Koronavirüsle mücadele kapsamında aşılama çalışmaları hızlanmışken “Covid-19 aşısı olanlara ek haklar sağlanacak mı?” sorusu bir kez daha gündeme geldi. Aşılamanın başladığı ülkelerde, Covid-19 aşısı olmuş kişilere bazı özgürlükler tanınıp tanınmayacağı, geçen hafta tartışılan konular arasındaydı.

Koronavirüs salgınıyla küresel çapta verilen mücadelede, ülkeler vatandaşlarını aşıladıkça yakın gelecekte uluslararası seyahatlerde “aşı pasaportu” istenmesi dünya gündeminin öne çıkan haberlerindendi. Ancak öncelikle şunu hatırlatalım, “aşı pasaportu” talebi yalnızca hükümetlerden gelmiyor. Etihad ve Emirates Hava Yolları birkaç hafta içinde, yolcuların aşı olduklarına veya Covid-19 testi yaptırdıklarına dair belge sağlamak için Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından geliştirilen dijital seyahat kartını kullanmaya başlayacağını duyurdu. Siyaset cephesinden baktığımızda, siyasi erklerin vereceği kararların “ayrımcılık yapıldığı” yönünde bir algı oluşturabileceğini savunanların sayısı epey yüksek. Fakat yakın gelecekte insanların aşı olduklarını kanıtlamak üzere resmi belge taşımasının genel kural olarak kabul görmesi ihtimali de uzak değil.

Özellikle turizm sektörünün ekonomiye katkısının büyük olduğu ülkelerde “aşı pasaportu” konusuna dikkat çekiliyor. Bazı ülkeler aşı olanlara seyahat imkânı sağlayacak belge verilmesini isterken bazıları ise buna karşı çıkıyor.

BAZI AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ “AŞI PASAPORTU” FİKRİNE KARŞI ÇIKIYOR

“Aşı pasaportu” tartışması, ocak ayında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Avrupa Birliği (AB) yönetimine yazdığı mektupla başladı. Miçotakis, aşı olanların rahatça seyahat edebilmesini sağlamak amacıyla AB genelinde uygulanacak bir belgeleme sistemi kurulmasını önerdi. AB yönetimi ise henüz erken olduğunu savunarak konuyu erteledi. Ertelemenin gerekçesi sistemin “hukuken ayrımcılık” ortaya çıkarabileceğiydi. Yunanistan uygulamanın örneğini İsrail ile başlattı. Yüksek aşılama oranına ulaşan İsrail ile Yunanistan arasında Covid-19 aşısı olanların iki ülke arasında herhangi bir kısıtlama olmaksızın seyahatine imkân sağlayan turizm anlaşması yapıldı.

“Aşı pasaportu” konusunda diğer ülkelerdeki son durumu özetlersek; örneğin turizm ülkelerinden İspanya da “aşı pasaportu” verilmesini istiyor. Hatta İspanya Ekonomi Bakanlığı, “güvenli seyahat koridorları” oluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan bir rapor hazırladı. Turizmden yüksek geliri olan İtalya, “aşı pasaportu” uygulamasını destekleyen ülkelerden bir diğeri. Konu ile ilgili görüşünü paylaşan Başbakanlık Acil Tedarik Komiseri Domenico Arcuri, pasaportun “kötü bir fikir olmadığını” belirtti. Danimarka ve İsveç, yaz aylarında turizmi canlandırmak amacıyla “dijital aşı sertifikaları” dağıtma planları yaptıklarını ilan ettiler. İsveç’in dijital teknolojiden sorumlu bakanı Anders Ygeman, dünyada seyahat yeniden başlayacaksa bu tür bir belgenin genel uygulama haline gelmesi gerektiğini bildirdi. Yine İzlanda da geçen ay sonu itibarıyla aşı olanlara dijital belgeler vermeye başladı. İzlanda’ya girişte bu tür bir belgeyi gösterenlerin sınırdaki kısıtlamalardan muaf tutulacağı, Covid-19 testi yaptırmak zorunda kalmayacağı açıklandı. Baltık ülkesi Estonya ise pilot proje başlatarak aşı olunduğuna dair kanıt gösterenlerin karantinaya alınmayacağını duyurdu. Bu arada Estonya, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile muhtemel bir dijital aşı sertifikası uygulaması çalışmalarına da başladı.

Bazı AB ülkeleri, “aşı pasaportu” fikrine karşı çıkıyor. Bu ülkelerden biri, Fransa. Fransa, herkesin aşıya erişimi olamayacağını gerekçe göstererek bu tartışmadaki tavrını net şekilde ortaya koyuyor. “Aşı pasaportu”na karşı çıkan ülkelerden bir diğeri, Almanya. Ancak Almanya’da özel sektörün uygulamaya geçmesi halinde yasal olarak engellenemeyeceği görüşü öne çıkarıyor. Zira Almanya Adalet Bakanı Christine Lambrecht, “Bir restoran sahibi sadece aşı olmuş kişilere kapılarını açacak olursa bunu şu anki yasal durumda engellemek zor olur.” açıklamasını yaptı. Belçika’dan ise “aşı pasaportu” hakkında görüş aktaran Dışişleri Bakanı Sophie Wilmes oldu. Wilmes, bu tür uygulamanın AB vatandaşları arasında ayrımcılığa yol açacağını ifade ederek, herkesin aşıya erişiminin kısa sürede mümkün olmayacağını kaydetti. Aşı pasaportuna geçmeyi şu an için düşünmeyen ülkeler arasında Polonya da bulunuyor. Ama Polonya hükümeti, geliştirilen bir akıllı telefon uygulamasıyla aşı olanların ülkeye varışta karantinaya girmemesini sağlıyor.

AB’den yakın zamanda ayrılan Birleşik Krallık’ta aşıdan sorumlu bakan yardımcısı Nadhim Zahawi, hükümetin, insanların başka ülkelere seyahat edebilmesi için bir aşı pasaportu uygulaması düşünmediğini dile getirdi fakat aşı olduğunu kanıtlaması gerekenlerin aile hekimlerinden gerekli belgeyi temin edebileceklerini de sözlerine ekledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ise, Başkan Joe Biden imzaladığı ilk kararnamelerden birinde aşı belgelerinin dijital olarak temin edilmesinin araştırılmasını istemişti.

AŞI HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR OLMALI

Şüphesiz, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bu konudaki fikri çok önemli. DSÖ, böyle bir sisteme “henüz” karşı olduğunu bildirdi. DSÖ yetkilileri açıklamada, aşının virüsün bulaşmasını ne derece engellediği, ne kadar süreyle koruyucu olduğu gibi birçok konuda yeterli bilgi bulunmadığına vurgu yaptı. Şüphesiz bu konuda karar alınmasını geciktiren faktörlerden biri, virüsün mutasyonla ortaya çıkan yeni varyantları. Bir başka faktör de sıklıkla dikkat çekildiği üzere “hukuken eşitlik ilkesine aykırılık.”

Bilim insanları ağırlıklı olarak, Covid-19 konusunda böyle bir uygulamanın yürürlüğe konmasının toplumda ayrımcılık yaratabileceğini belirterek, var olan eşitsizlikleri daha da derinleştireceğinin altını çiziyor. Hatta aşı olanların serbestçe dolaşabildiği, diğerlerinin engellendiği bir durumda, aşıya ya da Covid-19 testlerine erişemeyenlerin veya buna maddi olarak gücü yetmeyenlerin özgürlüğünün fiilen kısıtlanacağını söyleyenler de var. Uzmanların bu soruna ilişkin çözüm önerisi ise, Covid-19 testlerinin ve aşının herkes için erişilebilir olmasının garanti edilmesi.

Bugün pek çok ülkeye girişte negatif Covid-19 testi zorunlu. Ancak, görünen o ki, ilerleyen dönemde bu yeterli olmayacak çünkü ülkeler aşılanmamış kişileri sınırlarından içeri almayacaklar. Dünyada milyonlarca insanın henüz aşıya erişim imkânı yokken, bugünden “aşı pasaportu”nu konuşmak ne kadar doğru, tartışılır ama yakın zamanda seyahat etmek için sadece pasaport ve vize yeterli olmayabilir.

Tuğçe Akkaş