People’s Daily

Son zamanlarda birkaç Amerikalı siyasetçi “virolog” gibi davranma konusunda çılgınca hareket ediyor. Güvenilmez kaynaklara ve temelsiz istihbarat bilgisine atıfta bulunarak ve yalana dayalı raporlar üreterek, diğer ülkelere karşı bir “suçluluk karinesi” arıyorlar ve sözde “laboratuvar sızıntısı teorisini” abartarak, defalarca siyasi saçmalıklar ortaya koyuyorlar. Bu bilimin ruhuna saygısızlık ve uluslararası toplumun Covid-19 ile mücadelesinde ortak çabalarına kasti bir zarar vermektir.  

Yeni koronavirüsün kaynağını izlemek ciddi bir bilim sorunudur ve küresel bilim insanları ile tıbbi uzmanlar tarafından iş birliği içinde çalışılmalıdır. Sonuçlara gerçeklere ve bilimsel kanıta dayanarak ulaşılmalıdır. Ancak içeride salgının kontrol altına alınmasındaki başarısızlığın sorumluluğunu değiştirmek ve diğer ülkelerin itibarını sarsmak için Amerikalı siyasetçiler sıklıkla salgını siyasallaştırdı, diğer ülkeleri yaftaladı ve kaynak izleme çalışmasını silah haline getirdi. 

Onlar hedeflerine ulaşmak için bilime ve sağduyuya gözünü kapadı, kaynak izleme soruşturmalarını başlatmak için istihbaratı görevlendirdi ve istihbarat kurumlarından kaynak izleme raporunu 90 gün içinde oluşturmasını istedi. 

Siyasi sopa sallayarak, kendi egemenliklerine ve zorbalık uygulamalarına teslim olması ve daha sonra “laboratuvar sızıntısı teorisini” desteklemesi için bilim insanlarını baskı altına aldılar. 

The Lancet dergisinin yazı işleri sorumlusu Richard Horton, Covid-19’un kaynağı hakkındaki komplo teorilerinin virüs gibi yayıldığına ve salgının yaptığına benzer ciddi etkilere yol açabileceğine işaret etti. Bazı Amerikalı siyasetçiler Covid-19’un kaynağının izlenmesi konusunda Çin’i küçük düşürmek için elinden geleni yapıyorlar. Fakat, Çin’in salgını kontrol etmede sadece önemli stratejik sonuçlar başarmadığı, aynı zamanda virüsün kaynağını bulmada büyük ülke sorumluluğunu gösterdiği yeteri kadar açıktır. Çin, yeni koronavirüs ilk kez Wuhan’da belirlendiğinde derhal Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) bilgilendirdi, gen dizilimi bilgisini paylaştı ve DSÖ ile virüsün kaynağını belirleme çalışmaları yürüttü. 

COVID-19’UN BİLİME DAYALI KAYNAĞINI TAKİP ETME SİYASİ MANİPÜLASYONA İZİN VERMEZ

Çin, 2020 yılından bu yana DSÖ uzmanlarını virüsün kaynağını izleme çalışmaları için Çin’e gelmesi konusunda iki kez davet etti. Bu yılın başında, aralarında Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşik Krallık, Japonya ve Avustralya’nın da arasında bulunduğu 10 ülkeden önde gelen uzmanlardan oluşan bir ortak uzman ekip, Çinli meslektaşlarıyla birlikte Çin’de beraber 28 gün süren ortak araştırma yaptı. Bu uzman ekip ortaklaşa verileri analiz etti, saha çalışmaları yaptı ve derinlemesine çalışmalar yaptı. DSÖ, 30 Mart’ta ortak araştırma raporu yayınladı, laboratuvar sızıntısı teorisinin “son derece olasılık dışı” olduğunu açıklığa kavuşturdu.

Ancak bilime dayalı sonuç bazı Amerikalı siyasetçiler için tatmin edici değil. Covid-19’un kaynağını araştırma talebinde bulunanlar gerçekten virüsün nereden geldiğine bakmıyorlar, sorumluluktan kaçıyorlar ve diğer ülkeleri suçluyorlar. Kanıt bulamadıkları ve diğer ülkeleri doğru ve bilime dayalı yaklaşımlarla küçük düşüremedikleri zaman, “terörizmin kaynağını izleme” yoluna başvurdular. Washington, Beyaz Saray’daki son yönetim Covid-19’u “Çin virüsü” olarak adlandırdığından bu yana Çin’i her zaman lekeliyor. 

ABD ayrıca Covid-19’un kaynağını Çin ve diğer Asya ülkeleriyle ilişkilendirdi, bu da ABD ve birkaç Batı ülkesinde Asya nefretinin artmasına yol açtı. Sonuç olarak Asyalılar açıkçası daha fazla ayrımcılık, baskı ve hatta kişisel tehditlerle karşı karşıya kaldılar. Bu tür ortalama uygulama, uluslararası toplumda yaygın hoşnutsuzluk ve güçlü muhalefeti yükseltti. 

Siyasi manipülasyon, gerçeklere, bilime ve adalete karşı olduğu sürece asla destek görmeyecek. 2 Ağustos’ta 100’den fazla ülkeden ve bölgeden 300’den fazla parti, sosyal kuruluş ve düşünce kuruluşu DSÖ sekretaryasına gönderdiği ortak açıklamada virüsün kaynağını izlemenin siyasallaştırılmasına karşı olduğunu bildirdiler. Onlar uluslararası toplumun, Covid-19’un insanların yaşamına ve sağlığına karşı ciddi tehditler oluşturduğu zaman salgına karşı iş birliğinin genişletilmesine ihtiyaç olduğunu belirterek, DSÖ’ye virüsün kaynağı konusunda nesnel ve meşru yaklaşımlarla küresel çalışmalar yürütmesi çağrısında bulundular. 

BİLİMİ GÖRMEZDEN GELMEK VİRÜSÜ DAHA DA GÜÇLENDİRİR

Virüsün kaynağını takip etmek önemli ve karmaşık bir iştir. Bu tüm dünyadaki bilim insanlarının yakın iş birliğinin yanı sıra bütün hükümetlerin ve insanların ortak çabalarını gerektirir. Gerçek sadece bilime dayalı tutumu izlemedeki ve kaynağı izleme yaklaşımındaki kesin kararlılıkla ortaya çıkacaktır. Bu sağduyu ve aynı zamanda bir uzlaşmadır. Virüs sınır ya da ırk tanımaz ve tüm insanlığa meydan okumaktadır. Çin, Covid-19 vakalarını bildiren ilk ülke olmasına rağmen, virüs vakaları Çin’de görülmeden önce dünyanın birçok yerinde ortaya çıktı. Örneğin, ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü Aralık 2019’da ABD’de beş eyalette yeni koronavirüsün varlığını kanıtlayan kanıtlar buldu. 

New Jersey Belleville belediye başkanı, ABD’de ilk teyit edilmiş koronavirüs vakası bildirilmeden iki ay önce Kasım 2019’da yeni koronavirüse yakalandığını söyledi. Temmuz 2019’da EVALI veya e-sigara ya da elektronik sigara kullanımıyla ilgili akciğer hasarı vakaları ABD’de kitlesel olarak patlak verdi, belirtiler Covid-19’un belirtileriyle son derece benzerdi. Bu gerçekler bir kez daha virüsün kaynağının izlenmesinin bilimin konusu olduğunu ve bütün dünyadaki bilim insanlarının özenle ilgilenmesi gerektiğini kanıtladı. ABD’de Covid-19’un kaynağının izlenmesi çalışması da küresel kaynağın izlenmesi çalışmasının zorunlu bir parçasıdır.

ABD, şu anda Covid-19 vakalarının ciddi biçimde artmasıyla karşı karşıya ve enfeksiyon kapan, hastaneye yatan hasta sayısı neredeyse 50 eyalette yükseliyor. Bu, siyasi manipülasyonun sadece virüs için kaçamak noktaları yaratacağını ve ülkelerin, komşuyu zarara sokma yaklaşımı kabul edilirse birer birer virüs tarafından yenilgiye uğratılacağını kanıtlıyor. Bilimi görmezden gelmek sadece virüsü daha da güçlendirir. 

Bazı Amerikalı siyasetçilere bilimsel çalışmaları siyasi araçlarla manipüle etmeyi durdurmaları ve özel siyasi çıkarları insanların yaşamları ve sağlıklarının önüne koymaktan vazgeçmelerini tavsiye ediyoruz. Bu sadece virüsün kaynağının izlenmesinde temel bir ihtiyaç değil, aynı zamanda insan vicdanının alt sınırıdır.