CGTN / Andrew Korybko

Akdeniz ile Kızıl Deniz’i birbirine bağlayan Süveyş Kanalı transit geçişi ve sonuç olarak Avrupa-Asya deniz ticaretinin sağlanması bu hafta başındaki bir kaza ile geçici olarak durdu.

Ever Given kargo gemisi şu ya da bu şekilde bu dar kanalda enlemesine karaya oturdu ve bu da iki tarafa geçişi imkânsız hale getirdi. Bazıları en kötü senaryoda kanal geçişinin tekrar acımasının haftaları bulacağını bekliyordu. Uzmanlar bu durumun enerji ve tedarik zincirleri üzerinde sahip olabileceği etkileri düşünüyor.

Associated Press Lloyds List’e dayanarak, Süveyş Kanalı’ndan her gün yaklaşık 9,6 milyar dolar değerinde yük taşıyan 50’den fazla geminin geçtiğini hesapladı. Bu arada, CNBC “bütün denizden taşınan petrolün yüzde 5 ila 10’unun Süveyş Kanalı’ndan geçtiğini, bunun geminin kanalı kilitlediği her gün için, 3 ila 5 milyon varil petrolün taşınması engellemesi anlamına geldiğini” belirtti.

Bu haliyle, Süveyş Kanalı kazasının zaten kırılgan olan küresel ekonomiyi dalgalandırdığı ve böylece herkesin umutla beklediği büyük toparlanmayı daha da geciktirecek daha fazla belirsizliğe yol açacağı açık.

İPEK YOLU’NUN STRATEJİK EKONOMİK FAYDASI

Şimdi her zamankinden daha fazla, dünya Çin’in, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin bir parçası olarak Avrasya boyunca başlatılan birçok İpek Yolu’nun stratejik ekonomik faydasını ciddiyetle düşünmesi gerekir.

Tümüyle tamamlandıklarında, bu yollar Doğu-Batı kara ticaretini küresel ekonominin nihayet şimdiye kadarki, beklenmedik kazaların herkesin şimdi tanık olduğu gibi çok geniş sonuçları olabileceği Malakka Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi dar boğazlara bağlılığını azaltabilecek şekilde gerçekleştirecektir. Okuyucularımız arasında bunlar hakkındaki bilgiyi artırmak için en umut vadedici projelerin birkaçını ele alacağız.

Kazakistan ve Rusya’dan geçen Avrasya Kara Köprüsü, birçok insanın İpek Yolu terimini duyduklarında düşündükleri projedir. Çin-Avrupa demir yolu bağlantısı zaten bu rotadan mümkün durumda, her ne kadar tam potansiyeline ulaşmaktan uzak olsa da.

Üç tamamlayıcı Doğu-Batı bağlantı projesi Orta Asya, Hazar Denizi ve Güney Kafkasya’dan geçen Çin ile Türkiye arasındaki Orta Koridor; Orta Asya, İran, Türkiye ve sonunda Avrupa Birliği’ne (AB) ulaşan Çin-Orta Asya-Batı Asya Ekonomik Koridoru ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nu (CPEC) şimdi bahsedilen rotalar üzerinden batıya doğru genişletmekte olan W-CPEC vizonu.

Diğer koridorlar arasında bazılarının “Kutup İpek Yolu” diye tanımladığı Arktik Okyanusu üzerinden Kuzey Denizi Rotası ve İsrail’in Süveyş Kanalı’na karadan bir alternatif olarak kurmayı planladığı Red-Med Koridoru var. Mısır deniz yolundaki kazadan sonra muhtemelen en büyük desteği bu ikinci proje alacak.

KUŞAK YOL İNİSİYATİFİ DAHA BÜYÜK ÖLÇÜDE TAKDİR EDİLECEK

Red-Med Koridor, Akabe Körfezi’ndeki Aliat Limanı’nı İsrail’in Akdeniz kıyısındaki limanlara hızlı trenle bağlamayı amaçlıyor. Teoride, İsrail ile ekonomik ilişkilerini her yıl genişleten Çin potansiyel olarak bu projeye yatırım yapabilir ve hatta inşasına yardımcı olabilir.

İlginç biçimde, Suudi Arabistan’ın gelecekte kurmayı planladığı Neom kenti, 2030 büyük ekonomik stratejisinin barak gemisi, Red-Med Koridoru’nun tasarlanan Eliat giriş-çıkış limanına çok yakın.

İsrail-Suudi-Arabistan ilişkilerinin Riyad’ın kendini öyle adlandıran Yahudi devletini resmen tanıma konusunda şimdiye kadarki çekimserliğine rağmen, son yıllarda fiilen normalleşmesini dikkate alırsak, Red-Med Koridoru’nun böylece, sadece gayiresmi olarak Neom’a bağlansa bile, Çin, Avrupalılar, geri kalan Körfez Krallıkları ve Rusya’nın diğer ortaklar arasında olacağı büyük bir uluslararası yatırım girişimi haline gelebilmesi aslında mümkündür.

Süveyş Kanalı’ndaki kazaya uluslararası ekonomik tepki dolayısıyla Çin’in bütün Avrasya’daki İpek Yollarının stratejik faydaları üzerinde muhtemelen daha ciddi biçimde düşünülmesini tetikleyecektir. Beijing’in mevcut Kuşak Yol İnisiyatifi projeleri kaçınılmaz olarak daha büyük ölçüde takdir edilecek ve İsrail’in Red-Med Koridoru, Süveyş Kanalı’na uygulanabilir bir alternatif olarak yatırımcılar muhtemelen daha büyük ilgi gösterecektir.

Eğer bu sonuncusuna Suudi Arabistan’ın gelecekteki Neom kenti eşlik eder ve her ikisi Çin, AB ve Rusya gibi değişik ortaklardan ciddi çok taraflı yatırım çekmekte başarılı olursa, o zaman geçen haftaki kaza herkes için mutlu bir sonla bitebilir.