlenmiştir. Böylece zengin ile yoksul arasındaki makas açılmıştır.

Diğer yandan ABD’de işsiz sayısının 50 milyona yaklaşması, sokaklarda yaşayan evsizlerin çoğalması, özel sağlık sigortası olmayan Amerikalıların durumu, tedavinin olağanüstü pahalı olması, salgının ilk zamanlarında sağlık sigortası olmayan Amerikalılara test yapılmaması gibi sisteme ait ilkellikler dâhil pek çok konu, salgın karşısında neoliberal kapitalist sistemin başarısızlıklarını resmeden çıktılardı…

TEXAS HAVAYA DEĞİL SİSTEME YENİLDİ

ABD’nin sisteminin yetkinliğini test eden bir diğer olağanüstü durum da şimdi Texas’ta yaşanıyor. Havalar mevsim normallerinin altında, son 30 yılın en soğuğu yaşanıyor. Elektrikler kesik, doğal gaz şebekeleri çökmüş durumda, internet ve telefonlar kapalı, sular akmıyor…

Birkaç günde içinde 70 Amerikalı soğuktan donarak öldü. 21. yüzyılda bir insanın soğuktan donarak ölebilmesi, “Amerikan rüyasının” pembe tablosuna hiç de uymuyor elbette…

Peki, ölümlerin esas sebebi ne? Havaların soğuk olması mı?

Değil elbette! Havalar dünyanın pek çok ülkesinde de soğuk. Hatta pek çok ülkede Texas’tan çok daha soğuk.

O nedenle Texaslı aslında havaya değil, sisteme yenildi.

FELAKETİN İKİ NEDENİ

Texas dünyanın enerji merkezlerinden biri oysa. Üstelik Texas’ın petrol baronları sistemin de ağababaları durumunda. Ancak buna rağmen bu felaket yaşandı.

Texas’ın güçlü ekonomisine, enerji merkezi olmasına rağmen soğuğa teslim olmasının birbirini bütünleyen iki nedeni var:

1.Texas’ın elektrik şebekesini ulusal ağdan çıkarmış olması.

2.Elektrik üretimi ve dağıtımı tamamen özelleşmiş durumda. Bu da birincisi plansızlığı ikincisi de aşırı rekabeti doğuruyor. Aşırı rekabet de şirketlerin altyapıya gerekli önemi vermemesine neden oluyor. Böylece yenilenmemiş altyapı da havanın normalden fazla soğuması gibi olağanüstü durumlarda yetersiz kalmış oluyor.

TÜRKİYE’NİN ÇIKARMASI GEREKEN DERSLER

Texas’taki felaketten en çok ders çıkarması gereken ülkelerin başında Türkiye geliyor. Çünkü Türkiye de “Küçük Amerika” olma hayali içinde 1980’de serbest piyasa ekonomisine geçtikten sonra, adım adım yıllar içerisinde enerjisini özelleştirdi.

AKP döneminde ise illerin enerji üretimi ve dağıtımı pek çok farklı şirketlere dağıtıldı. Aynı şekilde plansızlık ve aşırı rekabet nedeniyle altyapı yatırımlarının olması gerektiği gibi yapılmadığı görülüyor.

İstanbul’da sıra sıra ilçelerin uzun saatlere yayılan elektrik kesintileri, sistemin altyapı sorunları açısından bir alarm aslında…

Elektrik ile doğal gazın birbirine bağlanması, birinin yokluğunun diğerini etkilemesi ise ayrı bir sorun zaten.

ÖZELCİLİK DEĞİL KAMUCULUK

Dünyanın Texas felaketinden çıkaracağı yegâne sonuç ise şudur: İnsanı değil kârı odak alan kapitalist sistem, öldürüyor!

Serbest rekabet adı altında sermayenin dizginsiz şekilde piyasaya egemen olduğu özelciliğin felaketler karşısındaki tek başarısı, özelciliğe kazandırmasıdır; krizlerde zenginlerin daha zengin ama yoksulların daha yoksul olması bundandır.

Felaketler kamusal sorunlardır; o nedenle felaketler karşısında özelcilik değil, ancak kamuculuk başarılı olur.

Covid-19 salgını Avrupa’ya geldiğinde bu gerçek görülmüştü; İtalya’da ve İspanya’da bir anda kamuculuğun önemi görülmüş; özel hastanelerin kamulaştırılması gündeme gelmişti. Yine salgın boyunca görüldü ki Çin’in salgınla mücadelesindeki başarısının temel nedeni de kamuculuğuydu.

Kısacası, dünya “kamuculuk mu, özelcilik mi” sorusunun yakıcılığıyla artık çok daha fazla karşı karşıya…

Mehmet Ali Güller