Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, Tekirdağspor Sağlık Ekip Lideri Süleyman Uyar oldu.

Aynı zamanda beden eğitimi öğretmeni olan, spor sakatlıkları ve insan anatomisi üzerine yüksek lisans eğitimi devam eden Uyar, spor emekçilerinin sorunlarını ve pandemi sürecinde alt liglerde yaşanan gelişmeleri anlattı.
Süleyman Uyar’la söyleşimizden öne çıkan bazı başlıklar şöyle;

SAHA KENARINDAKİ SAĞLIK GÖREVLİLERİ YETERLİ DONANIMA SAHİP DEĞİL

“Geleceğimiz çocuklarımız. Bizler onlar için yaşıyoruz. Spor müsabakalarında görev alan sağlıkçıların yeterli donanımda olmadıkları bir gerçek. Gerek sağlık il müdürlükleri gerekse gençlik il spor müdürlükleri daha duyarlı olmalı ve saha kenarında donanımlı personeller bulundurmalı. Yeterli personel olmayabilir. Bizleri görevlendirsinler bu durumda. Bizler o çocuklar için seve seve görev almaya hazırız.

HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN ZOR SEZONDU

Bu sene hayatımda gördüğüm en zor sezondu. Pandemi nedeniyle haftada en az 2 kez PCR testi olma zorunluluğu vardı. Gerekli önlemler alınsa da ciddi vakalar yaşayan kulüplerimiz oldu bu süreçte maalesef. Gerekli bütçesi olmayan, altyapısı yetersiz olan onlarca kulüp var. Gerçekten zor bir seneydi. Çok zorlandık. Bunun yanında Bal ligleri oynanmadı biliyorsunuz. Bu nedenle binlerce kulüp çalışanı ekmeklerinden oldular.

BİR TAKIMIN MALZEMECİSİ O TAKIMIN ANNESİ GİBİDİR

Bir takımın arka planında o kadar büyük bir emek var ki, malzemecisinden, mutfak çalışanına… Malzemeciler, çalıştıkları takımın annesi gibidir. Çocukların çoraplarından formalarına ne kadar idman yapılıyorsa o kadar yıkanıyor, kurutuluyor, ütüleniyor ve oyunculara teslim ediliyor. Kramponlar tek tek temizleniyor. Bunun her gün yapıldığını düşünün. Annesi yapmaz insanın.

AİLELERİNDEN GÜNLERCE AYRI KALIYORLAR

En az iki haftada bir, ailelerinden ayrı kalıyor bu insanlar. Sporcuların, takımın malzemecilerine isimleriyle hitap ettiklerini görmedim bugüne kadar. Sporcular genelde ‘baba’ diye hitap ederler takımın malzemecisine. Baba oğul gibi bir bağ kuruluyor çünkü aralarında. Mutfakta yemek pişiren ablalarımız, sporcularımıza anne şefkatiyle hizmet veriyor. Amatör kulüplerde özellikle tam bir aile ortamı var, diyebilirim. Tesis sorumluları, temizlik görevlileri, aşçılar, farklı birimlerde çalışan daha birçok isim. Arka planda müthiş bir emek söz konusu.

SPOR EMEKÇİLERİN SIKINTILARINI GÖRÜN ARTIK

‘Mesai’ kavramı yoktur, spor camiasında. Bir sağlıkçı olarak sabah sekizde başladığım işimden gece 11’de de dönebiliyorum. Saatin nasıl geçtiğini bile fark etmiyoruz. Spor emekçileri, sporcuları kendi ailelerinden bir parça olarak görüyorlar. Tüm yöneticilere seslenmek istiyorum. Bizler bu kadar emek veriyoruz. Bizleri unutmayın, bizleri görün artık. Bizleri unutursanız, yok oluruz.”