China Daily / Martin Sieff

Amerikan ve İngiliz medyası Hong Kong’daki seçim sistemi reformunu, özel yönetim bölgesinin siyasi sistemini zayıflattığını iddia ederek, kınadı. Ama gerçekte durum tam tersi. Hong Kong’un itibarını, refahını ve ekonomik dinamizmini yıkmak ve insanlarını baskı ile yıkıma sürüklemekten çok uzak bir şekilde, seçim sistemi reformu insanları bu kaderden kurtaracak.

En yüksek kınamalar ironik biçimde, kendi ülkelerinde siyasi protestoların şeytanileştirilmesine gözlerini kapayan bazı politikacılardan geldi. Kongre binasına 6 Ocak’ta yapılan saldırı, çirkin ve kargaşa yaratıcıydı ve Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) bütün dünyada utandırdı. Korkan ve hatta kendini kaybetmiş Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi dâhil temsilciler FBI ile diğer güvenlik kurumlarını Kongre’deki kalabalığın her bir üyesini avlayıp cezalandırmak için ve gerekirse yurt dışına çıkmalarını yasaklamaları için baskı yaptı.

Bu aynı insanların eğer Çin hükümeti Hong Kong’daki şiddetli protestolar ve karışıklıklara katılan her kişinin tutuklanmasını emretse nasıl tepki göstereceklerini bir düşünün.

ABD ile Çin dâhil her ülkenin kamu güvenliğini sağlamak ve vatandaşlarını gözdağı ile şiddetten korumak için yükümlülük ve haklara ayrıca ahlaki zorunluluğa sahiptir. İngiltere hükümetinin benim memleketim olan Kuzey İrlanda’da 1960’larda anladığı gibi, bunu yapamamak yasa ve düzenin toptan yakılmasına yol açar ve hükümetin silahlı kuvvetleri görevlendirmesine ya da hatta sıkıyönetim ilan etmesine neden olur. Bu tür karışıklıklar iş insanlarının güven kaybının onları ülkede yatırım yapmalarını engelleyeceği felaket bir sarmala sokar. Kuzey İrlanda’da bu oldu ve düzeltilmesi kuşaklar alan bir ekonomik çöküşe yol açtı.

Çin’in güvenlik kuvvetlerinin yetkililerine karşı şiddetli kitle gösterilerini sona erdirme konusundaki herhangi bir başarısızlığı, barışı sağlamamasının ötesinde, aksine ana vatanı ile yaklaşık 24 yıl önce yeniden birleştikten sonra gelişen Hong Kong’un ekonomik dinamizmini yok eder.

“DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM” İSTİKRARLI EKONOMİLERE AKAR

Seçim sistemi reformu bir kez daha bu reformun Hong Kong demokrasisini zayıflatıp zayıflamadığı tartışmalarını alevlendirdi. Ancak dünyanın Hong Kong’a güvenini zayıflatmayacak. Aksine, şiddetli protestolar ve yıkıcılık bunu yapar.

Çin’e sürekli ders veren ve hatta onu Hong Kong’da barış ile güvenliği sürdürme ve ekonomik gelişmesine yardım çabasında aşırı güç kullanmakla suçlayan yağcı, iyi ücret ödenen Batı’daki siyasi alimler gibi teorik olarak konuşmuyorum. Memleketim Kuzey İrlanda’da yarım yüzyıldan önce, çılgınca yaşanan benzer bir istikrarsızlaşma sürecinin sonuçlarını yaşadım ve tanıklık ettim. O zamandan bu yana, bütün dünyada Balkanlardan Orta Asya’ya benzer çılgın çatışmalara düşen toplumlar gördüm.

Herhangi bir toplumdaki siyasi söylemin en temel kuralı, siyasi sürece katılanların hepsinin reformlar önererek bu sistemi ayakta tutma ve güçlendirme çabalarında sadık ve yapıcı olmalarıdır. Örneğin Martin Luther King Jr,  ABD’yi sevdi ve ülkesinin siyasi liderlerini ve halkını ifade ettikleri ideallere sadık olmaya çağırdı. Benzer şekilde sorumsuz ve düşüncesiz bir şekilde Çin’i şeytanlaştırmaya çalışan bazı ABD’li politikacılar da kendi toplumlarında reform yapma ve iyileştirmeye odaklansalar daha iyi ederler.

Küresel yatırımcıların Hong Kong’a güvenini yeniden sağlayacak şey nedir? Barışın, istikrarın, yasa ve düzenin yeniden kurulması. Bütün dünyada gelişmekte olan ülkelerde ticari güvenin ilkeleri konusunda yüksek lisans dersleri verdim ve her zaman aynı temel gerçek ortaya çıktı. Doğrudan yabancı yatırım, ekonomik büyüme ve ticari güveni destekleyen politikalara sahip siyasi olarak istikrarlı ekonomilere akar.

Çin hükümeti bu koşulları Hong Kong’da yeniden sağlamak ve sürdürmek için sıkı çalışmaya devam ediyor. Dünyanın yeniden Hong Kong’a güven duymasını sağlamanın yolu budur. Ve Beijing bunu yapıyor. Çin ana karasında geçen 40 yılda yüz milyonlarca insanı mutlak yoksulluktan kurtaran aynı politikalar Hong Kong’da işlemeye devam edecek ve onu daha da zenginleştirecek.