Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınını önleme çabaları pek çok belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Şüphesiz, aşıların yaygın kullanımı koruyucu bir rol oynayacak fakat virüsün varyantları olduğu için insanların beklediği sürü bağışıklığını oluşturup oluşturmayacağı bununla birlikte koronavirüsün normal yaşamı etkilemesini önlemek adına güçlü bir engel yaratıp yaratmayacağı henüz net değil. Öyle ki virüs, aşılama oranları ve aşı geliştirme hızı ile adeta bir yarış içinde.

Brezilya başta olmak üzere Hindistan’da Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı yüksek seyrediyor. Salgının ortaya çıktığı günden bu yana her iki ülkede de günlük vaka ve ölüm oranları en yüksek seviyelere ulaştı. Avrupa ülkelerinde de durum iç açıcı değil çünkü son haftalarda birçok Avrupa ülkesi alınan tedbirleri sıkılaştırmaya başladı. Özellikle Almanya, Fransa ve İtalya’daki artışın sürdüğü gözleniyor.

Aşı takviminin hızlı ilerlediği Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) enfeksiyon ve ölümlerin sayısı geçen hafta yeniden arttı. Bu artış, salgının önlenmesine gölge düşürüyor. Avrupa’da aşılanmanın en hızlı yapıldığı ülke ise, Birleşik Krallık. Aşı uygulamasının hızlanmasıyla ülkede vaka sayısında ciddi bir düşüş yaşandı. Covid-19 ile mücadelede başarısı ile dünyaya örnek olan Çin’de hayat normale döneli uzun zaman oldu. Çin, uygulanan Covid-19 aşı dozu sayısı bakımından dünyada ikinci sırada yer alıyor. Çin Ulusal Sağlık Komisyonu Hastalık Kontrol Bürosu Müdür Yardımcısı Wu Liangyou kısa süre önce yaptığı açıklamada, Çin’de aşılama çalışmalarının düzenli yapıldığını belirterek, 10 Nisan itibarıyla ülke çapında toplam 164 milyon 471 bin dozun uygulandığı bilgisini paylaştı.

ÇİN COVID-19 AŞI TEDARİKİNDE LİDER

Aşıdan söz etmişken, Çin’in küresel Covid-19 aşı tedarikinde lider olduğunu hatırlatmak gerek zira Çin geçen birkaç ay içinde bazı gelişmekte olan ülkelere çok sayıda aşı ihraç etti ve bağışladı. Bu da Çin’in sıklıkla dikkat çektiği zorlukların üstesinden birlikte gelme konusundaki samimiyetini gösteriyor. Beijing’de Sinopharm ve Sinovac şirketlerinin bu yıl yıllık aşı üretim kapasitesini 3 milyar doza çıkarması bekleniyor. Sinovac şirketi, yıllık 500 milyon kapasitesi olan ilk Covid-19 aşı üretim hattını ağustos ayında hizmete soktu. Sinopharm aşıları ise 40’tan fazla ülke ile bölgede kullanıma sunuldu ve bu aşılar, uluslararası toplum tarafından güvenli, etkili, erişilebilir ve depolama ile nakliye için uygunluğu bakımından tanınıyor. Çin’in Covid-19 aşı üretim kapasitesi 2022 yılında 5 milyar doza ulaşacak ve bu yılın sonuna kadar Çin vatandaşlarının yüzde 70’i aşı olacak.

Aşıya erişim konusunda yaşanan sorunlar aşikâr. Örneğin, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Afrika’da aşı tedarikinde ve planlanan teslimatlarda gecikmeler olduğunu duyurdu. DSÖ, bugüne kadar Afrika’da 114 bin ölüm ve 4,3 milyon Covid-19 vakası bildirdi. Kuzey Afrika’da yer alan Fas bugüne dek yaklaşık 9 milyon doz aşı satın aldı ve nüfusuna diğer Afrika ülkelerinden daha fazla aşı yapılmasını sağladı. Gana, Ruanda ve Angola başta olmak üzere birkaç ülkenin de aşılarının önemli bir bölümünü kısa sürede dağıttığı DSÖ tarafından açıklanmıştı. DSÖ Afrika Bölge Direktörü Matshidiso Moeti, bir milyardan fazla Afrikalı’nın aşıdan henüz yararlanamadığını ve Afrika’nın dünya çapında dağıtılan 600 milyon dozdan fazla Covid-19 aşısının yalnızca yüzde ikisini uyguladığını bildirdi.

Bugün, Covid-19’un ilk tanımlandığı zaman hayal edilenin ötesine geçen, etkili çok sayıda aşı var. Bu, şüphesiz insanlığın en büyük bilimsel başarılarından biri. Aşı konusunda uluslararası iş birliği henüz tam olarak kurulamadı. Salgını sona erdirmek için aşı tedariki hayati önem taşıyor. Bu noktada, virüsün en hızlı yayıldığı yerlere aşıların öncelikli ulaştırılması atılacak öncelikli adım olmalı. Covid-19 salgını küresel bir kriz ve bu gerçek unutulursa sorunlar katlanarak devam edecek.

Tuğçe Akkaş