Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, İstanbul Budokai Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Erkan Apaydın’dı.

Aynı zamanda karate antrenörü ve hakemi olan Apaydın, amatör spor kulüplerinin yıllardır yaşadığı zorlukları, pandemi sürecinden nasıl etkilendiklerini ve geleceğe dair beklentilerini anlattı.

Karateyle tesadüfen tanıştığını belirten siyah kuşak sahibi Erkan Apaydın, bu süreçte çalışıyor olmasına ve özellikle annesinin istememesine rağmen antrenmanlarını hiç aksatmadığını söyledi.

SPOR YAPAN ÇOCUKLAR KAVGAYI TERCİH ETMEZ, UZLAŞMACI OLUR

İstanbul Budokai Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Erkan Apaydın’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Savunma sporlarına karşı ailelerde bir ön yargı söz konusu. ‘Karateyi öğrenip de kavgacı mı olacak?’ diye düşünüyor kimi aileler. Aslında tam tersi, çocuklar enerjilerini salonda atıyorlar ve dışarıda daha mütevazı oluyorlar. Bir sorunla karşılaştıklarında, çoğu zaman bunu kavgayla değil de uzlaşarak çözme yoluna gidiyorlar.

AMATÖR KULÜPLERİN AYAKTA KALABİLMESİ İÇİN DESTEK ŞART

Geçen yıl pandemi nedeniyle salonumuz 2 ay kapalı kaldı. Bu süreçte hiçbir yerden yardım alamadık. Velilerimizin katkılarıyla bu süreci atlatmaya çalıştık. Sporcu sayımızda yarı yarıya azalma oldu. Zaten bu kulübün amacı, gelir elde etmekten ziyade, mahallemizdeki çocuklara sporu sevdirmek. Topladığımız aidatlar, kiramızı, elektrik faturamızı, giderlerimizi ucu ucuna karşılıyor.

KULÜPLERE YAPILAN YARDIMLAR MALZEMEYLE SINIRLI KALMAMALI

Kulüplere ihtiyaçları çerçevesinde yardım yapılmalı. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) malzeme yardımı bizim çok faydalı oldu. Ancak her yıl aynı yardımların yapılması bir yerde israf aslında. Ulusal ve uluslararası turnuvalara katılmaya hak kazanan sporcularımızın ulaşım ve konaklama masrafları oluyor. Bunu karşılamak, bizim gibi geliri olmayan kulüpleri oldukça zorlayan bir durum. 

SPORCULARIMIZ OKUDUKLARI KİTAPLARI DEĞİŞ TOKUŞ YAPIYOR

Öğrencilerimiz kendi aralarında kitap paylaşımı yapıyor. Herkes okuduğu kitabı salona getiriyor. Böylelikle birçok kitabı okuma şansı buluyorlar.

ÇOCUK SPORA GİDERSE DERSLERİNDEN GERİ KALIR ANLAYIŞI DEĞİŞMELİ

Bazı veliler, çocuklarının spora gitmesi durumunda derslerinden geri kalacağını sanıyor. Çocuklarımız, telefon, tablet, televizyon karşısında saatlerce zaman geçiriyor. Özellikle son bir yıldır bu durum daha da vahim hale geldi. Bir çocuğun bir saat antrenmana gitmesi onu derslerinden geri bırakmaz. Aksine enerjisini atacağı için derslerine daha iyi odaklanacaktır. Spor salonlarımızda gerekli hijyen kurallarına dikkat ediyoruz. Spor salonları, sokaklardan her anlamda daha güvenli.”