CGTN / Andrian Prokip

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik özel askeri operasyonunu başlattığı 24 Şubat, bölge ve hatta küresel enerji piyasaları için bir dönüm noktası oldu. Ukrayna, Rusya’nın askeri saldırganlığını kontrol altına almak için Batı’dan Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulamasını istedi. Ve enerji bu yaptırımların ayrılmaz parçasıydı. 

Rusya Merkez Bankası’na göre, Rusya’nın 2021 yılında yaklaşık 240 milyar dolar tutarındaki enerji ihracatı, ülkenin 489,8 milyar doları bulan ihracat gelirlerinin yarısını oluşturdu. Enerji ihracatı arasında 110,2 milyar doları ham petrolden, 68,7 milyar doları petrol ürünlerinden, 54,2 milyar doları doğalgazdan ve 7,6 milyar doları da sıvılaştırılmış doğal gazdan elde edildi. Rusya’nın ihracat gelirlerindeki enerjinin payı bu yaptırımların önemini açıklıyor.

AB’NİN DOĞAL GAZ İTHALATININ YÜZDE 45’İNİ RUS DOĞAL GAZI OLUŞTURUYOR

Diğer taraftan, bu kısıtlamaların uygulanması, Rusya’nın özellikle Avrupa’daki enerji ticaretindeki rolü yüzünden kısmen karmaşıktır. Birçok Avrupa ülkesi, Rusya’nın doğal gazı ve petrolüne oldukça bağımlıdır, bu yüzden bu tedarikleri hemen kesemezler. Avrupa Birliği (AB) geçen yıl 155 milyar metreküp doğalgaz tüketirken, AB’nin doğal gaz ithalatının yüzde 45’ini Rus doğal gazı oluşturdu.

Sonuç olarak AB’deki Rus doğal gazının tamamen reddedilmesi süreci üç ila beş yıl kadar sürecek, bu da Rusya’dan enerji ithalatını reddetmek için değişmez bir siyasi iradeyi gerektiriyor. Bu arada ilk önce doğal gaz olmak üzere diğer enerji ihracatçıları hemen üretime veya ek hacimler tedarik etmeye hazır olmayabilir. Elbette bu değişiklik enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskıya yol açacaktır. 

Muhtemel fiyat artışlarıyla baş edebilmek ve Rusya’ya bağımlılığı azaltma sürecini kolaylaştırmak için AB’nin enerji politikasında veya en azından bazı Avrupa ülkelerinde bazı değişiklikler görebiliriz. Örneğin, elektrik üretiminde doğal gaza talebi azaltmak için kömür ve nükleer santralleri aşamalı olarak bitirme planları ertelenebilir. Aynı zamanda Birleşik Krallık’ın nükleer ve rüzgâr enerjisini artırma planlarının yanı sıra Belçika’nın nükleer santralleri aşamalı olarak durdurmayı erteleme kararını gördük. 

İTHALATA BAĞIMLI ÜLKELER FİYAT ARTIŞLARINDAN OLUMSUZ ETKİLENECEK

Ayrıca Avrupa ithalatı azalttığı zaman, Rusya zaten çıkardığı doğal gazı depolama sorunlarıyla karşılaşacaktır. Ve teknik olarak tüm doğal gazın Asya gibi diğer bölgelere ticareti yapılamaz. Bu Rus şirketlerini doğal gazın bir kısmını yakmaya ve üretimi durdurmaya zorlayacak ve gelecekte Rusya’ya teknoloji transferini yasaklayan diğer yaptırımların sıkılaşması Rusya’nın daha fazla doğal gaz üretme kapasitesini kötü etkileyecektir. Rusya’da daha fazla doğal gazın yakılması ayrıca çevreyle ilgili endişelere yol açacak ve iklim değişikliğini engelleme girişimlerine zarar verecektir.  

Rusya’nın petrolünün ikamesi daha kolay gibi görünüyor. Ancak bu da Avrupa ve diğer bölgelerde benzin fiyatlarını etkileyecek. Bu diğer petrol ihraç eden ülkelerin de faydasına olacağı anlamına gelecektir. Ancak AB üyesi ülkeler gibi büyük miktarda enerji satın alan ithalata bağımlı ülkeler, bu fiyat artışlarından olumsuz etkilenecektir. Ve bu ülkeler, üretimi ve tedariki artırmak için diğer petrol üreticisi ülkeleri sıkıştırmakla ilgileniyorlar. Ancak bazı ülkeler, Hindistan’ın yapmayı planladığı gibi büyük indirimlerle Rus petrolünü satın almaya devam edebilir. Şimdi Rusya’ya yönelik yaptırımlardan sonra küresel enerji piyasalarında doğru bir tahminde bulunmak zordur. Ancak net olan şey şu ki, bu küresel olarak piyasaları ve enerji karışımlarını yeniden şekillendirebilir.