CGTN

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) insanların aşı olmayı reddettiği Cumhuriyetçilerin hakim olduğu bölgelerde ölümlerdeki artış yeterli değilse, Senatör Rand Paul ve Dr. Antony Fauci arasında yakındaki yakışıksız restleşme Covid-19 salgınının ne ölçüde ölümcül biçimde siyasallaştığını gösteriyor. Bir tarafta onlarca yıldır hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlere hizmet etmiş saygın bir bilim insanı var, diğer tarafta Covid-19 için aşı olmayı reddeden ve virüsün laboratuvar sızıntısından kaynakladığı dâhil komplo teorilerini destekleyen bir iklim değişikliği inkârcısı var.

Elbette ABD’de salgın başından itibaren politikti. Cumhuriyetçiler, Çin’in Covid-19 tehdidi hakkındaki uyarılarını dikkate almak yerine yeniden seçim olasılıklarını artırmak için ekonomiyi canlı tutmak konusunda bahse giriyorlardı. Bu kumar çılgınca başarısız oldu, sadece ABD’de yüz binlerce insanın yaşamına mal oldu.

BÖLÜNMÜŞ ABD SİYASETİ

Genel anlamda ABD siyaseti şu anda akılcı bir kampa ve mantıksız gerçek ötesi bir kampa bölünmüş durumda. Virüsten ölen insanlar aşı olmayı reddeden, maske takmayan, iklim değişikliğine inanmayan, bilime güvenmeyen, hükümeti yöneten ve seçimleri çalan şeytani çeteler hakkındaki çılgınca iddialara inanan kimselerle aynı eğilim içindeler. İşin garip tarafı, bunlar laboratuvar sızıntısı teorisinin daha fazla “bilimsel olarak” araştırılmasını isteyen güçlerle aynıdır.

Bilim insanlarından oluşan uluslararası bir ekip Çin’in merkezindeki Wuhan’ı zaten ziyaret etti ve laboratuvar sızıntısı teorisinin mantıklı olmadığı sonucuna vardı. Onlar açıkçası daha fazla zaman kaybedilmemesi önerisinde bulundular.

Çin hâlihazırda laboratuvardaki faaliyetler konusunda şeffaf ve gerçekten yarasalar ile virüsler konusundaki araştırmalarla ilgili birçok makale yayımlandı ve genel kullanıma açıklar. Yine de bu son derece politikleşmiş zamanlarda, siyasi amaçlı komplo teorisyenleri bu yayımlanmış makaleleri alıp onları çarpıtarak Paul’un Fauci ile karşı karşıya geldiği komplo teorisine dönüştürebildiler. Şu anda ABD halkının bilimde uzmanlık eksikliği ve uzmanlara güvenmemesi yüzünden, herhangi bir siyasi amaçlı korsanlık binlerce sayfalık belgeyi derinlemesine inceleyebilir ve onları amaçlarına uygun bir anlatıya dönüştürebilir.

Mevcut durumu göz önünde bulundurun. Bir tarafta, Çinli ve denizaşırı bilim insanlarından oluşan uluslararası bir ekibin yanı sıra ABD’de halk sağlığında en iyi bilim insanı ve sayısız diğer uzmanların da arasında bulunduğu güvenilir bilim insanları var ve onlar laboratuvar sızıntısının daha fazla izlemeye değmeyecek kadar uzak bir ihtimal olduğunu söylüyorlar. Diğer taraftan, sadece Çin’i değil, laboratuvar sızıntısını örtbas etmekle kalmayıp aslında ona sebep olan Fauci dâhil tüm ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’ni (CDC) töhmet altında bırakan derli toplu bir komplo teorisi ortaya atan siyasi amaçlı insanlar var. Evet, Cumhuriyetçiler, ABD CDC’sinin Wuhan’da Covid-19 salgınına yol açan pervasız ve tehlikeli deneylere finansman sağladığını iddia ediyorlar. Muhafazakârlar Fauci’yi hor gördüğü için ne kullanışlı bir teori.  Genel kullanıma açık fazla bilgi zaten sadece Çin karşıtı gündeme uyması için değil, aynı zamanda ABD’de iç partizan savaşları kışkırtmak için çarpıtıldı.

SİYASİ OYUNLAR

Bu siyasi oyunlar çok uzadı. İçerideki partizan savaşlar zaten gereksiz yere yüz binlerce yaşama mal oldu ve virüs siyasi nedenlerden aşı olmayı reddeden nüfusları parçaladığı için bugün bile halen insanların ölümüne sebebiyet veriyor.

ABD’nin, eski Irak lideri Saddam Hüseyin’in kimyasal silahları gizlediği teorisinden asla vazgeçmemesi ve Irak liderinin özel konutlarının ve istihbarat ofislerinin aranması dâhil zorla incelemelerde ısrar etmesi gibi, laboratuvar sızıntısı teorisi destekçileri de Çin ve ABD CDC’sinin birlikte Covid-19 salgınına sebep olduğuna dair inanışlarından asla vazgeçmeyecekler. Hiçbir soruşturmanın sonucu bunu değiştirmeyecek, çünkü özündeki suçlamalar bilimsel değil, siyasidir.

ABD genel olarak şimdi, Hong Kong’da “renkli devrimi” kışkırtmaya çalışmak ve Çin’in bir “soykırım” uyguladığına dair hiçbir kanıta dayanmayan iddiaları dâhil olmak üzere gerekli her türlü araç yoluyla Çin’in yükselişini durdurmak ve Çin’i tecrit etmek için müttefiklerine aşırı baskı uyguluyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bu ayın başında “ikinci bir şans” veya Wuhan’daki virüsün kökenine ilişkin yeniden soruşturma yapılması yönünde talepte bulunması, tamamen bu baskının sonucudur. DSÖ’nün önerdiği ikinci aşama köken çalışması konusundaki çalışma planı, virüsün büyük olasılıkla kökeninin Wuhan’dan uzak bir hayvan konakçıdan olduğu sonucuna varan ilk raporun sonuçlarına saygı göstermeyen bir dili kapsıyor.

ABD VİRÜSLE MÜCADELE ÇABALARINA ZARAR VERİYOR

Covid-19 salgını küresel bir tehdit olmaya devam ediyor ve mevcut riskin iç yüzünü anlamak ve başka bir salgını önlemek için virüsün kökenini bulma çabalarına öncelik verilmelidir. Başından itibaren ABD, bilime önem vermeden Covid-19 salgınını kontrol altına almak için gösterilen küresel çabalara zarar verdi. ABD, önemli bir zamanda DSÖ’den çekildi. ABD uluslararası ticaret merkezi olmasına rağmen, zamanında ve etkili biçimde küresel seyahat kısıtlamaları getirmedi.

Şimdi bile vakalar yükselişte ve Delta varyantı ABD’yi kasıp kavuruyor. Bloomberg News, Haziran 2019’daki seviyelerle karşılaştırıldığında uçuş kapasitesinin sadece yüzde 20,1 oranında düştüğünü, bunun dünyadaki en güçlü toparlanmalardan biri olduğunu bildirdi.

Bloomberg bu durumu olumlu bir durum olarak kaydetti, ancak gerçekte insan yaşamı üzerindeki ticarete odaklanmayı ve başından itibaren ABD’nin salgınla mücadelesini karakterize eden virüsün ve varyantlarının yayılması konusundaki umursamazlığını yansıtıyor. ABD yönetimi, virüs kontrolden çıkıncaya kadar temel kamu sağlığı önlemlerini almadı. Bu kötü kararların tamamı bilime değil, iç siyasi düşüncelere dayanıyordu.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “bu virüsün kökenini bulmanın, siyasetten uzak tutulması gereken bilimsel bir çalışma olduğunu” söyledi. Çin buna yürekten katılıyor ve zaten uluslararası bilim insanları heyetinin açıkça hallettiği bir konuşu yeniden açarak siyasi amaçlı aktörlere enerji sağlamayacak. DSÖ ile virüsün kökeninin araştırılması iş birliğinde önde gelen bir ülke olarak Çin, küresel köken araştırma iş birliğinin sonraki aşamasında da aktif rol oynamaya devam edecek.

Virüsü siyasallaştırmayı amaçlayan gerici eğilime direnmenin ve küresel salgınla mücadele çabalarında bilim ruhunu desteklemenin zamanı geldi.