Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişimleri değerlendirdi.

Geçen hafta lige milli ara verilmiş olmasına rağmen gündem açısından oldukça hareketli geçtiğini belirten Üstün, “Türkiye’nin en başarılı kulüp ve milli takım branşı olan kadın voleybolda Sistem9 Yeşilyurt Challenge Cup’ta Avrupa Şampiyonu, Vakıfbank Şampiyonlar Ligi finalisti, Galatasaray CEV Cup’ta Avrupa ikincisi olurken erkek voleybolda da Ziraat Bankası Challenge Cup’ta Avrupa ikincisi oldular. Sistemli ve programlı, altyapıları sürekli çalışan, federasyonun doğru hamleler yaptığı bir durumda nelerin başarılacağını son derece net görüyoruz.” dedi.

“ALİ KOÇ, MAALESEF İKİ KONUDA SINIFTA KALMIŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR”

Milli maç arasına Fenerbahçe ile Erol Bulut ayrılığıyla girildiğini söyleyen Üstün, “Böylece Süper Lig’de sezona başladığı hoca ile devam eden dört takım kaldı; Galatasaray, Beşiktaş, Hatayspor ve Sivasspor. Bazı ekipler ise dördüncü değişikliği dahi yapmış durumdalar. Böyle bir yapıda başarının gelmeyeceği çok net ortada. Fenerbahçe’de Erol Bulut kararının neden şimdi alındığı halen tam anlamıyla açıklanmış değil. Bir kan uyuşmazlığı olduğu uzun süredir belli olmasına rağmen Ali Koç yönetimi hiç değilse bir sezonu aynı hocayla bitirmeye çalıştı muhtemelen, ancak takımın şampiyonluk yarışında oldukça geriye düşmesi nedeniyle belki de son bir kıvılcım çakmayı denemekten başka çare kalmamıştı. Mucizelere kalmış da olsa belki takımı yeniden ateşleyecek hamle olsun diye böyle bir şeye giriştiler. Başkanlığa şeffaflık ve istikrar vaadi ile gelen Ali Koç, maalesef her iki konunda da sınıfta kalmış gibi gözüküyor.” diye konuştu.

“MİLLİ TAKIMIMIZ GÖZ KAMAŞTIRAN BİR BAŞLANGIÇ YAPTI”

Spor yorumcusu Behçet Üstün, milli takımın son dönemdeki dikkat çeken performansından söz etti.

“Fenerbahçe’de inişli çıkışlı bir grafik çizen Ozan Tufan milli takımda bambaşka bir seviyede oynuyor.” diyen Üstün, sözlerine şöyle devam etti:

“Fenerbahçe’nin tek sorununun teknik adam olmadığı eleştirilerine karşı, tek değilse de en önemli sorunlardan biri olduğunun kanlı canlı örneği belki de Ozan Tufan. Şenol Güneş’i muhtelif nedenlerle sever ya da sevmezsiniz, ama şu bir gerçek ki, elindeki oyunculardan maksimum verimi almasını çok iyi biliyor. Milli takımımız tarihindeki en büyük başarı olan dünya üçüncülüğünü Şenol Güneş yönetiminde almıştı ve şimdi yepyeni bir maceraya doğru yola çıkmış gözüküyor. Milli takımımız, Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’ne göz kamaştıran bir başlangıç yaptı. Grupta zirve için çekişeceğimizi düşündüğümüz Hollanda ve Norveç ile ilk iki grup maçında karşılaştık. Milliler iki maçı da kazanırken yedi gol kaydetmeyi başardılar. Hollanda yeniden yapılanıyor dahi olsa dünyada ciddi bir ekol olan, ciddi bir geçmişi olan bir ülkeden bahsediyoruz. Norveç ise son yılların en göz kamaştıran golcülerinden Haaland ve ligimizden de yakından tanıdığımız Sörloth’a sahip bir ülke. Ardı ardına gelen bol gollü galibiyetler Türkiye’yi grubun en büyük favorisi durumuna getirdi. Ancak okyanusları aşıp derede boğulmak sözünü hiç unutmamak gerekiyor. Avrupa’da da iyi başlayıp sonunu getirememeye “Türk gibi başlamak” diyorlar. Bunu aklımızda tutmamız ve ona göre önlemler almamız gerekiyor. Bu muhteşem başlangıcı sürdürebilecek bir kadroya sahibiz. Şunu da önemle belirtmek gerek, sahaya çıkan ilk 11’de 9 oyuncumuz Avrupa’da forma giyiyor ve oldukça genç bir takıma sahibiz. Bu noktada Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) yabancı oyuncu kısıtlaması kararına da atıfta bulunmak gerekiyor. Ne kadar hatalı bir uygulama olacağını umarım ki, görürler. Şu anki uygulama sayesinde bu kadar genç oyuncumuz yurt dışına gitti ve kendilerini geliştirme imkânı buldular. Umarım TFF yabancı yasağı ile genç oyuncuları yurt içine tekrar hapsetmez. TFF’nin bu kararını yeniden gözden geçirmesini ümit ediyorum.

Oynadığımız iki karşılaşma kendimizle kıyaslayacağımız bir diğer önemli konu da hakemler oldu. Süper lig maçlarından sonra saatlerce hakem konuşmaz zorunda kalıyoruz. Bu konuşmaların haksız olduğu da söylenemez, zira hakem kararları maçların çok önüne geçiyor. Oysa Hollanda ve Norveç maçlarında oyunun hiç önüne geçmeyen, kuralları uygulayan hakem yönetimleri gördük. VAR’a başvuru gereği dahi oluşturmayan yönetimlerdi. Türk hakemlerinin alacağı çok ciddi dersler olduğunu düşünüyorum. Eğer niyetleri varsa”

SERDAR TATLI’NIN UYARILARI İŞE YARAYACAK MI?

Merkez Hakem Kurulu Hakem Gelişim Projeleri çerçevesinde gerçekleştirilen Üst Klasman Hakem kampına da değinen Behçet Üstün, “Geçen hafta Antalya’da hakem semineri vardı ve MHK başkanı Serdar Tatlı’nın bazı pozisyonları izletip ciddi serzenişleri olduğu medyaya yansıdı. Bu uyarılar bundan sonrası için işe yarayacak mı, bilmiyoruz. Fakat Serdar Tatlı MHK’sinin, kendisinin seminerde eleştirdiği bariz hataları yapan hakemlere üç-dört gün sonra yeniden maç verdiğini de biliyoruz. Yani bu hataları o zaman görmediler de şimdi birdenbire seminerde mi akıllarına geldi? Bu da garip bir durum. Yani bu uygulama da Tatlı’nın ciddi olup olmadığını sorgulamamıza neden oluyor maalesef.” açıklamasında bulundu.