Haber / Analiz: Gökhun Göçmen

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki büyük güç rekabetinin ana belirleyenlerinden biri teknoloji olacak. Her iki ülkede hem siyaset hem medya yeni yol haritalarını tartışıyor.

Çin, ülkenin en yüksek siyasi etkinliği olan “İki Toplantı” ile birlikte önümüzdeki 5 yıl boyunca izleyeceği yol haritasının sinyallerini verdi. Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) ve Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) toplantılarına işaret eden etkinlikte, büyüme beklentileri ve askeri kapasitenin güçlendirilmesi gibi başlıklar gündeme gelse de en dikkat çeken kararlar teknoloji cephesinde alındı. Zira Beijing yönetimi geçmişten farklı olarak bu kez teknolojiyi hem kalkınmanın hem de ulusal güvenliğin bileşeni olarak sınıflandırıyor. Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Xiao Yaqing’in “kritik zamanlarda” kırılmalara neden olacak 41 sektörü işareti etmesi Çin’in güvenlik anlayışına dair çarpıcı bir tablo sunuyor.

“İki Toplantı” sırasında kameralar karşısına geçen Çin Başbakanı Li Keqiang da 2021- 2025 yılları arasında araştırma ve geliştirme faaliyetlerine her yıl yüzde 7’nin üzerinde katkı sağlayacaklarını açıkladı. Çin’in askeri harcamalara yüzde 6,8’lik bir pay ayırdığı düşünülürse “ulusal kalkınmanın dayanak noktası” olarak tanımlanan teknolojinin ülke için ne derece önemli olduğu anlaşılabilir. Çin hükümeti önceki beş senede araştırma ve geliştirme faaliyetlerine Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) yüzde 2,5’lik bölümünü ayırmış ancak reel harcamalar bu hedefe ulaşamamıştı.

ÜRETİM KADAR TEDARİK ZİNCİRLERİ DE ÖNEMLİ

Yeni dönemde teknolojiyi “7 ön cepheye” ayıran Çin, özellikle yapay zekâ ve yarı iletken çiplerin altını çiziyor. Çin Kalkınma Bankası geçen hafta yayımladığı açıklamada binin üzerinde inovasyon firmasına 60 milyar dolar civarında borç vermeye hazırlandıklarını, mikroçiplerin geliştirilmesi için ise mevcut fonu 30 milyar dolara çıkardığını duyurdu.

Bu zamana değin çip teknolojisine milyarlarca dolar yatırım yapan Çin’in henüz istediği noktaya ulaştığını söylemek içinse erken. Örneğin, Çin 2020’de çip ihtiyacının yüzde 15, 9’unu üretebildi. Oysa bu oran 2014 yılında da yüzde 15,1 civarındaydı. Dolayısıyla Çin’in önümüzdeki yıllarda sektöre yaptığı yatırım kadar uluslararası tedarik zincirini de devam ettirmesi hayati önem taşıyor. Bu bağlamda 774 firmayı bünyesinde barındıran Çin Yarı İletken Endüstri Birliği’nin, ABD’li şirketler ile çalışma grubu tesis etme ve Hollandalı ASML şirketinin mikroçip ihracatını genişletme kararı Beijing açısından olumlu bir haber olarak değerlendirilebilir.

ABD’Yİ YAKALAMASI ZAMAN MESELESİ

Teknolojinin büyük güç mücadelesinin belirleyici eksenlerinden biri olduğu düşüncesi Çin kadar ABD’nin de gündeminde yer alıyor. Alınan yaptırım kararlarına karşın ABD’nin çip tedarik zincirini tam olarak kontrol edemediğini itiraf eden New York Times gazetesi  “Bu tip kararların devamı Çin’i dış politikada en büyük meydan okuma olarak gören Biden’ı çileden çıkarabilir.” yorumunda bulunurken, ülkenin önde gelen dış politika dergilerinden Foreign Affairs, Çin’in teknolojik yükselişini masaya yatırdı.

ABD Dış İlişkileri Konseyi’nin dergisi Foreign Affairs, Çin hükümetinin ilgili sektörlere verdiği desteği anımsatarak Washington yönetiminin de benzer bir hattı izlemesi gerektiğini savundu. İnovasyon Savaşları: ABD’nin aşınan teknolojik avantajı” başlığını taşınan makalede Çin’in ticari ürünler kadar savunma sanayisinde de kullanılan mikro elektronik çipler konusunda da Washington’ı yakalamasının zaman meselesi olacağı kaydedildi.