Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Süper Lig’in uzun bir aradan sonra seyircili olarak başladığını hatırlatan Behçet Üstün, “Geçen yıl gördüğümüz üzere seyircisiz pek tadı-tuzu olmuyordu. Gerçi seyirci konusunda federasyonun kararını pratikte anlamsız bulanlardanım. Herkes iç içe olduktan sonra yüzde 50 olmasıyla yüzde 100 olmasının çok büyük bir fark yaratacağına inanmıyorum. Bir de deplasman taraftarı sorunu var. Zaten aşı olma ya da test mecburiyeti varken deplasman tribünlerini kapatmak önlemden ziyade kolaycılık gibi oluyor. Seyirci ile güzel, diyorsak bu her iki tarafın da seyircisinin olmasıyla güzel anlamına geliyor, aslında.” dedi.

TFF’DEN SÜPER LİG VE TFF 1. LİG YAYIN TALİMATI’NDA DEĞİŞİKLİK

Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nda yaptığı değişiklik konusuna değinen Üstün, “TFF futbolu yönetemediğini, gelmiş geçmiş en kötü yönetimlerden biri olduğunu sık söyleyenlerdenim. Ne yazık ki, federasyon da her icraatında beni haklı çıkarmaya devam ediyor. Futbol kulüplerinin değil de yayıncı kuruluşun federasyonu olduğunu da yapılan yeni talimat değişikliği ile gösterdi. Üstelik iyice eline yüzüne bulaştırarak.

10 Ağustos tarihinde Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nda değişiklik yapıldığını açıkladı. Talimatın yedinci maddesinin sekizinci bendinde “Kulüpler, Yayıncı Kuruluşa tanınan tüm hak ve yetkilere uygun hareket etmek, Yayıncı Kuruluş görevlilerinin görevlerini yerine getirmelerini engelleyici veya zorlaştırıcı tutum ve davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kulüpler, kulüp yöneticileri, görevlileri ve futbolcularının müsabakalarda;

a) Yayıncı Kuruluş markası veya logosu aleyhine protesto amaçlı tutum, davranış ve eylemlerde bulunmaları yasaktır” deniliyor ve para cezaları öngörülmüş.

Bu kararın neden alındığı ise çok açık. Geçen sezon Fenerbahçe, yayıncı kuruluşun adil davranmadığını iddia ederek muhtelif protestolarda bulunmuş, hatta konu mahkemeye taşınmıştı.

İşin daha da acıklı tarafı ise Emrah Kayalıoğlu tarafından duyuruldu. Maddenin ilk halinde TFF “Kulüpler, Yayıncı Kuruluşa tanınan tüm hak ve yetkilere uygun hareket etmek, basına açık tüm antrenman ve etkinliklerine resmi Yayıncı Kuruluş görevlilerinin katılmasına izin vermekle yükümlüdür.” diyerek antrenmanlara dahi müdahale etme cüretinde bulunmuş. Bu gerçekten inanılır bir şey değil.

Gelen tepkiler üzerine 12 Ağustos tarihinde bu mecburiyetin kaldırıldığı bir değişiklik yapılmış. Yani ‘kraldan çok kralcı olmak’ bu olsa gerek.” açıklamasında bulundu

BÖYLESİ ŞARTLARDA BAŞLAYAN BİR LİGDEN NE BEKLEMELİYİZ?

Yayıncı kuruluş ile kulüpler arasında yaşanan ödeme sorunundan da söz eden Behçet Üstün, “Yayıncı kuruluşun ödemelerde çıkardığı problemlerde de kulüpler yerine yayıncının yanında yer alan federasyona bu kadar göz yumulması da kulüplerimizin ayıbı. Mali ve siyasi olarak bağımsızlığını büyük ölçüde yitirmiş olan kulüplerin durumu gerçekten içler acısı. Bu şartlarda başlamış bir ligden bahsediyoruz.

Tahir Kum’un haberine göre, 2021-22 sezonu yayın hakları için TFF ile beiN Sports arasında yapılan pazarlıklar anlaşma ile sonuçlandı. Tabii ki ortada ne pazarlık ne de anlaşma var. Yayıncı kuruluşun dikte ettiği rakamın kabulünden ibaret her şey.

3 milyar TL talep eden kulüpler, beiN Sports’un verdiği 2 milyar 675 milyon lirayı kabul etmek zorunda kalmışlar. Üstelik anlaşma gereği sezonluk ücretin yüzde 25’ini peşin ödemesi gereken yayıncı kuruluş, bu paranın bir kısmını hesaba yatırırken, kalan bakiyeyi 30 Ağustos’a kadar tamamlayacağına dair söz vermiş. Geçmiş yıllarda bu ödemelerin verilen sözlere ve anlaşmalara rağmen ödenmediği, geciktirildiği gibi sayısız örnek yaşanmışken bu sene neler olacağını kestirmek için kâhin olmaya gerek yok.

‘Böylesi şartlarda başlayan bir ligden ne beklemeliyiz?’ sorusu ise her futbolseveri düşündürmeli bence. Aynı hakemler, aynı uygulamalar, aynı federasyonla çok da fazla bir futbol beklentim yok açıkçası. Daha ilk hafta karşılaşmalarında dahi imrenerek izlediğimiz Avrupa Futbol Şampiyonası’ndan hiçbir ders alınmadığını gördük. Evet, VAR müdahaleleri biraz daha azalmış gibi, ki bu olumlu, ancak müdahalenin gerektiği anlarda da karışmamak biraz anlamsız oluyor. En güzel örneğini de Antalyaspor -Göztepe maçında yaşadık. Temas olmayan pozisyona penaltı kararına dahi karışmadı VAR hakemleri. Yani ya çok müdahale ediyoruz ya hiç etmiyoruz. Şunun ortasını bulacak günleri görebilecek miyiz acaba?” dedi.

“FİLENİN SULTANLARI’NDAN YİNE BİZLERİ SEVİNDİRECEK BİR PERFORMANS BEKLİYORUZ”

Spor yorumcusu Behçet Üstün, yarın başlayacak olan Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası için de şöyle konuştu:

“Uluslar Ligi ve Olimpiyatlarda başarılı bir görüntü çizen Filenin Sultanları’ndan yine bizleri sevindirecek bir performans bekliyoruz.

Bu sene dört farklı ülkede oynanacak grup maçları. Sırbistan, Hırvatistan, Bulgaristan ve Romanya. Millilerimiz grup maçlarını Romanya’da oynayacaklar. İlk karşılaşmamız yarın 20.30’da ev sahibi Romanya ile olacak. Grubumuzun diğer takımları İsveç, Finlandiya, Hollanda, Ukrayna.

İkinci maçımız, 20 Ağustos’ta Ukrayna ile. Daha sonra 22 Ağustos’ta İsveç, 23 Ağustos’ta Finlandiya ve 24 Ağustos’ta Hollanda ile grup maçlarını tamamlayacağız. Gruplarında ilk dörde giren takımlar çapraz eşleşme ile eleme usulü devam edecekler ve 4 Eylül tarihinde final oynanacak. Filenin Sultanları’nın da o gün iki finalistten biri olmaları en büyük dileğimiz. Başarılar diliyoruz.”