Çin ve ABD sanal dünyayı domine eden şirketlerin tekelleşmesinden endişeli. Washington çözümü dava açmakta bulurken, Beijing yönetimi yeni  kurallar dizisini uygulamaya koyacak. Çin medyasına göre ise sanal şirketler “lahana satışına” değil inovasyona kafa yormalı.

Haber: Gökhun Göçmen

2000’li yılların başından itibaren ivme kazanan teknolojik yenilikler devletlerin paradigmasını, vatandaşların ise yaşamını tümüyle değiştirdi. Karantina günlerinde eve taşınan ofisler, dışarıdan verilen siparişler ya da işletmelerin çevrim içi platformları mesken tutması bu değişimin ne derece hayati olduğunu kanıtlıyor. Buna karşın devletlere güç, bireylere seçim hakkı ve işletmelere kazanç sağlayan internet dünyası son yıllarda teknoloji devlerinin tekelleşmesiyle mücadele etmek zorunda.

Teknoloji devleri sahip oldukları büyük veri ile bireyleri manipüle edebilecek, şirketleri ise görünmez kılabilecek potansiyele çoktan ulaştı. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Google ve Facebook’un dijital reklam pazarının yüzde 90’ını kontrol etmesi ya da yine Google’ın Apple marka telefonların arama motoruna kendi sonuçlarını yönlendirmesi artık bilinen bir gerçek.

“KÜSTAH VE TUHAF ADAMLAR”

The Mint haber sitesine göre Google ve Facebook dijital reklam piyasasının yüzde 90’ını elinde bulunduruyor.

Google, Apple, Facebook ve Amazon yöneticileri her ne kadar kendilerine dönük oburluk suçlamalarını reddetse de ABD Temsilciler Meclisi yayımladığı 449 sayfalık raporda bu şirketlerin tekel gücünü kötüye kullandığını duyurdu. Bununla birlikte çok sayıda Amerikalı başsavcı da geçen yılın sonunda Google ve Facebook dönük anti tröst davası açtı.

Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, teknoloji devlerine dönük öfkesini “Ülkemiz bundan bıkmış ve usanmış vaziyettedir.” ifadesi ile dile getirirken, Beyaz Saray’ın yeni sahibi Joe Biden’ın atacağı adımlar belirsizliğini koruyor. Zira ABD lideri Biden, ocak ayında New York Times gazetesine verdiği demeçte teknoloji şirketlerinin yöneticilerini “küstah” ve “tuhaf” olarak nitelemesine karşın, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in Silikon Vadisi ile yakın teması sır değil.

ÇİN TEKNOLOJİ DEVLERİNİ UYARDI

Teknoloji şirketlerine dönük soru işaretleri yalnızca ABD ile sınırlı kalmıyor. Çin devleti ve basını da rekabeti ve büyümeyi engelleyen devlere karşı alınacak önlemleri tartışıyor. Öyle ki, Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Devlet Piyasa ve Düzenleme İdaresi (SAMR) yayımladığı yeni kurallar ile sosyal medyada tekelleşme karşıtı önlemlerini derinleştirdi.

Reuters haber ajansının verdiği bilgiye göre, kurallar sayesinde teknoloji şirketleri artık internet üzerinden satış yapan işletmeleri online platformlar arasında tercih yapmaya zorlamayacak ya da farklı kullanıcılara farklı ücret tarifesi çıkartamayacak. Kasım ayında sunulan yasa taslağının somutlaşmış halini Çin’in Global Times gazetesine yorumlayan bir yetkili kuralların internet devlerine uyarı olduğunu vurgularken, ülke basını ise tekelleşme yüzünden yaşanan gelir kayıplarına dikkat çekmeye devam ediyor.

“TEKELLEŞME EKONOMİK BÜYÜMEYİ ENGELLER”

Çin kamuoyu teknoloji devlerinin ekonomik kalkınmaya hizmet edecek Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vermesini bekliyor.

Çin’in büyük teknoloji devlerinin anlaşmalı olduğu üreticiler üzerinden doğrudan tüketiciye yiyecek sağlamasının hem pazar satıcılarına hem de tedarik zincirine zarar verdiğini aktaran Halkın Günlüğü gazetesi, bu şirketlerin “Birkaç lahana ve biraz meyveyi” dert edindiklerini aktardı. Gazete, “Büyük veriye ve gelişmiş bilgisayar sistemlerine ulaşma imkânı olan internet devleri bilimsel ve teknolojik inovasyonda daha büyük sorumluluğa, hedefe ve role sahip olmalı.” mesajını verdi.

Teknoloji devlerinin faaliyetlerine mercek tutan Nankai Üniversitesinden Profesör Tian Lihui de “Eğer sermaye düzgün şekilde genişlerse bu ekonomik büyüme ve sosyal ilerlemeyi getirir. Buna karşın sermaye düzensiz şekilde genişlerse tekelleşme kaçınılmaz olarak ekonomik gelişmeyi engelleyecektir.” değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin ünlü dış politika dergisi Foreign Affairs ise Çin’in attığı adımlarla aslında sermayeye karşı değil, sermeyenin ülkenin hedeflerinden sapmasına karşı olduğunu savundu.