Kazı çalışmasında Helenistik dönemin ünlü gök bilimcisi ve şairi Aratos’un anıt mezarının ortaya çıkarıldığı Mersin’deki Soli Pompeiopolis Antik Kenti’nde, gelecek yıl liman, sütunlu cadde, höyük ve hamam yapısı üzerinde kapsamlı çalışma yürütülecek.

Neolitik dönemden itibaren birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ve 23. dönem kazı çalışmalarında Helenistik dönemin ünlü gök bilimcisi ve şairi Aratos’un anıt mezarının ortaya çıkarıldığı Mersin’deki Soli Pompeiopolis Antik Kenti’nin, arkeopark olarak açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Milattan sonra 2. ve 3. yüzyılların önemli limanlarından biri olan, binlerce yıllık sütunları günümüze kadar korunan Mezitli ilçesindeki antik kentte yürütülen 23. dönem kazı çalışmaları sona erdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı başkanlığındaki 12 kişilik ekip tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarında, Helenistik dönemin ünlü gök bilimcisi ve şairi Aratos’un anıt mezarı gün yüzüne çıkarıldı.

Höyüğündeki tabakalarda 15. yüzyıla kadar izlere rastlanan antik kentte, gelecek yıl liman, sütunlu cadde, höyük ve hamam yapısı üzerinde çalışma yürütülecek.

Ekip sayısı artırılarak kapsamlı araştırma yapılacak antin kentin, arkeopark olarak açık hava müzesine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Yağcı, yaklaşık 2,5 ay süren 23. dönem kazı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.

Kazı çalışmalarında önemli bulgulara rastlandığını aktaran Yağcı, şöyle devam etti:

“Tarihi açıdan baktığımızda, höyükteki tabakalarda 15. yüzyıla kadar geldik. Kazı yaptığımız yerler de düşünülecek olursa, Yumuktepe Höyüğü’ndeki gibi Neolitik döneme kadar Soli’nin tarihinin uzandığını görürüz. Burada Neolitik’ten günümüze kadar bütün arkeolojik tabakalar mevcut. Gelinen noktayı umut verici olarak değerlendiriyorum. Özellikle sütunlu caddenin güneyindeki restorasyon çalışmaları bitirildikten sonra buraya olan ilginin arttığını gördük. Bu ilgi Aratos’un anıt mezarıyla birlikte pekişecektir. Ortaya görünür şeyler çıktıkça heyecanlanmamak mümkün değil. Herkes için sürpriz oldu, inanamadılar. Önemli bir arkeolojik değerle karşı karşıya kaldılar. Hoşlarına gitti ve bir an önce restorasyonunun ve çevre düzenlemesinin yapılmasını istiyorlar. Bu ileriye doğru bir adım sayılabilir.”