Avukat Ali Güvenç Kiraz, beş faktörün birleşmesiyle konut krizini tetiklediğini belirtti: Bu faktörler sırasıyla; “2016-2019 döneminde konutların satılması, 2020’de yeni konut üretilmesi beklenirken bunun gerçekleşmemesi ve pandeminin hayatı durdurması, ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandığı 2021 sonrası dönemde enflasyonun patlaması ve yabancılara konut satışı, göçmenlerin kiralık eve olan talebi…”

CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk olan Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, konut sektöründe yaşanan krizi değerlendirdi.

Sektörün, stokta ev bolluğu yaşanan dönemler ile ev bulunamayan uçlar arasında gidip geldiğini söyleyen Avukat Ali Güvenç Kiraz; “Bizim gayrimenkul sürecimiz dünyadakinin tersi,” diyor ve sadece iki yıl öncesindeki durumu hatırlatıyor:

“İki yıl önce şu anki ev fiyatlarının üç katı aşağıya evini satmak isteyenler satamıyordu. Stokta kaldığımız 2016 ve 2019 krizini faiz indirimiyle çözdük. 0,60 kusura faiz indiğinde müteahhitler ellerinde ne var ne yok sattı. Almak isteyenler de eksi faizle ev aldı. 2019’da konutlar satıldı.”

Peki, 2019’da stoklar eridikten sonra neden yeni konut üretilemedi? Bu soruya Kiraz’ın yanıtı şu şekilde:

“Pandemi sürecinde konut üretimi durdu. 2021 yılında piyasanın canlanması beklenirken Türkiye’nin kendi krizi çıktı: Enflasyon.” 

80 milyonu aşan nüfusuyla Türkiye’nin her yıl 800 bin konuta ihtiyaç duyduğunu kaydeden Kiraz, bu talebi karşılayacak üretimin şu an olmadığını belirtti ve ekledi:

“Stokların bitmiş olması, pandemi, pandemi sonrası enflasyon ve yabancıya mülk satışı. Bunların hepsi bir araya gelince tarihimizde olmayan bir durumla karşı karşıya kaldık. Şu an kiralık ev bulmak çok zor. Mal sahipleri bir anda iki, üç katına kiraya verebilecekleri için mevcut kiracılarını çıkartma gayretinde.”

KONUT SORUNU NASIL ÇÖZÜLECEK?

Avukat Ali Güvenç Kiraz’a göre, çözüm için atılması gereken temel adım; “Şehir planlaması ile nüfusa göre şehirlerin oluşturulması.” İstanbul’dan ters göçün sağlanması, Türkiye’nin büyükşehirlerinin yeniden planlanması gerektiğini de vurgulayan Kiraz, bütün büyük yatırımların İstanbul’a yapılmasının da sorunları ağırlaştırdığı görüşünde.

Konut üretiminde sosyal konut üretimine öncelik verilmesi gerektiğini belirten Kiraz, dünyadan örnekler verdi:

“Biz bazen eleştiriyoruz; ‘Devlet her şeye karışmasın. Burası sosyalist, komünist ülke mi?’ diye.  Hollanda, Fransa Almanya sosyalist ülke mi? Ekonomik gücünü sağlayamayan insanlara katkı sunuyorlar. Sosyal konut imkânı sağlıyorlar.”

Türkiye’nin çok büyük arazi stoku olduğunu kaydeden Kiraz, bu arazilerin sosyal konut üretim alanı olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Yeni çalışma biçimleriyle çalışma ofislerinin önemli ölçüde boşaldığını da anımsatan Kiraz, yeni yasal düzenlemelerle bu iş yerlerinin konuta çevrilme imkânı olduğunu da söyledi.

Bir iki yıldan önce konut fiyatlarında gevşeme beklemediklerini belirten Kiraz, imkânı olan vatandaşların konut almalarını, kiracıların da bulundukları evlerde kalmaya çalışmalarını tavsiye ederek sözlerini noktaladı.