CGTN / Yuan Sha

Çin- Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri konusunda sözünü sakınmayan Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong bir kez daha ABD ve Çin’i çevrim içi yapılan Aspen Güvenlik Forumu’nda gerginlikleri azaltmaya çağırdı. Lee’nin açıklamaları Çin-ABD ilişkilerini izleyenlere daha fazla düşünecek bir perspektif sunan değerli uyarı olarak hizmet etti.

UYARILAR

Lee forumda iki tarafı yanlış hesaplamalardan çekinmeye ve çatışmaları önlemeye çağırırken,

“Gerçek hiçbir tarafın ötekini yenemeyeceğidir” diyerek, ses getiren bir uyarı yaptı. Bu değerlendirme aslında doğrudur. Çin bunu anladı ancak rejim değişiklikleri başlatma ve askeri fetihler yapmaya alışmış Amerikalılar için kabul etmesi zor olabilir. Ama iki ülkenin tarihsel ilişkilerinin eksizsiz bir incelenmesi Amerikalıların Çin ulusunun kapasitesini ve dış işgaller ile müdahalelere karşı kararlılığını daha iyi anlamalarına yardımcı olacaktır. Başka bir tavsiye kendini gerçekleştiren kehanete karşı uyarıdır. Lee ABD’nin “Çin’in bir düşman olduğuna karar vermeleri” durumunda karşılaşacağı “güçlü rakibe” karşı uyarıda bulundu.

Hegemonik dürtülerinin yönettiği ABD uzun zamandır dünyada yok edecek bir “canavar” arıyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olarak yükselen, yabancı bir kültüre ve farklı bir siyasi sisteme sahip Çin mükemmel bir “canavar” olarak ortaya çıkıyor. Çin Dışişleri Bakanı

Xie Feng, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman ile görüştüğünde bazı Amerikalıların Çin’i “hayali bir düşman” olarak çizdiğini belirterek, bu noktayı vurguladı.

Böyle bir tehdit algısı karşılıklı güçlendiricidir, Biden ekibinin çok yaygın olarak dillendirilen Çin’e karşı üç aşamalı “rekabetçi, iş birlikçi ve düşman” yaklaşımının, “çok az gizlenen Çin’i kontrol altına alma ve bastırma” çabası olduğundan geniş biçimde şüphe duyuluyor.

Çin, Washington’daki atmosfer kendisine karşı dönerken, sadece en kötü senaryoya hazırlanabilir. Bu tür etkileşimler iki tarafta da tutumları sertleştirerek ve politika seçeneklerini sınırlayarak sorunları daha da kötüleştirecektir.

ENDİŞELER

Başbakanın sözleri Singapur’un ulusal çıkarlarını ve artan gerginliklerle ilgili gerçek endişelerini yansıtıyor. Singapur bir ülke olarak, hemen etrafındaki bölgedeki belirsizliklere karşı oldukça açık olması nedeniyle, uluslararası piyasaya derinden bağlıdır. Singapur ayrıca Çin’in istikrar ve kalkınmasından çok büyük ölçüde faydalandı. Bu nedenle Singapur gibi bölge ülkelerinin ABD’nin Çin’in kuşatılmasını güçlendirme ve diğer ülkeleri onları zor bir duruma sokan taraf seçmeye zorlama faaliyetlerinden rahatsız olmaları doğaldır.

Aslında, Başkan Biden Quad mekanizmasına yeniden yatırım yapmak, bölgede askeri varlığını ve vaatlerini artırmaktan, Çin ile bölgede rekabet ve hatta çatışmayı artırmanın açık bir işareti olan daha çok diplomatik manevraya girmeye kadar ABD’nin Hint-Pasifik stratejisinde daha kararlı oluyor. Bu yakınlardaki ülkelerin çok önem verdiği bölgesel istikrarı bozmaya mahkumdur. Taiwan Boğazı ile Güney Çin Denizi’nde gerginlikler zaten artıyor ve bölgede askeri çatışma risklerini artırıyor.

TEMENNİLER

 “Uluslararası düzen için kalıcı bir çıpa olacak güvenilir ve öngörülebilir bir ABD” aradığı için, Lee’nin sözlerinde olumlu bir yön de bulalım ama bu arzu sadece yarım bir gerçektir.

Bölgesel ülkelerin, uzun dönemli ABD dış politikasının tutarlılığına önem verdikleri için Biden’ın göreve gelmesinden sonra “somut bir rahatlama” hissetmeleri anlaşılabilir. Fakat ABD’nin Çin konusundaki dış politikasının tutarlılığının bölgeyi istikrara kavuşturacağını varsaymak çok basitleştirici olacaktır.

Başbakanın sözleri bize Singapur ve diğer bölge ülkelerinin Çin-ABD ilişkilerinde arabuluculuk yapmak için uygun bir noktada durduklarını hatırlatıyor. Bir yandan bölge ülkeleri iki ülke arasında neler olup bittiğini daha objektif ve mantıklı biçimde gözlemleyebilirler, dolayısıyla sözleri bazen her iki ülke için de inandırıcı olacaktır, özellikle diplomatik kanalları azaltacak kadar yüksek olduğu zamanlarda. Öte yandan, bu ülkelerin bölgedeki barış ve istikrardan çıkarları yüksek. Bu yüzden, bölgede barış vi istikrarı korumak onların yararına ve ortak sorumlulukları.