Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, CRI Türk’te Güçlü Özgan ve Barış Mutlu’nun hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Perinçek, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın “soykırım” açıklamasını değerlendirdi.

Konunun aslında hukuki olduğunu vurgulayan Doğu Perinçek, ABD tarafından konunun gündeme getirilmesinin siyasi ve askeri olduğunu belirtti.

“SUÇA MAHKEME KARAR VERİR”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler (BM) 1948 Soykırımı Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi’nde soykırım için bir suç tanımı yapıldığını aktaran Perinçek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Soykırım suç tanımı var. Bu suç tanımını uygun eylemleri yapanlar da cezalandırılıyor. Suça mahkeme karar verir. BM yetkili mahkemeyi belirlemiş, bunlar suçun işlendiği yerel mahkeme veya Uluslararası Adalet Divanı.

AİHM Perinçek-İsviçre davasında ve AİHM’sinin büyük dairesi üç ayrı karar verdi. Bu kararlarda, mahkeme kararıyla bir mahkumiyet söz konusu değil, mahkeme kararı yok, Ermeni soykırımı yok. AİHM kararı içtihat haline geldi. Hukuken baktığımız zaman bir soykırım suçu 1915 yılında ya da sonrasında işlenmiş değil.

Suça mahkeme karar verir. Parlamentoların, cumhurbaşkanlarının, belediyelerin herhangi bir makamın soykırım hakkında karar verme yetkisi yok.

Türkiye’deki Amerikancılar, korku iklimi yaratmaya çalışıyorlar. BM Genel Sekreter Sözcüsü, gazeteciler sorduğu zaman, bu işe mahkeme tarafından karar verilir dedi. Biden’ın yetkisi olmadığını koskoca BM Genel Sekreterliği ifade etti.

Biz bunu BM Genel Sekreterliğine kabul ettiriyoruz ama bizim Dışişleri Bakanlığımız, bizim hükümetimiz, tarihçilere havale edelim, diye açıklamalar yapıyorlar. Ama onun düzelmeye başladığını görüyorum. Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, iki ayrı açıklamasında yazılı olarak bizim bu tezlerimizi ifade etti.

ABD bu açıklamasıyla hücum borusu öttürdü. ABD, Yunanistan’a Dedeağaç’a üs kurmuş. 50 tane Apache helikopter getirmiş. Larissa’ya, Kavala’ya, Selanik’e üs kurmuş. Yunanistan’a bakıyorsunuz her taraf ABD bayraklı Türkiye’yi hedef alan üsler. Girit aynı biçimde. Güney Kıbrıs’ı silahlandırıyor. Suriye’nin kuzeyinde, Irak’ın kuzeyinde ABD üsleri. Ukrayna’da ABD yığınağı. Kırım’ı ele geçirmeye çalışıyorlar. Baktığımız zaman Karadeniz-Akdeniz’den Suriye ve Irak’ın kuzeyinden Hürmüz Boğazı’na kadar Türkiye’yi ABD namluları kuşatmış durumda. Türkiye’nin bu tabloya göre çözümler üretmesi lazım.

“TÜRKİYE, ASYA UYGARLIĞININ BİR ÖN CEPHESİ HALİNE GELDİ”

Türkiye’nin Kıbrıs’tan başlayarak tehditleri bertaraf etmesi lazım. Abhazya ile Vatan Partisi olarak görüşmeler yaptık. Abhazya, Kuzey Kıbrıs’ı tanımaya hazır. Rusya, Kuzey Kıbrıs’ı tanımaya hazır. Azerbaycan, İran… Çin’e kadar uzanan bir tanınma potansiyeli var, Kuzey Kıbrıs’ın. Bunun değerlendirmesi için Türkiye’nin kararlı olarak kendini savunma kararı alması lazım.

Yükselen ekonomiler Asya ekonomileri, yükselen uygarlık Asya uygarlığı. Çin Halk Cumhuriyeti bugün satın alma paritesi açısından dünyanın birinci ekonomisi haline geldi. Hindistan hızla ikinci ekonomi olma yolunda gidiyor. ABD ancak üçüncü ekonomi. Şimdiden Çin satın alma paritesi açısından ABD’yi geçmiş durumda. Türkiye, Asya uygarlığının bir ön cephesi haline geldi. Bu konumunu çok iyi değerlendirebilir.

Rusya’nın soykırımı tanıması Rusya’nın hatası, düzeltilebilir. Bunun düzeltilebileceğini Rus Patrikhanesi’nin 2016’da yaptığı açıklamada görebiliyoruz. Osmanlı’da azınlıklara karşı bir katliam olmadığını bizzat Rus Patrikhanesi açıkladı. Çin de aynı tehditlerle karşı karşıya. Çin’e karşı da ‘Uygur soykırımı’ yapıyor, diyorlar ABD ve Batı’nın bazı ülkeleri. Aynı biçimde Ukrayna da, Rusya Çeçenlere karşı soykırım yapıyor, diyor. Bu soykırım yalanı ABD’nin doğrudan doğruya hasım ilan ettiği ülkelere karşı kullandığı siyasi bir alet.

“MOSKOVA’DAKİ ARŞİVLERİ İNCELEDİK”

Karşılıklı kırımlar oldu. Bu bir tarih gerçeği. İlk başta Çarlık Rusya’sı daha sonra İngiltere ve Fransa, Ermenileri kışkırttılar, silahlandırdılar. Birtakım Ermeni ayaklandırmalarını kışkırttılar. Burada karşılıklı kırımlar oldu. Kırım başka, soykırım başka bir şey. Soykırım, BM tarafından tanımlanmış. Soykırım bir ceza hukuki kavramı. Karşılıklı kırımlar tarihi kavramlar.

Moskova’daki Ermenistan’dan getirilen arşivleri taradık. Bizzat Ermeni devlet adamları ve tarihçileri, Ermenilerin resmen kışkırtıldığını ifade etmişler. Bunun sonuçlarının feci olduğunu, karşılıklı kırımlar olduğunu kabul etmişler.

ABD’deki birçok kararda 1915 ile 1923 arasında işlenen suçlar, deniliyor yani Cumhuriyet de bu işin içine katılıyor. Biz zaten Osmanlı’nın mirasçısıyız, biz niye Osmanlı’nın yapmadığı bir şeyi üstlenelim. Bu çok feci bir yanlış olur. Bu Türkiye’ye atılan bir olta, ısırırsanız çok fena yanılırsınız. Zaten suçları da devletler işlemez. Talat Paşa gibi devrimci kahramanları da suçlamak yine emperyalist cepheden yapılan suçlamalar. Burada aslında Türkiye’nin hürriyet ve istiklal tarihi suçlanmak isteniyor.

“ABD NEDEN TÜRKİYE’NİN ETRAFINI SARMIŞ DURUMDA?”

Yunanistan’da Dedeağaç’a ABD üssü kuruldu. Sınırdan elinizi uzatsanız, Dedeağaç var. Oraya savaş silahları konuldu. ABD neden Türkiye’nin etrafını sarmış durumda? Çünkü ABD’nin amacı ikinci İsrail devletini kurmak. Bölgede ‘Kürdistan’ adı altında ikinci bir İsrail devleti kurulmak isteniyor. Burada da Türkiye engel olarak görülüyor.

Türkiye, ABD’ye direniyor. ABD, Türkiye’nin elinden kurtulduğunu, Asya’ya yerleştiğini, İran, Rusya ve Çin ile stratejik bağlar kurduğunu görüyor. Bu nedenle Türkiye’ye tehdit ediyor.

ABD emperyalizmi açıkça düşmanlığını ilan etmiş, benim düşmanım Rusya’dır, Çin’dir, Türkiye’dir, İran’dır ve onlarla beraber olan ülkelerdir, diyor. Ama burada ABD’nin içinde de ABD emperyalizme muhalefet edenler var.”