Haber: Ersoy İrşi

Modern Çin müziğinin önde gelen ismi, ünlü besteci Xian Xinghai, önce Japon işgaline karşı Çin’de sonra Nazi saldırılarına karşı Sovyetler Birliği’nde sanatla direnişin öncülerindendi. Her anı mücadeleyle geçen yaşamı ve eşsiz eserleriyle Xian Xinghai, devrimci mücadelenin, işgale, sömürüye karşı başkaldırının sembolü olarak insanlığa ışık olmaya devam ediyor.  

Xian Xinghai, Çin Halk Sanatçısı unvanına sahip. İki senfoni, keman konçertosu, dört büyük ölçekli koro eseri, yaklaşık 300 şarkı ile bir opera besteledi ve müzik teorisi hakkında birçok makale yazdı. Modern Çin müziğinin öncüsü. Eşsiz yaratıcılığı ve yeteneğiyle birlikte büyük bir devrimci olan Xian Xinghai, bugün 116. yaşına girdi.

Xian, yoksul bir denizci ailede Makao’da doğdu. Babası o doğmadan öldüğünden, zorluklarla dolu bir çocukluk dönemi geçirdi, annesiyle bir yerden bir yere sürüklendi. Ondaki müzik yeteneğini fark eden annesi daima en büyük destekçilerinden oldu. Müzikal yeteneğinin gelişmesi için varını yoğunu ortaya koydu. Annesiyle geçirdiği bu dönem beyazperdeye de yansıdı. 2009 yılında çıkan, Qiankuan Li, Xiao Guiyun yönetmeliğindeki Xinghai filmi, Xian ve annesinin bu dönemde yaşadıklarını gözler önüne serer.

KIDEMLİ SINIFTAKİ İLK ÇİNLİ

Xian Xinghai, 1918’de Guangzhou’daki (Kanton) Lingnan Üniversitesine bağlı YMCA yardım okulunda klarnet öğrenmeye başladı. 1926’da Pekin Üniversitesi Ulusal Müzik Enstitüsü’ne müzik eğitimi almak için katıldı ve 1928’de keman ile piyano eğitimi almak için Shanghai Ulusal Müzik Konservatuarı’na girdi. Aynı yıl ünlü makalesi The Universal Music’i yayımladı. 1929’da hükümetin desteğiyle Paris’e gitti (burada onu birçok sanatçıyla tanıştıran Ma Sicong ile tanıştı) ve iki yıl sonra hem Vincent D’Indy hem de Paul Dukas ile kompozisyon çalışmak üzere Paris Konservatuarı’na kabul edildi. Paris Müzik Akademisi’nin kıdemli kompozisyon sınıfına kaydolan ilk Çinli öğrenciydi. Bu dönemde Rüzgâr, Bir Gezginin Şarkısı, D Minor’da Keman Sonatı ve diğer eserlerini besteledi.

ÇİN’İN AYAĞA KALKIŞININ SEMBOLÜ: SARI NEHİR

Vatanını ayağa kaldırmaya kararlı olan Xian için müzik devrimci mücadelenin aracıydı. 1935 yazında Paris’te kalmayı reddetti ve Çin’e döndü. Çin-Japon Savaşı sırasında Japon işgalcilere karşı savaşmaya teşvik eden vokal eserler yazdı. Bunlar arasında “Ulusu Kurtarmak”, “Tek Korkuya Direnmeme”, “Tek Korkunun Şarkısı” ve “Yollar” gibi eserleri yer alır.

1938’de Yan’an’daki Lu Xun Sanat Enstitüsü’nde Müzik Bölümü’nün dekanı oldu. Xian, sanatsal yaratımının zirvesine burada ulaştı. O zamanlar Yenan’da tek bir piyano olmamasına rağmen, Xian en önemli eserlerinden bazılarını burada besteledi. 1939’da bestelediği Sarı Nehir Kantatı, Xian’ın en öne çıkan eseriydi. Japonlara işgaline direniş sırasında sadece altı gün içinde Guang Weiran tarafından bir mağarada yazıldığı iddia edilen bu yedi bölümlü kantat, Çin’in meydan okumasının, ayağa kalkışının bir sembolüydü.

BAIKADAMOV’LA BİRLİKTE FAŞİZME DİRENİŞ KONSERLERİ

1940’ta Xian, Yenan ve Sekizinci Yol Ordusu belgesel filminin müziklerini bestelemek için Sovyetler Birliği’ne gitti. Çin’den ayrılmadan önce Mao Zedong onu akşam yemeğine davet etmişti. Xian, Sovyetler Birliği’ndeyken Nazi saldırıları yoğunlaştı. 1941’de Xinjiang üzerinden Çin’e dönmeye çalıştı, ancak yerel anti-komünist savaş ağası Sheng Shicai yolu kapattığı için Kazakistan’ın Alma Ata kentinde mahsur kaldı. Xian, bu dönemde yaşadığı birçok zorluğa rağmen direniş azmini ve direnenlere moral verme tutkusunu hiç kaybetmedi. Ülke ve aile hasreti her ne kadar onu üzse de Alma Ata’da yanlarında kaldığı küçük kız ve annesi sayesinde yaşama tutunan Xian, kaderini faşizme karşı direnenlerle birleştirdi ve direnişin estetik sesi oldu. Burada, Liberation of the Nation ve Sacred War senfonilerini ve Red All Over the River ve Chinese Rhapsody süitlerini besteledi. Kazak müzisyen dostu Bakhytzhan Baikadamov ile birlikte Sovyetler Birliği’nde birçok konser verdi. Bugünkü Almatı’da iki bulvarın adı Baikadamov ve Xian Xinghai’dir. Baikadamov’un eski evini ziyaret edenler, Xian’ın Çin’deki kızına yazdığı ve hiçbir zaman postalanmayan mektuplarını da görebilir.

İlerleyen zamanlarda fazla çalışma ve yetersiz beslenmeden dolayı Xian’da akciğer tüberkülozu gelişir. Tedavi olmak için yılında Moskova’ya gider. Ancak 30 Ekim 1945 yılında 40 yaşında bedeni hayata gözlerini yumar ve işgale, sömürüye karşı direnen ulusların bilincinde ölümsüzleşir. 

‘’İLK KEZ XI JINPING’DEN DUYDUM’’

Xian’ın Soyvetler Birliği’nde yaşadıkları da “Besteci” filmiyle beyazperdeye aktarıldı. Filmin yönetmen koltuğunda Çin sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Xierzhati Yahefu oturuyor. Filmin senaryosunda ise Zhang Suisui, Hajxia Tabazhek’in imzası bulunuyor. Filmin etkileyici müzikleri Güney Koreli sanatçı Lee Dong June’ye ait. Hu Jun, Yuan Quan, Berik Aitzhanov, Aruzhan Jazilbekova’nın başrollerini üstlendiği filmde oldukça kalabalık bir oyuncu kadrosu yer alıyor. Shanghai Film Festivali’nin Jüri Özel Ödülü sahibi. 2019 yılında Boğaziçi Film Festivali’nde Türkiye’deki ilk gösterimi yaptı. Bu gösterimin ardından filmin yapımcısı Jonathan Shen ile de bir söyleşi yapmıştım. Aydınlık gazetesinde yayınlanan söyleşide, Jonathan Shen filmin ortaya çıkışını şöyle anlatmıştı: “2013 yılında Çin Cumhurbaşkanı Sayın Xi Jinping, Kuşak Yol projesini ilk duyurduğu yer olan Kazakistan’da bir konuşma yaptı. Bu konuşmada besteciden bahsetti. Ben ilk kez orada duydum bu hikâyeyi sonra araştırmaya başladım. Bu hikâye benim çok ilgimi çekmişti, çünkü bu hikâyeyi duymadan önce beş bölümlük bir Kazakistan belgeseli çekmiştim. Daha sonra Kazakistan’daki arkadaşlarıma bu hikâyeyi sordum. Onlar da bildiklerini belirttiler. Sonra Astana’ya gittim ve filmdeki üvey kız ile anne karakterlerinin gerçek sahipleriyle buluştum. Onlardan da bu hikâyeyi dinledim. Bizim yaşımızdaki insanlar esasen bestecinin müziklerini dinleyerek büyüdü.’’

“KUŞAK YOL”A ONU ANARAK BAŞLANDI

Xian Xinghai’nin hikâyesi çağımızın en büyük projesinde de yer aldı. Çin Halk Cumhuriyeti lideri Xi Jinping, 2013 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’da Kuşak Yol projesini açıkladığı konuşmasında Xian’ı anlattı. Xi Jinping, yıllar önce vatanlarını savunan uluslarla kaderini birleştiren bestecinin anısı önünde, Asya halklarının birlikte gelişme ve insanlığı ilerletecek adımlarını dile getirdi.