İskoçya’da şampiyonluk 9 yıl sonra el değiştirdi. Rangers, şampiyonluğu ezeli rakibi Celtic’in elinden alarak hasrete son verdi. Bu zaferin mimarı ise 3 yıl boyunca takımı baştan son kurgulayan teknik direktör Steven Gerrard’dı…

Steven Gerrard, 2018 yılının Haziran ayında Rangers’ın yeni teknik direktörü oldu. Henüz 38 yaşındaydı ve futbolu bırakmasının üzerinden sadece 1,5 sene geçmişti. Teknik adam olarak tecrübesi ise 1 senelik Liverpool altyapısıydı. 7 senelik Celtic şampiyonluk serisini bitirmek için yola çıkan Rangers’ın, tecrübesiz Gerrard’ı takımın başına geçirmesi İskoç basını tarafından ironik bir şekilde ‘çok cesurca’ karşılandı.

Gerrard’ın Rangers’la imzaladığı sözleşme sonrası akılda kalan sözü şuydu: “Hadi başlayalım.” Girdiği ekonomik kriz sonucu 2012 yılında iflasını açıklayan Rangers, 3. lige düşürülmüştü. Yönetim Kurulu kararıyla ismini ve yönetim şeklini değiştiren Rangers, 4 sezon sonra yeniden Premier Lig’e geldi. Ancak bu sürede Celtic arayı açmış, seri şampiyonluklara bağlamıştı. 2016/17 ve 17/18 sezonunu ısınma turlarıyla geçiren Rangers, 18/19’da Gerrard’la beraber yepyeni bir hikayenin ilk adımlarını attı.

Gerrard’ın takımın başına geçmesi Rangers taraftarlarını heyecanlandırmıştı. Ada’da ve dünyada saygın bir yeri vardı. Ayrıca Liverpool ile bir futbolcu olarak “kazanma” duygusunu yakından tanıyordu. Ekibi de Gary McAllister, Michael Beale, Tom Culshaw ve Jordan Milsom gibi Liverpool’la bağlantılı isimlerden oluşuyordu. Gerrard’ın, Rangers’a umutla birlikte vizyon da getireceğine olan inanç tamdı. Çünkü Rangers, Gerrard’dan bir önceki sezon Avrupa Ligi’ne 1. turda veda etmişti. Hem de Lüksemburg takımı Niederkorn’a elenerek… Rangers bugün Gerrard’la şampiyonluk kutlamalara yaparken 4 sene önce kendisini eleyen Niederkorn ise 16 takımlı Lüksemburg liginde 11. sırada yer alıyor. Peki bu dönüşü nasıl gerçekleşti?

Tabii ki çok kolay olmadı. Gerrard ilk 12 maçın 6 tanesini kazanabildi. Kalan 6 tanesinde ise berabere kalarak en azından yenilgisiz ilerliyordu. Fakat 13. maçta rakip Celtic’ti. Celtic’in başında da Liverpool’da hocalığını yapmış olan Brendan Rodgers vardı. Jürgen Klopp’tan önce Liverpool’u şampiyonluğa en çok yaklaştıran iki isim Rodgers ve Gerrard’dı. Gerrard’ın ayağının kaydığı malum Chelsea maçını da beraber yaşamışlardı. Gerrard o maçtan sonra soyunma odasında yaşananları kitabında anlatmış ve Rodgers’ın kendisine ‘Sen bu kulübün efsanesisin. Olanları unut.” dediğini yazmıştı. İkili, İngiltere’de şampiyon olamadılar ancak İskoçya’da bu mutluluğu yaşadılar. Kim bilir belki de birkaç yıl içinde bu sefer İngiltere’de şampiyonluk için yeniden rakip olacaklar… Ancak hikayemizde bahsettiğimiz Gerrard’ın 13. maçında Celtic, Rangers’ı 1-0 yendi.

Gerrard ilk sezonunun ilk yenilgisini Celtic’e karşı almıştı. O sezon yeşil-beyazlı ezeli rakipleri bir kez daha şampiyon oldu. Bu, Celtic’in art arda 8. şampiyonluğuydu. Rangers ise 11 puan fark yiyerek ikinci oldu. Ancak Gerrard henüz büyük resme geçmemişti. Bir yandan kulüp ekonomik yapıyı düzenliyor, İngiliz teknik adam da takımın felsefesini inşa ediyordu. Önceki sezon toplamda 39 lig golü yiyen Rangers, Gerrard’la bu sayıyı 24’e çekmişti. Tüm kulvarlarda çıktıkları 27 maçta kalelerinde gol görmemişlerdi. Takım kurgusuna savunmayı oturtarak başladı.

Rangers, Gerrard’ın ikinci senesinde de şampiyon olamadı. Şampiyonluk yine ezeli rakip Celtic’e gitti. Hem de bu sefer puan farkı 13’tü! Pandemi nedeniyle ligin bitimine 8 hafta vardı ancak Celtic, 2.66 puan ortalaması ile şampiyonluğu zaten hak etmişti. Rangers’tan itiraz gelmedi. Yetmemiş, kupa finalinde de Celtic’le karşılaşmış ve kupayı rakiplerine kaptırmışlardı. Aynı sezonun ilk yenilgisi de yine Celtic’e karşı, hem de iç sahada alınmıştı. Mart ayında Hamilton’a karşı alınan 1-0 yenilgi büyük tepkiye neden olmuştu. Golü atan Hamilton’lı oyuncu bir sezon önce amatör ligden transfer edilmişti ve bu yenilgi taraftarları oldukça kızdırdı. Maçın ardından sosyal medyada “Gerrard bu işi beceremeyecek.” diyerek istifa kampanyaları başlatıldı.

Ancak Gerrard tepkilere kulak asmadı. Takımı inşa etmeye devam ediyordu. Savunmadan sonra bek oyuncularını da dizayn etti. Sağ bek Tavernier’i hücum, sol bek Barisic’i ise savunma ağırlık kullanarak asimetriyi ve kanatlar arasındaki savunma-hücum dengesini sağlayan Gerrard bu sayede 2-5-3 yerleşimiyle rakiplerini orta sahada boğmayı başarıyordu. Savunma ve beklerden istediği performansı almayı başaran Gerrard’ın eli güçlenmeye başlamıştı. Bir önceki sezondan 5 gol daha az yiyen Rangers topa sahip olma, yüksek pres ve pas futboluna geçiş yapmak için 2020/21 sezonuna hazırdı artık…

Anadolu’da telkâri sanatı vardır. İnce bir tel gümüş bükülerek çok küçük şekiller, motifler oluşturulur ve ortaya tamamen el işçiliğine dayalı çok güzel eserler çıkar. Gerrard’ın Anadolu’dan binlerce kilometre uzaktaki Rangers takımı da 3 sene içerisinde telkâri sanatı gibi ince ince işlenmişti. Artık ne oynadığını bilen, daha az gol yiyen, topa daha çok sahip olan, daha sağlam pas yapan ve rakibini 3. bölgede karşılayan Rangers izliyorduk. Tek eksik olan ise kazanmaktı. Onu da ligin bitimine 6 hafta kala ezeli rakibi Celtic’in 20 puan önündeyken ulaştı. 2020/21 sezonu şampiyonu, Gerrard’ın Rangers’ı oldu. 32 maç sonunda yedikleri gol sayısı sadece 9’du. Kupa çeyrek finalindeki St. Mirren maçı hariç, Mart’ın ilk haftasına kadar tüm kulvarlarda çıktıkları hiçbir maçı kaybetmediler. Toplamda 31 maçta ise gol bile yemediler!

Ocak 2021’de Rangers-Ross County maçından sonra iki takımın teknik adamı Steven Gerrard ve John Hughes sohbet ediyorlardı. Rangers, Ross’u 5-0 mağlup etmişti.

John Hughes: “Tebrikler Stevie. Takımın harika futbol oynuyor.”

Steven Gerrard: “Teşekkürler John. Bunu yapmam 3 yıl sürdü.”

Tüm hikayenin özeti bu konuşmaya sığıyor aslında. 3 yılda 2 defa ezeli rakibinize 11 ve 13 puan farkla şampiyonluk veriyorsunuz. Kupa finalini yine ezeli rakibinize kaybediyorsunuz. Taraftarlarınız istifa etmeniz için kampanya başlatıyor. O sırada siz bir takım inşa etmeye çalışıyorsunuz ve ne şanslısınız ki size inanan ve arkanızda duran bir yönetiminiz var. Sonucunda hem lig şampiyonluğu geliyor hem de Avrupa kupasında en büyük favori olarak görülüyorsunuz. İngiliz şair Elizabet Barrett’in dediği gibi; sabır, gücün diğer ismidir.

Kaynak: TRT SPOR / Serkan Akkoyun