CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Joe Biden, 14 Nisan’da Afganistan’daki Amerikan askerlerinin, 2001’deki savaşla sonuçlanan 9/11 saldırılarının 20. yıl dönümünden önce ülkelerine döneceğini açıkladı. 10 yıllardır süren ve ülkeyi harap eden ve altyapının geniş biçimde yıkılmasıyla, sivillerin ölmesiyle ve köklü bir direnişle sonuçlanan çatışma, Taliban militanlarının savaş vermelerini meşrulaştırmak için kullandığı uzun bir askeri işgalle sonuçlandı.

Bu arada, incelemecilerin çoğu Afganistan’daki barışı en az Amerikan müdahalesi ile Afganların kazanması ve Afganların liderlik etmesi gerektiğinde anlaşacaklardır, bugün Afganistan’da sürdürülebilir bir barış önemli risklerin devam etmesine yol açacak.

ABD’nin uzun bir diğer ülkelerdeki iç anlaşmazlıkları askeri müdahaleyi meşrulaştırmak için bahane etme tarihi var. Fakat sürdürülebilir barış ya da istikrar kargaşa, fraksiyonculuk, etki peşindeki rakip gruplar ve terörizmin Suriye, Lübnan ve Afganistan gibi ülkelerdeki iç bataklıklara eklenmesiyle asla elde edilemedi. Taliban herhangi bir silahsızlanma niyeti ve işareti vermeden önemli bir nüfuz kazanırken, Afganistan sürekli olarak dünyadaki en tehlikeli ülke olarak sıralandı. Afgan topraklarının önemli bir bölümü şimdi Taliban kontrolünde, isyan devlet idaresine meydan okumaya devam ediyor ve hem yabancı hem de Afganistan güvenlik kuvvetlerine saldırıyor.

NATO Taliban’ın şimdiye, şiddetin azaltılması söz konusu olduğu sürece, kadar Şubat 2020’deki Doha anlaşmasına uymadığını kabul etti, ülkenin değişik eyaletlerinde o zamandan bu yana saldırılarda rahatsız edici bir artış olduğunu belirtti.

Eski Donald Trump yönetimi ile Taliban arasında Eşrefe Gani hükümetinin rızası olmadan varılan Doha barış anlaşmasında belirlenen mahkum değişimi gibi diğer konular halen üzerinde çalışılan ve bir sonuca varılmayan konular. Bu konular siyasi konular ve Afganistan’daki şartlara göre askerlerin çekilmesi ya da uzun süre kalmayı düşünmek gibi sadece basit bir siyasi konu olarak halledilemezler.

ABD, AFGANİSTAN’DAN TAMAMEN ÇEKİLİYOR

Taliban grubunun, bütün bölgeye yayılma etkisi olacak, şiddetten vazgeçeceği ve Amerikan askerlerinin çekilmesinden sonra müzakere masasına geleceğinin garantisi yok. Örneğin Pakistan ABD’nin terörle mücadelesinde, Peşaver okul katliamından sorumlu olan Pakistan merkezli Tahrik-e Taliban Pakistan’ın neden olduğu sivil kayıplarda sayısız kayıplar verdi. Eğer bir boşluk oluşursa, Afganistan’da durum kontrolden çıkabilir. Amerikan siyasi ve askeri müdahalesinin Afganistan’ın kendi topraklarında sürdürülebilir bir barışa tanık olması için ön gereklilik olarak sona ermesi gerektiği tartışılmaz. Ancak konu değişik Amerikan hükümetlerinin şimdiye kadar asla tamamen bir siyasi çekilme yapılmamasıdır.

Taliban, üst düzey yönetim yetkililerinin Taliban’ın çekilen askerlere düzenlenecek saldırılara uygun karşılık verileceği uyarısının yapıldığını iddia etmesi ile birlikte, Amerika’nın Afganistan’a yapıcı müdahale stratejisini sivil hükümetleri koşulsuz destekleme olarak görüyor.

Çoğunlukla CIA ile terörizmle mücadele görevlerinde birlikte çalışan birkaç yüz Amerikan özel operasyon güçlerinin statüsü ile ilgili sorular yanıtsız. Bu tür güçler gizlidir ve çekilmesi düşünülen 2 bin 500 askerin parçası değildir ve Afgan topraklarında aktif ve mevcut olan IŞİD gibi terörist gruplarla mücadele edecekleri anlamına gelir. Afganistan’ın bugün karşısındaki pek çok sorun stratejik öngörü gerektiriyor ve sadece askerlerin çekilmesine karar vermek ya da uzun süreli kalmalarını savunmak gibi bir sorun değildir. Biden’ın açıklaması ABD Kongresi’ni böldü, Cumhuriyetçiler büyük çoğunlukla planı büyük bir hata olarak suçlarken, Demokratlar açıklamayı ABD için savaşın sona ermesi olarak selamladı.

Gerçek şu ki, çekilme çatışmaların etkisindeki Afganistan’ı da bölebilir; bu bölge ve dünyanın ülkede sürdürülebilir barış çok gücenilmez olduğu için kaçınmaya çalışması gereken bir senaryo.