Akademisyen Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Shanghai’da gerçekleştirilen otomotiv fuarını değerlendirdi.

Auto Shanghai 2021 otomotiv fuarının gerçekleştirdiğini belirten Altay Atlı, fuarın devam eden pandemiye rağmen fiziksel bir biçimde yapıldığını vurguladı.

Fuarda ön planda olan konunun yeni enerjili, elektrikli ve hibrit otomobiller olduğunu ifade eden Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Çin yeni enerjili araçlar için çok büyük bir pazar. Dünyadaki yeni enerjili araçların toplam satışlarının yüzde 55’i Çin’de gerçekleşiyor. Çin’in kendi atılımlarında gelişmeler var. Hem de yabancı otomotiv üreticilerinin artan ilgili söz konusu.

Şu anda Çin’deki pazarın büyüklüğü 25 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. 2024’e kadar pazarın büyüklüğünün 140 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Çin’in nüfusunun fazlalığı, artan alım gücü önemli ancak bir yandan da Çin destek veriyor. 2020 Kasım ayında devlet yeni bir plan açıklamıştı. 15 yılı içeren yeni enerjili araçlar için kalkınma planı açıklanmıştı. Amaç Çin’i üretimde de öncü konuma getirmek. Yeni enerjili araçların toplam satışlarda 2025’e kadar yüzde 25’lik paya ulaştırılması, 2035’te de tamamen ana eksenin elektrikli araçlar olması. Ayrıca toplu taşımada araçların elektrikli hale getirilmesi planı var.

Çin’in 15 yıllık yeni enerjili araç geliştirme planı iki tane büyük vizyonuyla ilgili. Bir tanesi ‘Made In China 2025’ diğeri ise 2060’a kadar sıfır karbon seviyesine ulaşmak. Böylece daha yeşil bir kalkınma sürecini yakalamış olmak. Bütün bunlar Çin’in birbirini tamamlayan vizyonları.

Shanghai’daki fuara dönecek olursak, lüks markalar artık elektrikli otomobil üretime geçmek üzere sıraya girmiş durumda. Rolls Royce’dan Lamborghini’ye kadar markalar hibrite doğru geçtiklerini, 2030-2040’a doğru artık elektrikliye geçme planları olduğunu Shanghai’daki fuarda belirtmiş oldu.

HUAWEI VE XIAOMI’DEN ELEKTRİKLİ OTOMOBİL GİRİŞİMİ

Bir yandan da Çin’in kendi içindeki üreticiler var. Çin’in kendi teknoloji firmalarının bu işe girdiğini görüyoruz. Shanghai’daki fuarda bu firmalar ilk açılımlarını yapmaya başladılar. Örneğin, Huawei elektrikli aracını açıklamış oldu. Huawei tarafından tasarlanan bir araç söz konusu. Saatte 180 kilometre hıza kadar çıkacak aracın fiyat aralıkları da fuarda açıklandı. Hatta Huawei’in üreteceği elektrikli otomobil için 38 bin dolarlık fiyat açıklanmış oldu.

Diğer bir firma Xiaomi, elektrikli araç piyasasına gireceğini açıklamıştı. Burada çok farklılaşan bir rekabet ortamını görebileceğiz.

Elektrikli araç sadece benzin yerine elektrik kullanıyor demek değil. Bu aynı zamanda yapay zekâ, internete bağlı araçlar anlamında hayatımıza girecek. Bu araçlar normal araçların üç katı kadar mikroçip kullanımını gerektiriyor. Bu da işin başka bir boyutu. Şu anda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasındaki teknoloji rekabeti mikroçipler üzerinden bir çatışma haline geldi.

FUARDA TESLA PROTESTOSU

Bu rekabetin içinde konuşmamız gereken bir aktör de Tesla. Tesla için Çin çok önemli, Tesla Çin’de üretim yapıyor. Tesla’nın Shanghai’da bir fabrikası var. Bu fabrikada Ar-Ge ve inovasyon için çalışmalar yapılıyor. Ancak son dönemlerde Tesla’nın birtakım sorunlarla karşılaştığını gördük. Fuarda da bu karşımıza çıktı. Fuarda, Shanghai’da üretilen Tesla araçlarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle bazı tüketiciler orada gösteri yaptılar. Buna karşılık Tesla kazaya karışan araçlarla ilgili birtakım verileri paylaşmayı kabul etti. Tesla araçlarının kameralarının kaydettiği görüntülerin Çin için bir güvenlik tehdidi oluşturabileceği endişesi vardı. Burada da Tesla, Çin’de topladığı tüm verilerin ülke sınırları içinde saklanacağı güvencesini vermişti. Yani Tesla’nın Çin ile ilişkisi de değişkenlik gösteriyor.

Otomotiv sektörü denilince bunun çevreye katkıları ve biryandan da jeopolitik boyutunu önümüzdeki yıllarda görüyor olacağız.”