CGTN / Zhou Wenxing

Taiwan bölgesinde iktidardaki Demokratik İlerici Parti (DPP) yetkilileri, elektrik sıkıntısı krizlerini kötü yönetmesi ve adanın yarım yüzyıldır karşı karşıya kaldığı en kötü su kıtlığı yüzünden tepkilerle karşılaştılar.

Aslında Taiwan bölgesi uzun süredir, diğerlerinin yanı sıra su, elektrik, toprak ve iş gücü sıkıntısıyla uğraşıyor. DPP yetkilileri bu sosyal sorunları çözebilir, ancak bunun yerine onlar sorunları siyasallaştırarak sosyal gerilimleri artırıyorlar. Örneğin, büyüyen ciddi yetenek ve işgücü sıkıntısına çözüm bulmada başarısız olan yetkililer, Çin ana karasında çalışmanın ada için “bir güvenlik tehdidi” oluşturacağı iddiasıyla, Çin ana karasındaki şirketlerin yerel yetenekleri işe almasını yasaklayarak, ana karaya karşı artan düşmanlıkla ve boğazın iki tarafındaki ilişkileri zehirleyerek karşılık verdi.

Hem kuraklık hem de su kıtlığı, iklim değişikliği veya tayfunlar gibi doğal olaylardan kaynaklanıyor. Ancak DPP yetkililerinin yanlış yönetimi bu felaketleri daha fazla insan yapımı felaketlere çevirerek, sorunları daha da karmaşık hale getirdi. Yetkililer, su kıtlığını çözmek için 2017 yılında sözüm ona “İleriye-dönük Altyapı Geliştirme Programı”nı başlatmanın bir parçası olarak 250 milyar yeni Taiwan doları (veya yaklaşık 8,9 milyar ABD doları) yatırım yaptılar. Ancak bu büyüklükte bir maddi yatırım hiçbir yarar sağlamadı. Su kıtlığı sorunu devam ediyor.

Artan sayıda Taiwan halkı ve şirketleri su ile elektrik kısıntısı endişesiyle karşı karşıya bulunuyor. Aralarında, dünyanın ilk ve ayrıca en büyük gelişmiş yarı iletken şirketi Taiwan Semiconductor Manufacturing Company’nin de bulunduğu bazı büyük şirketler, ayakta kalmak için ada dışına taşınarak faaliyetlerini sürdürmek zorunda.

TEMEL TALEPLER DİKKATE ALINMALI

Daha fazla olumsuz etki büyük önem taşıyor, ancak DPP yetkilileri, politikalarını düzeltmek şöyle dursun, akla uygunluğunu ve uygulanabilirliğini yeniden düşünmeyi reddediyorlar. Bir yere kadar, mevcut elektrik kesintisi krizleri, Tsai Ing-wen yetkililerinin, 2016 yılında adanın liderinin seçimi sırasında Tsai’nin sözünü verdiği sözde “nükleerden arındırılmış ana vatan” politikasının sonucudur. Bu politika, 2025 yılına kadar Taiwan’da mevcut nükleer santralleri aşamalı olarak durdurmayı ve yenilenebilir enerji, kömür ile doğal gazla üretilen elektrik kullanımını uygulamayı ve sonunda sözde enerji dönüşümünü yapmayı amaçlıyor.

DPP yetkililerinin vizyonları havalı, fakat bununla birlikte slogan olarak kaldılar. DPP yetkililerinin 2025 yılında enerji dönüşümü beklentilerini karşılamaları için sadece dört yıl kaldı. Ancak halen gitmeleri gereken uzun bir yol var. Yetkililer ayrıca, çevrecilerin muhalefetine aldırmaksızın Taoyuan’ın Guanyin bölgesindeki Datan Borough kıyısında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinden boşaltmak için LNG liman kabul tesisi inşa ettiler.

Taiwan bölgesindeki mevcut su ile elektrik kısıntılarını analiz ederek, DPP yetkililerinin politikalarını değiştireceğini ve gerekli gördükleri her yerde taahhütlerinden vazgeçecekleri sonucuna varmak yerinde olacaktır. Onlar, kamu politikalarını uygulamaya koymadan önce Taiwan’da insanların ve sosyal örgütlerin derin kaygılarını hesaba katmadılar ve yüksek olasılıkla hesaba da katmayacaklar. Diğer yandan adada yükselen sosyal gerilimlere ve Taiwan Boğazı’nın karşı tarafına düşmanca düşünceler göndermeye düşkünler.

DPP yetkilileri, insanların temel taleplerini ve refahını görmezden gelirken, siyasi mücadeleye aşırı düşkünlük Taiwan bölgesini daha büyük insan kaynaklı krizlere hapsedecektir. Yetkililer, kamu politikalarını düzeltme ve yönetme kapasitelerini geliştirme çabalarını hızlandırmadığı sürece, üç yıl içinde bir iktidar değişiminin kuvvetle ihtimal olduğunu bilmelidirler.