Xinhua

Korkan çocukların gözlerindeki yaşlar, yıkılan mahalleler ve derme çatma kamplara tıkışan binlerce mülteci… Gazze Şeridi’ndeki sivillerin çektiği acılar şimdi Orta Doğu barış süreci hakkındaki çok taraflı iş birliğinin etkililiği test ediyor ve insanlık vicdanını sorguluyor.

2014’ten bu yana İsrail ile Filistin arasındaki en şiddetli çatışmalar ağır kayıplarla ikinci haftasına girdi. 200’den fazla ölünün çoğunluğunu, çocuklar dâhil masum siviller oluşturuyor. Kan dökülmesi yetersiz sığınma evi arayan binlerce sivili mülteciye dönüştürürken ve dünyanın diğer kesimlerindeki Yahudi ile Müslümanların barış içinde bir arada yaşamalarını riske atarken, ateşkes şimdi bölgede en acil konu ve birinci öncelik.

Karşılıklı şiddet İsrail ile Filistin arasındaki barış sürecindeki tıkanıklığı daha fazla çıkmaza sokuyor. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) salı günü yaptığı toplantıda, Gazze’de şiddetin artmasının “sadece ölüm, yıkım ve ümitsizlik sarmalını besleyeceğini ve bir arada yaşama ve barış umutlarını daha da uzaklara atacağını” söyledi. BM Genel Sekreteri “Çatışmalar durmak zorunda. Derhal durmak zorunda. Bir yanda roketler ve top mermileri diğer yanda hava ve topçu bombardımanı durmak zorunda.” dedi.

İSRAİL İLGİLİ BM KARARLARININ GEREKTİRDİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERE UYMALI

Tarihte, kısasa kısas saldırılarını sadece nefreti derinleştireceği ve öç almaya neden olacağı kanıtlanmıştır. İsrail ve Filistin güçleri halklarını gerçekten korumak için, hava saldırıları, kara saldırıları ile roket fırlatma dâhil askeri ve düşmanca hareketlere son vermelidir. Daha gelişmiş silahlar ve daha az kayıpla üstün durumda olan İsrail özellikle itidalli davranmak zorundadır. BM kararlarına uymalı, evleri yıkmaya ve insanları Filistin’den dışarı atmaya son vermeli, İsrail yerleşim birimlerinin genişletilmesini durdurmalı, Müslümanlara karşı şiddet, tehdit ile provokasyonlardan kaçınmalı ve Kudüs’teki kutsal yerlerin tarihsel statüsüne saygı göstermelidir. Bu arada, Filistin tarafı da durumu kötüleştiren hareketlerden kaçınmalı, misilleme roket saldırılarını durdurmalı, sivillere zarar vermemeye çalışmalı ve gerginliği azaltma çabalarına katılmalıdır.

Askeri çatışmalar ve Covid-19 salgınının yarattığı ikili felaket Gazze’de ve etrafındaki yoğun nüfusa sahip yerleşim yerlerinde ürkütücü insani krizlere neden oldu. İnsani felaketleri önlemek için, İsrail ilgili BM kararlarının gerektirdiği yükümlülüklerine uymalı, Gazze Şeridi’ne yönelik karantinayı toptan kaldırmalı, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilerin güvenliğini ve yasal haklarını garanti altına almalı ve insani yardımların bölgeye girmesini kolaylaştırmalıdır.

Orta Doğu’da barış sürecini destekleme konusunda tutarlı bir davranış içinde olan Çin tarafsızlık ile adalete bağlıdır ve gerginliği azaltacak her türlü çabaya yardıma hazırdır. Çin, mayıs ayı için BMGK’nin dönem başkanı olarak Filistin-İsrail çatışmasını ele almayı ilk öncelik olarak belirledi ve BMGK’yi birçok kez Filistin sorununu ele almaya zorladı. Bütün ilgili taraflar adalet ile barışın yanında ve tarihin doğru tarafında birleşmeli ve gereken sorumluluklarını üstlenmelidir. Uluslararası toplum gerçek birçok taraflılık uygulamalı ve Filistin sorununa en kısa zamanda kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm peşinde koşmalıdır.