Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’de olayların başlamasından bu yana 10 yıl geçtiğini hatırlatan Özçelik, “Bu süre zarfında yüzbinlerce insan yaşamını yitirdi. Binlerce kadına tecavüz edildi. Olayların 10. yılı olması dolayısıyla peş peşe açıklamalar yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere dışişleri bakanları tarafından Suriye’de iç savaşın başlamasının 10’uncu yılında ortak açıklamada bulunuldu ve Suriye rejimine eleştiriler de yöneltildi. Açıklamada, ‘Suriye’de bu yıl içinde öngörülen devlet başkanlığı seçimleri ne serbest ne de adil olacak ne de Suriye rejiminin uluslararası ilişkilerinin normalleşmesinde bir ölçü oluşturacaktır. Olabilecek her türlü siyasi süreç, diasporada yaşayan ve yerinden olanlar dâhil olmak üzere tüm Suriyelilerinin katılımını ve tüm seslerin duyulmasına imkân sağlanmasını gerektiriyor.’ denildi.” açıklamasını yaptı.

“TERÖRİST GRUPLAR SURİYE’YE ADETA STAJ YAPMAYA GETİRİLDİ”

“Suriye Dışişleri Bakanlığı da bu açıklamaya yanıt verdi.” diyen İsmet Özçelik, sözlerine şöyle devam etti:

“Yapılan açıklamada, ‘Avrupa Birliği (AB), Suriye ile ilgili yanıltıcı bilgiler ve gerçekle bağdaşmayan iddialarla dolu bir açıklama yayınlayarak Suriye’ye yönelik hasmane politikanın devam ettiğinin altını çizdi. AB’nin Suriye’yi hedef alan saldırganlığa terör örgütlerini destekleyerek ve ekonomik terör uygulayarak dâhil olması, bu kuruluşu Suriyelilerin akan kanından ve çektiği acılardan sorumlu kılıyor.’ ifadelerini kullandı. Dışişleri bakanlığından da bir açıklama yapıldı. Açıklamada 2011 yılında yaşanan olaylarda ABD’nin terör olaylarındaki rolünden hiç söz edilmezken Esad yönetimi suçlandı. Olayların Suriye halkının demokrasi, adalet, hak ve özgürlük taleplerinin bastırılması nedeniyle ortaya çıktığı iddia edildi. Ben olaylar başlamadan önceki görüşmelerin büyük bir kısmına katıldım. Suriye’nin tamamına yakınını da dolaştım. Oralarda bu olaylar çıkana kadar ne IŞİD ne de başka terör örgütlerine rastladım.  Zaten olayların başlamasına yol açanlar Suriye’nin yerlilerinden çok yabancı teröristlerdi.  Olaylar başladıktan sonrada gazeteci olarak izledim. Dünyanın her tarafından terörist gruplar adeta Suriye’ye staj yapmaya getirilmişti. Suriye’de olaylar başlar başlamaz bunlar bir anda ortadan kayboldu. Bu da şunu gösteriyor ki, Suriye’deki olay uluslararası güçler tarafından özelliklede ABD tarafından planlanmış ve hesaplanmış bir olaydı.” dedi

SURİYE YENİDEN OTORİTEYİ SAĞLADI

Gazeteci Özçelik, Suriye’nin bu savaşı önemli ölçüde engellediğini belirterek şunları kaydetti:

“Suriye, topraklarının önemli bir kısmına sahip oldu. Yeniden o bölgelerde otoriteyi sağladı. En büyük iki kenti Şam ve Halep’tir ki ikisinin nüfusu Suriye’nin neredeyse yarısıdır. Buralarda duruma hakim oldu. Şu anda da diğer bölgeleri ele geçirmek ve oralarda hakimiyetini sağlamak için uğraşıyor. Ancak ABD petrol bölgelerine oturmuş vaziyette. Şimdi ABD’den binlerce kilometre uzaklıktan geliyorsunuz. Bir başka egemen ülkenin petrol sahasında petrol kuyularına el koyuyorsunuz. Bu hangi uluslararası hukuka sığar bilemiyorum.

Öte yandan şu anda İdlib konusu tartışılıyor. Arkasından sıra Fırat’ın doğusuna gelecek. Buralarda Suriye’nin toprağı. Suriye’nin toprak bütünlüğünden söz ediliyor, bütün dünyada. Suriye’nin bütün topraklarına Şam yönetiminin hakim olması gerekiyor. Başına Esad’ı seçerler, başkasını seçerler. Bu tamamen Suriye halkının vereceği bir karar.”

TÜRKİYE’DEN DOĞU AKDENİZ NOTASI

Doğu Akdeniz’de krizin bir türlü bitmediğini aktaran Özçelik, “Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) İsrail ve AB’ye Doğu Akdeniz notası verdi. 8 Mart’ta Yunanistan GKRY ve İsrail arasında elektrik bağlantısı kurulmasını öngören AB destekli projenin mutabakat muhtırası imzalandı. Şimdi bu muhtıraya göre yapılması gereken işler Türkiye’nin deniz yetki alanlarının münhasır ekonomik bölgesinin içinden geçiyor. Şimdi böyle bir anlaşmayı imzalamak için Türkiye’den izin almak gerekiyor. Ancak yapılan açıklamada Türkiye’nin izni gözükmüyor. Bunun üzerine Türkiye kıta sahası üzerinden gerçekleşecek olan bu çalışmalar için izin alma koşulunu öne sürerek Yunanistan, GKRY, İsrail ve AB’ye nota verdi.” ifadelerini kullandı.