Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Zhang Jun, tek taraflı zorunlu önlemlerin küresel sağlık krizini bir ahlâk krizine çevirdiğini dile getirdi.

Çin’in BM Daimi Temsilciliği ile Rusya dâhil 10 ülkenin BM daimi temsilcilikleri tarafından önceki gün bir webinar düzenlendi. Etkinlikte, tek taraflı zorunlu önlemlerin gelişen ülkelerin sağlık sistemine yönelik etkileri ele alındı.

Çin temsilcisi Zhang Jun etkinlikte yaptığı konuşmada, küresel salgınla mücadelenin bu kritik döneminde bazı ülkelerin tek taraflı zorunlu önlemlerde ısrar ederek, salgınla mücadele iş birliğine müdahalede bulunduğunu ve bu girişimlerin yaptırım uygulanan ülkelerdeki kişilerin can güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.

Zhang, hiçbir hukuki dayanağa sahip olmayan bu mantık dışı tek taraflı zorunlu önlemlerin, küresel sağlık krizini bir ahlâk krizine dönüştürdüğüne dikkat çekti.

Tek taraflı zorunlu önlemlerin uluslararası yasalara aykırı olduğuna işaret eden Zhang, “Bazı ülkeler, tek taraflı yaptırımlarla diğer ülkelerin meşru yönetimlerine baskı uygulayarak, ‘renkli devrimi’ ve iktidar değişikliğini kışkırtmayı hedefliyor. Bir takım ülkeler ise, tek taraflı yaptırımlarla ekonomik, bilimsel ve teknolojik rekabette adil olmayan bir üstünlük kazanmaya çalışıyor.” dedi.

Tek taraflı zorunlu önlemlerin insan hakları krizine yol açtığını dile getiren Zhang, “Başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere Batılı ülkeler, ticaret yasağı ve piyasa müdahalesi gibi yaptırım tedbirlerini kötüye kullanarak, yaptırım uyguladığı ülkelerin ekonomiyi geliştirme ve halkın yaşam koşullarını iyileştirme çabalarına ciddi zarar veriyor. Bu durum söz konusu ülkelerdeki temel insan haklarında devamlı ve sistematik ihlaller yaratıyor.” diye konuştu.

Tek taraflı zorunlu önlemlerin insanlık krizlerini de tırmandırdığını vurgulayan Zhang, “BM Genel Sekreteri ve İnsan Hakları Konseyi Yüksek Komiseri, defalarca salgın döneminde tek taraflı yaptırımları kaldırma veya gevşetme ve insani dokunulmazlık uygulama çağrısı yaptı. Ancak gerçek şu ki, dünyada insani yardım malzemeleri ve ürün ticareti sürekli sınırlanıyor. Bazı ülkeler, insancıl hukuku daima dile getiriyor ancak hiçbir zaman uygulamıyor. Bu, tamamen siyasi ve iki yüzlü bir girişim.” ifadelerini kullandı.

Tek taraflı yaptırımlara karşı çıkmanın uluslararası toplumun vardığı bir mutabakat olduğuna işaret eden Zhang Jun, Çin’in gerçek anlamdaki çok taraflılıktan ve adaletten yana olup, küresel salgınla mücadele iş birliğine aktif şekilde katılmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.