Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Suriye’de yeni bir döneme girildiğine dikkat çeken İsmet Özçelik, “Hem Suriye’nin doğusunda hem de Idlib’de gelişmeler var.  Buralardaki mevcut bazı gruplar kendi durumlarını muhafaza etmek için çalışmalar içindeler. CIA ve İngiliz istihbarat örgütünün, Idlib’deki faaliyetleri konusunda yoğun bilgiler geliyor. Zaten Suriye ne zaman Fırat’ın doğusuna Amerika Birleşik Devletleri (ABD), PKK-PYD bölgesine yönelse hemen İdlib’de bazı sorunlar çıkıyor. Yine öyle gözüküyor ki, benzer bir durumla karşı karşıyayız. Öte yandan İsrail’de özellikle İranlı milislerin bulunduğu yerleri gözeterek saldırlar düzenliyor. Bunlar daha önce Rus savunma sistemleri ile belli ölçülerde engellense de hedefi vuranlar da vardı. Bu da şu soruyu gündeme getiriyor; İsrail saldırıları nasıl oluyor da çok güçlü olan Rus hava sistemlerini aşıp vuruyor? Yoksa hava sistemleri kapalı mı tutuluyor? Buna benzer iddialar vardı. Fakat son dönemde bu konuda gelişmeler var. İsrail saldırıları havada etkisiz hale getiriliyor. Bu da İsrail’in amacına ulaşmasını engelliyor. Nitekim Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Vadim Kulit de bunu resmen açıkladı. Kulit, ‘İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait 2 adet F-16 jetinin Suriye hava sahasına girmeden güneybatı yönünden 2 güdümlü füzeyle saldırı düzenledi. Suriye ordusunun elindeki Rus yapımı Buk-M2E hava savunma sistemleri her iki füzeyi imha etti.’ dedi. Yani bir anlamda İsrail’e, ‘Suriye’deki saldırılarına izin vermeyeceğiz’ demeye getirdi. Rusya’nın İsrail’e karşı sertleşmesi Suriye’deki yeni bir durum olarak değerlendiriyor.” diye konuştu.

ABD, AFGANİSTAN’DAN SONRA IRAK’TAN DA MI ÇEKİLİYOR?

ABD Başkanı Joe Biden’ın Irak Başbakanı Mustafa el Kazımi ile Beyaz Saray’da yaptığı basın toplantısındaki açıklamalarına değinen Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“‘ABD, Afganistan’dan sonra Irak’tan da mı çekiliyor?’ sorusu gündemde. Irak’ta söyle bir durum var; özellikle Haşdi Şabi ile ABD arasında ciddi bir gerilim var. ABD üslerine ciddi saldırlar gerçekleştiriliyor. İran’da bu saldırlar da belli bir role sahip. Özellikle Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sonra füze saldırıları düzenlendi. Bu da ABD aşıcından son derece kritikti. Çünkü bu saldırıları engelleyemediler.

ABD kritik yerlerini Bağdat yönetiminin hâkim olduğu yerden Erbil yönetiminin yani Kuzey Iraktaki bölgesel Kürt yönetiminin hakim olduğu bölgeye taşıdı. Ben ABD’nin Irak’tan tamamen çekileceğini sanmıyorum. Zaten orada çok sayıda üs kurdular. Bir yandan da Suriye’deki Kürt bölgesi ile Irak’taki Kürt bölgesini birleştirmek için operasyona devam ediyorlar. Ancak eskisi gibi göstere göstere olaylara müdahaleden daha çok Irak ordusunu eğitip, onlar üzerinden menfaatlerini kurma stratejisine gidecekler. ABD’nin Afganistan’dan sonra Irak’ta da böyle bir karar alması ABD’nin dünyadaki genel hakimiyeti açısından da dikkat çeken bir durum.

PKK-PEŞMERGE GERİLİMİ

PKK ile Peşmerge arasında uzun süredir bir gelim yaşanıyor. Bu gerilim bir Türk diplomatın öldürülmesi ile başladı. Bunun öncesinde PKK ile Barzani arasında anlaşma vardı. PKK, Barzani’nin etkin olduğu yerlerde eylemler yapmayacaktı. Ancak Erbil’de ve başkanlık sarayının yakınlarında saldırıların yapılması bir meydan okuma olarak değerlendirildi ve Barzani yönetimi PKK ile olan anlaşmasını tek taraflı olarak iptal etti. Bu olaydan soran PKK ile Barzani arsındaki gerilim yükseldi. Daha sonra da Barzani ile Türkiye arasında iş birliği gelişti. PKK şu an eski Talabani bölgesinde belli bir etki sağlamış durumda. Bu etkinliğini Barzani bölgesinde de kurmaya çalışıyor. Gerilimin daha yüksek düzeyli çatışma boyutuna geçmesi bekleniyor.

TUNUS’DAKİ OLAYLAR

Tunus’ta uzunca bir süredir gerginlik yaşanıyor. Pandemi sonrası ekonomik sıkıntı, halkın tepkisi ve bunların protestolara dönüşmesi. Tunus aynı zamanda bir turizm ülkesi. Pandemi sonrası turizm çöktü. Bunun yarattığı sorunlar var. Uzun süredir hem hükümet hem de muhalefette yönelik tepkiler vardı. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said de böyle bir hamlede bulundu. Başbakanı görevden aldı. Milletvekili dokunulmazlıklarını askıya aldı. Bu gelişmeler sonrası Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi’nin lideri Raşid el-Gannuşi meclise gidip olaya el koymak istediler ancak askerler tarafından meclise alınmadılar. Bunun üzerine Gannuşi halkı sokağa çıkmaya çağırdı. Hatta bunun için Türkiye örnek gösterdi.

Tunus’taki saflarda biraz karmaşa var. ABD ne yapıyor? Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın rolünden bahsediliyor. Yani oralarda bir sıkıntı var. Gannuşi’nin İhvan harekatının temsilcisi olması oradaki dengeleri biraz karıştırdı ve dünyadaki saflaşmayı da değiştirdi.”