CGTN / Keith Lamb

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. yıl dönümünde Beijing’de yapılan törende yaptığı konuşmanın sonuna doğru Çin ana karası ve Taiwan bölgesi arasında Çin’in barışçıl birleşmesinin gerçekleşmesi konusundan bahsetti. Xi, bunun “tarihi bir misyon ve ÇKP’nin sarsılmaz taahhüdü olduğunu” söyledi. 

Taiwan ve Çin ana karası zaten tek bir varlıktır. Her iki taraf da sadece tek bir Çin’in varlığını kabul eden “Tek Çin” ilkesine bağlı kalmaktadır. Kavramsal, kültürel ve coğrafi olarak Taiwan, “bağımsızlık” kampanyası yürüten kimseler tarafından çözülemez. Böyle olunca, onların tavırlarını haklı çıkarmak için basit bir evrensel bölünmeyi isteyerek bağlamı gözden çıkarmaya çalışırlar. Burada küçük bir demokratik Taiwan büyük bir Çin ana karasıyla karşı karşıya bulunmaktadır. Bununla birlikte gerçekten Tsai Ing-wen ve Demokratik İlerici Parti (DPP) yönetimi büyük oranda yayılmacı güç tarafını temsil etmektedir.

Bağlamından arındırılmış raporlama yoluyla, Çin’in eylemlerinin tamamı bu önceden tahsis edilmiş bölünmede biçimlendirilir. Çin’in Güney Çin Denizi iddiaları ve Hindistan ile sınır anlaşmazlığı konusundaki haberler iki önemli örnektir. Ancak, Taiwan’ın da aynı iddialara sahip olduğunun kabul edilmesiyle propaganda perdesi kalkıyor.

Sonuç olarak Çin’in eylemleri “kararlı” bir yayılmacı veya özel bir yönetim sisteminin temsilcisi değildir. Onlar, herhangi bir Çin hükümdarının mantıklı eylemleridir. Aynısı, Taiwan’ı ana karayla birleştirme girişimleri için geçerlidir. Tarih, Taiwan’ı bölme girişiminin Batı’nın yayılmacı ürünü olarak ortaya çıktığını gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) müdahalesi olmasaydı, Çin iç savaşının sona ermemiş sonucu son yüzyılda yazılmış olacaktı. Aşağılanma yüzyılı boyunca Çin’i parçalama arayışındaki eski Batılı sömürgeci güçlerin desteklediği Taiwan, hâlâ kendi hakimiyetini uygulamak için uğraşan imparatorluk güçlerinin devamını temsil ediyor. 

“İYİ YÖNETİM VE DEMOKRATİK GELİŞİM” LİBERAL PROPAGANDAYI YOK EDECEK

Bugün Batılı güçler kuşkucu “liberal aydınlanma” iddiaları yoluyla kendi liberal imparatorluk tarihlerini inkâr ediyorlar. Bunun yerine mevcut eylemlerini sadece liberal demokratik biçim üzerinden halkın “doğal” iradesini desteklemek olarak haklı gösterirler. 

Bu ilkeli iddialar sahtekârlıktır. Tarih, liberalizmin her zaman herhangi bir siyasi biçimin üzerinde kendi seçkin sınıf çıkarlarını göz önünde bulundurduğunu kanıtlıyor. Hong Kong devir teslim oluncaya kadar bir parça liberal demokrasiye sahip olamadı. O zaman liberal demokrasi yöntemsel görünüşünün ötesinde ‘’doğal demokratik iradeyi’’ temsil etme iddiaları rıza üreten seçkinlerin çıkarları tarafından lekelenir.

Taiwan’da, medya yoğunlaşması ve sermaye tahsisi yoluyla ana karaya ilişkin hoşnutsuzluk üretmek için ABD’nin çıkarlarıyla iş birliği içinde çalışan bir iş birlikçi sınıf var. Bu durum çoğunluk için anlatıyı kontrol eden birkaçının demokratik olmayan çıkarlarına yol açar. Taiwan’da büyüyen bir etkiye sahip medya şirketi Digital Next’in sahibi Jimmy Lai bunun bir kanıtıdır.

Washington’ın finanse ettiği “sivil toplum örgütleri” organik direnişin aldatıcı görünüşünü daha fazla kırıyor. Taipei Times 2020 yılında, ABD rejiminin değişim çıkarları için bir cephe olarak hareket eden Ulusal Demokrasi Vakfı’nın (NED), Washington destekli diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte kendi “demokrasi amaçlarını” sağlama almak için Taiwan’da çabalarını artırdığını bildirdi.

MPN News’in yakın zamanda yayınladığı bir araştırma raporu, Taiwan’ın birleşmesi karşıtı güçlerinin Beijing karşıtı, CIA ile bağlantılı ve ABD’li yetkililerin kümelendiği ABD’li düşünce kuruluşlarını desteklemek için milyonlarca dolar harcadığını gösteriyor. Kaygı verici bir şekilde, Taiwan Demokrasi Vakfı, Xinjiang’da mezalim propagandasını yayan Komünizm Kurbanlarını Anma Vakfı’nın önde gelen finansman destekçilerinden biridir. 

ABD düşünce kuruluşlarının bu kullanımı, Washington düşünce kuruluşu “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin ABD siyaseti ve kamuoyunu Irak’ın demokratik olmayan işgalini desteklemesini şekillendirmede ne kadar merkezi olduğu düşünüldüğü zaman korkunçtur. Taiwan örneğinde de daha önce bahsedilen bölünmeyi yaratmak için çalışıyorlar. 

Bu sahte hoşnutsuzluk savaş vurguncuları için herkesi kapsayan bir değinme olarak çalışır. Taiwan’a yapılan silah satışlarındaki milyarlarca dolarla kıyaslandığında yapılan milyonlarca harcama aslında okyanusta bir damladır. Bununla birlikte tarihin akışı dönüyor. Çin’in yükselişi, yıkım değil kalkınma arayışındaki çoğunluğun demokratik iradesine saygıyla ilgilidir. Bu akış ivme kazanmaya devam ettikçe Çin’in yumuşak gücü yükselmeyi sürdürecektir.

Taiwan için özellikle önemli olan Xi Jinping’in 100. yıl konuşmasında belirlediği yolu takip etmektir. Çin, sonraki yüzyıl hedefi “modern sosyalist bir devleti” kurmak için çok çalışmalı ve “Parti’nin yönetimini iyileştirmede ve yolsuzlukla mücadele etmede kararlı” kalmalıdır. Nihayetinde iyi yönetim ve demokratik gelişimin birleşimi liberal propagandayı yok edecek ve barışçıl yeniden birleşme için sarsılmaz temeli sağlayacaktır.