Ukrayna-Rusya Savaşı devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve müttefikleri, Avrupa’nın Rusya’nın enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltmak, bu sayede Rusya’nın büyük bir gelir kaybına uğramasını sağlamak için arayışlarını hızlandırdılar. Fakat bu konuda kısa vadede çözüm bulmaları olanaksız. Çünkü akşamdan sabaha, bugünden yarına, ne doğal gaz ve petrolün yerine konacak bir enerji kaynağı bulmak mümkün ne de Rusya gibi büyük bir enerji tedarikçisi bulmak olası. Bunu ABD de biliyor, Avrupa da biliyor, Rusya da biliyor.

ABD’nin, İran’la ilişkilerini normalleştirmeye çalışmasının önemli bir sebebi bu olduğu gibi, Türkiye’nin İsrail, Arap ülkeleri ve Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi’yle ilişkilerini geliştirmeye çalışmasının önemli sebeplerinden biri de bu. Yani Avrupa’nın Rusya dışında bir kaynaktan enerji temin etmesini sağlamak.

Avrupa’da Rus doğal gazına en fazla bağımlı ülke, Almanya. Fransa da önemli bir müşteri; ayrıca nükleer enerjiyi de önemsiyor, tükettiği elektriğin yüzde 70’ini nükleer enerjiden karşılıyor. Kısacası, ülkeler enerji tedarikinde hem kaynak çeşitliliğini hem de tedarikçi ülke çeşitliliğini önceliyorlar.

Dahası var. Rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik talep de hızla artıyor. Bunun yanında enerji verimliliği, enerjinin depolanması, enerji tüketiminde tasarruf bilinci de daha fazla önem kazanıyor. Ayrıca, enerji verimliliği istihdam da yaratıyor. Rüzgâr, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilmesi, elektrik şebekelerinin modernizasyonu, ekonomik büyümeye ve istihdama yansıyor. Yenilenebilir enerji sektöründe büyüme hızlanıyor.

Fakat temiz enerjiye, yenilenebilir enerjiye yönelik ilgi artsa da, kısa vadede fosil yakıtların (petrol, kömür, doğal gaz) tahtının sallanmasını beklemek gerçekçi değil. Çünkü fosil yakıtların sağladığı enerjinin hacmi, bolluğu ve sürekliliğini, temiz enerji kaynaklarının sağlaması, kısa vadede olanaklı görünmüyor. Fosil yakıtların ömrü azalsa da, sebep oldukları sera gazı salımı doğaya, çevreye zarar verse de, görünür gelecekte bunlardan vazgeçmek, mümkün değil.

TÜRKİYE’NİN SEÇENEKLERİ

Türkiye de, Rusya’nın en önemli doğal gaz müşterileri arasında. Rusya; doğal gazın yanında petrolde de önemli bir tedarikçi Türkiye için. Doğal gaz ve petrolde, çok büyük ölçüde dışarıya bağımlı olan Türkiye, bu nedenle, hem kaynak hem tedarikçi ülke çeşitliliğini önemsiyor. Kaldı ki, yüksek enerji faturası, cari açığın da en önemli sebebini oluşturuyor.

Kısacası, hem savaş hem artan enerji fiyatları hem de yurttaşların kabaran faturalarının bir kez daha gösterdiği üzere, Türkiye’nin; enerjinin kamu önceliği, kamu mülkiyeti, kamu planlaması gerektiren bir sektör olduğunu kabul etmesi gerekiyor.

Barış Doster