Türkiye’de kontrollü normalleşme kararının alınmasının ardından vaka sayılarında artış görüldü. Büyük şehirlerde artan vakalar bazı yeni tedbirlerin gündeme gelmesine neden oldu.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Ertuğrul, son günlerde artan vaka sayılarını ve Türkiye’de koronavirüs salgınının gidişatını değerlendirdi.

SALGIN TÜRKİYE’DE ÜÇÜNCÜ ZİRVEYE DOĞRU GİDİYOR

Son iki haftadır normalleşme süreciyle birlikte vaka sayılarının arttığının görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, üçüncü dalganın zirvesine doğru ilerlendiğini kaydetti.

Kısa bir süre içinde günlük 5 bin vaka sayısından 20 bin vaka sayısına gelindiğini vurgulayan Prof. Dr. Ertuğrul, “Ne yazık ki, yaşam yitirmelerimizi de oldukça düşürmüşken bunun da arttığını görüyoruz. Vaka sayısına oranla ağır hasta sayısı da artıyor. Sahadan gelen veriler hastaların da, başvuruların da artmaya başladığını söylüyor. Tüm bunlar salgının şu anda yeniden üçüncü zirveye gittiğini bize gösteriyor.” dedi.

TEDBİRLER YETERSİZ Mİ KALIYOR?

Bölgesel karantina ve yerel tedbirlerin önemine değinen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, bütün tedbirlerin bir arada uygulanması ve değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bölgesel önlemlere karantina önlemlerinin de eklenmesi tavsiyesinde bulunan Ertuğrul, “Tüm yurt çapında birtakım önlemler, yurt dışı giriş çıkışların kontrolü de dâhil olmak üzere hepsiyle beraber düşünmek gerekiyor. Bir taraftan da kendi kişisel önlemlerimize devam etmemiz gerekiyor. Salgının en başında yaptığımız o kapanmaya devam edemedik ve hep kısmi kapanmalarla devam etmeye çalıştık. Bir taraftan yaşamı, üretimi sürdürürken bir taraftan da cumartesi, pazar günü gece sokağa çıkma yasaklarıyla işi sürdürmeye çalıştık. Fakat böyle yürümediğini görüyoruz en ufak açılmada salgın tekrar yükselme eğilimine girdi. Acil biçimde tüm ekonomik mağduriyetlerin devlet tarafından giderilmesi koşuluyla, belirli bir süre tam kapanma ve buna bağlı olarak çok hızlı şekilde risk grubunu ileri yaş grubunu aşılama gerekiyor. Bundan sonra belki kademeli olarak bir açılmadan bahsedebiliriz. Böyle devam etmesi durumunda vaka sayıları artacak ve yaşam kayıpları da buna bağlı olarak artacak.” diye konuştu.

AŞI VE MUTANT VİRÜS KONUSUNDA UYARILAR

Türkiye ve dünyadaki aşılama sürecinden de söz eden Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, İngiltere ve İsrail dışındaki istisnalar dışında aşılamanın çok iyi gitmediğini ifade etti.

Dünyada aşı üreten firmaların ürettiği aşıların tüm dünya nüfusuna yetecek miktarda olmadığını dile getiren Prof. Dr. Ertuğrul, “Tüm ülkeler aşı bulmaya çalışıyor. Avrupa Birliği’nde (AB) yaşananları görüyoruz. Hâlâ hiç aşı ulaşmayan 100’e yakın ülke var. Bu doğal olarak bize de yansıyor. Bizim Sinovac firmasının yıllık üretimi maksimum 300 milyon doz civarında olacak. Bunu bir yıl içinde üretip bize de gönderecekler. Böyle baktığınız zaman aşı tedarikinde sorun yaşanıyor ancak bu bize ait bir sorun değil dünyaya ait bir sorun.” ifadelerini kullandı.

Son günlerdeki vaka artış oranlarında mutasyonlu virüsün payının bulunduğunun altını çizen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, insan hareketliliğinin artmasının da vaka sayılarının artmasına etki ettiğini hatırlattı.

Kontrolsüz bir normalleşmeye girilmesinin de vakaları artırdığına vurgu yapan Ertuğrul, “İngiltere varyantı dediğimiz varyant hâkim virüs olmaya başladı. Bilimsel verilerin de gösterdiği gibi bu virüs daha çabuk bulaşıyor. Buna bağlı olarak da çok hızlı bir biçimde çok fazla insanı enfekte ediyor. Şu anda İngiltere varyantının ülkemizde hâkim olması da vaka sayılarının artışında elbette etken.” açıklamasını yaptı.

YOĞUN ORTAMLARDA ÇİFT MASKE YERİNE N95 KULLANILABİLİR

Çift maske kullanımıyla ilgili yorumda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, çift maskenin daha fazla koruma sağladığı görüşüne katılmadığını söyledi.

Mutasyonlu ya da mutasyonuz, virüsün damlacık yoluyla bulaştığını belirten Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Virüs konuşurken, öksürürken, hapşırırken bizim çevreye yaydığımız damlacıkla bulaşıyor ve cerrahi maske dediğimiz maske bu damlacıklara karşı bunları bizim solumamızı engelleyebiliyor. Bunları bizim çevreye yaymamızı engelleyebiliyor. Böyle baktığımızda bir kişiyle eğer sosyal mesafenizi ayarlayabiliyorsanız ve maskenizi de takıyorsanız bu virüsün size bulaşma olasılığı gerçekten çok düşük. Cerrahi maskenin koruma olasılığı yüzde 95 civarında. Ancak çok kalabalık bir ortama girecekseniz, bulunduğunuz yerde hastaların olduğundan şüpheleniyorsanız ve mesafenizi de koruyamayacağınızı düşünüyorsanız belki çift maske… Ama asıl öyle durumlarda bizim N95 veya FFP2 dediğimiz maskeleri kullanmak daha doğru olur. Örneğin, biz yoğun bakımlarda N95 dediğimiz maskeleri kullanmayı seçiyoruz. Yani çift maske yerine kendinizi koruyamayacağınız çok kalabalık ortamlarda belki N95 maskeler çift maske yerine daha yararlı ama onun dışında güncel yaşamda tek cerrahi maske sizi korur. Hatta eğer çevrenizde kimse yoksa bir ormanda sahilde dolaşıyorsanız kimse etrafınızda yoksa maske takmanıza da gerek yok nasıl ki, evin içinde maske takmıyorsanız.” değerlendirmesinde bulundu.