China Daily / Armida Salsiah Alisjahbana, Kanni Wignaraja & Bambang Susantono

Eğer dünya Covid-19’u yenmek ve toparlanmada kimsenin geride kalmamasını sağlamak istiyorsa, salgın dikkat edilmesi gereken iki şeyi kesin biçimde açığa çıkardı; sayısallaşma ve bölgesel iş birliği.

Covid-19’dan önce bile, sayısal devrim insanları ve ticaretin yapılma şeklini dönüştürüyordu. Salgın ortaya çıktığında sayısal teknolojilerin hızlı adaptasyonu hükümetlerin, eğitim sektörünün, özel işletmelerin ve insanların faaliyetlerini sosyal mesafe, karantina ve diğer kontrol önlemleri arasında sürdürmesine yardım etti. Yüksek hızlı internet bağlantısı ve finansal teknoloji, kriz zamanlarında bile finansal kapsamayı derinleştirme ve yerel ekonomileri ayakta tutma bakımından büyük umutlar içeriyor. Yine de birçok yoksul ev, kadınlar ve diğer zayıf gruplar sayısallaşmanın faydalarına ulaşamadı veya bunların masraflarını karşılayamadı.

Bölgede ülkeler içinde ve ülkeler arasındaki sayısal bölünmeler ekonomik ve toplumsal farklılıkları artırma tehdidini taşıyor. Yeniliğe sürdürmek ve yeni iş modelleri yaratmak için sayısal teknolojilere daha eşit bir erişime ihtiyacımız var. Dolayısıyla, bölgesel iş birliği Birleşmiş Milletler’in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini üzerinde yeniden odaklanmak zorunda. Bölgesel iş birliği mevcut krizden çıkışı yönetmekte hayati bir rol oynuyor ve iş birliğinin çevresel ile toplumsal boyutları üzerinde yeniden odaklanmak gerekli. Birlikte çalışmak aynı zamanda ülkelerin ortak çabalarla sayısal altyapıyı geliştirip genişletmek ve bu hizmetleri daha erişilebilir hale getiren yasal ve düzenleyici reformlar dâhil, herkes için sayısal dönüşümü başarmasına da yardım edebilir.

Salgın Asya-Pasifik bölgesinin sağlık, eğitim ve toplumsal koruma sistemlerinin yetersizliğini ortaya koydu ve yoksullar ile toplumsal olarak dışlananlara hayatı daha da zor hale getirdi ve topluluklar ile ülkeler arasında, özellikle kadınlar için eşitsizlikleri derinleştirdi.

Salgın, kriz zamanlarında ek rahatlama sağlamak için güçlendirilebilecek, -doğumdan yaşlı zamanlarına kadar- toplumun bütün üyeleri için genel sosyal koruma sistemleri kurmanın değerini gösterdi. Ülkelerin kendilerini salgından koruma yetenekleri ve aşı programlarında büyük eşitsizlikler var. Bu fark gelişmişlik farklarını artırıyor. Dolayısıyla, bölgesel iş birliği yoluyla, insanlar, onların iyiliği ve yetenekleri üzerine yeniden odaklanmak gerekiyor.

ÜLKELERİN KENDİLERİNİ SALGINDAN KORUMA YETENEKLERİNDE BÜYÜK FARKLILIK VAR

Covid-19’dan kurtulmakta, çevresel sürdürülebilirliğin ekonomik, toplumsal ve küresel değer zincirlerini bütünleştirme çabalarında daha fazla merkezi hale gelmesi gerekiyor. Yeşil istihdam yaratmak için sanayi ve turizm sektörlerine yeni bir odaklanma dâhil, karbon nötr ekonomiler yaratarak daha güçlü bir bölge yaratmaya yardımcı olabiliriz.

Hükümetler toparlanmanın bir parçası olarak, daha çevreci sürdürülebilir kalkınma peşinde koşmanın potansiyelini tanırken, eğer Paris Anlaşması’nın iklim değişikliği ile ilgili hedeflerini gerçekleştirmek ve gezegenimizin doğal sermayesini ve biyoçeşitliliği korumak için daha fazla şey yapılması gerekir.

Ülkeler bu hafta sürdürülebilir kalkınma hedeflerini değerlendirmek için BM Yüksek Düzeyli Siyasi Forum’unda buluşurken, üç örgütümüzün ortak raporunda belirtilen bu sorunların daha fazla vurgulanması gerekiyor. Politika belirleyiciler zorunlu olarak salgını kontrol altına almak ve halkın acil ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandı.

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin birden çok birbirine bağlı boyutları hakkında somut eylem zor politika ve mali seçimleri gündeme getiriyor. Finansmanda bölgesel iş birliği ülkelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini karşılaması için kaynak bulma ve genişletmelerine yardımcı olabilir. Kilit öncelikler arasında ortak standartlar yoluyla vergi konusunda iş birliği ve vergi cennetleri ile vergi kaçırmayla mücadele çabaları var. Ek olarak, bölgedeki ülkeler özel yatırımları sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uydurmak ve bölgesel ile küresel sermaye piyasalarını birbirine bağlayan sürdürülebilirliğe odaklı araçların kullanılmasını genişletmek için teşvikler tasarlamakta birlikte çalışabilirler.

Uluslararası iş birliğinin başka bir biçimini de belirtmek gerekir. Hükümetler, çok taraflı örgütler, kalkınma bankaları, yardım kuruluşları ve özel sektör, Covid-19 Aşıları küresel Erişim (COVAX) gibi, salgınla mücadele için benzeri görülmemiş çabalar için güçlerini birleştirdi. Böyle bir ortaklığın mümkün kıldığı bilim, teknoloji ve yenilik ülkelerin toparlanma ve direnç oluşturma çabalarını taşımaya devam edecek.

Bugün, oldukça yerel olarak başlayan bir şey kısa sürede küresel bir olgu haline gelebilir. Yeniden canlandırılmış birçok taraflılık yeni zorluklarla mücadele etmek ve küresel kamu mallarının karşılanmasını genişletme konusuna daha hızlı tepki gösterebilir ve göstermek zorundadır. Örgütlerimiz birlikte sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için bu tür bir iş birliğini büyütmek isteyecekler.