CRI Türk Dış Haberler Servisi

Rusya Federasyonu yayımladığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi ile yeni dönemdeki meydan okumaları tespit etti. Raporda, askeri ve ekonomik tehdit kaynağı olarak ABD işaret edildi. Belgeye göre Moskova, önümüzdeki yıllarda da Çin ile stratejik iş birliğini muhafaza edecek.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, her altı yılda bir güncellenen Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’ni cumartesi günü imzaladı. Rusya Güvenlik Konseyi’nin 28 Mayıs’ta son kez üzerinde çalıştığı Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi yeni dönemde ülkenin karşı karşıya olduğu meydan okumaları ve atılacak adımları tespit ediyor.

İlki 1997 senesinde hazırlanan Rusya Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde uluslararası sistemin çok kutuplu hale geldiğine, yeni norm ve kuralların oluşmaya başladığına dikkat çekildi. Batılı ülkelerin hegemonyalarını sürdürmek için direndiğine vurgu yapılan raporda, modern araçlarla oluşturulan krizler, kalkınmadaki dengesizlikler, uluslararası kurumların rollerinin zayıflaması ve küresel güvenlik sistemlerinin giderek etkisizleşmesi mücadele başlıkları olarak sıralandı.

AMERİKA TEHDİT ÇİN DOST

Rusya’ya dönük başlıca tehdidin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından geldiğini saklamayan belgede Beyaz Saray’ın son yıllarda silah kontrolünü istikrarlı bir şekilde azalttığı yazıldı. Washington yönetiminin Asya-Pasifik bölgesine yaptığı füze yığınağına gönderme yapan belgede, Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan ile dostluğun geliştirilmesi gerektiği kaydedildi.

Rusya Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi

Moskova ve Beijing arasındaki özel bağa yapılan vurgu Çin kamuoyu tarafından da övgüyle karşılandı. Global Küresel Yönetişim Enstitüsü’nden Ma Yongbao, Batı’nın Çin ile Rusya’nın arasını bozma girişimlerinin boşa çıktığını belirterek “Batılı gözlemciler ve medya kuruluşları ABD ve Rusya liderlerinin buluşmasının ardından ilişkilerde yeni bir sayfa açılacağı ve hatta Çin ve Rusya’nın arasını açabileceklerini düşündüler. Onlar son 30 yılda ABD ve Rusya ilişkilerinin ne derece değiştiğini göremiyorlar.” dedi.

Belgede ayrıca Asya Pasifik ile birlikte Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrası Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Kore Yarımadası gerilimli alanlar olarak sıralandı. Bahsi geçen coğrafyaların bir bölümünde uluslararası terörizm ve radikal akımların güçlendiğini anımsatan belgede Rusya’ya “özel görevler” düştüğü kaydedildi. Belgede “Mevcut ve potansiyel askeri risk ile tehditlerin zamanında belirlenmesi, askeri planlama sistemlerinin iyileştirilmesi ve nükleer caydırıcılık yeteneklerinin yeterli düzeyde sürdürülmesine önem verilmektedir.” değerlendirmesi yer aldı.

DOLARA KARŞI BAYRAK AÇILDI

Rusya Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde sadece coğrafi değil ekonomik tehditler de kendine yer buldu.  44 sayfalık belgede dolar kullanımının azaltılmasının Rusya’nın ekonomik güvenliğine katkı sağlayacağının altı çizilirken, üretim ekonomisinin önemine değinildi. Ekonominin kilit sektörlerinde ithalata bağımlılığı azaltmak için çalışmaların devam ettiği aktarılan belgede, gıda ve enerji güvenliği seviyesinin arttığı kaydedildi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Bloomberg kanalına verdiği demeçte doları “zehirli” olarak tanımlamış ve ülkesinin yurt dışı ile ticarette yerel para birimlerini tercih edeceğini sözlerine eklemişti.

“RUS TOPLUMUNUN GELENEKSEL YAPISI KORUNMALI”

Rusya’nın Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde dikkat çeken hususlardan biri de “moral değerlere” yapılan vurgu oldu. Yurt dışından gelen müdahalelere karşı “toplumun geleneksel değerlerinin korunmasının” önemine değinildi. Modern dünyada bireysel özgürlüğün kutsallaştırıldığı, ahlaksızlık ve bencillik propagandasının hız kazandığını savunan belgede şu ifadeler yer aldı:

“Dost olmayan ülkeler, Rusya Federasyonu’nun sosyal ve ekonomik sorunlarını içerideki birliğini bozmak, protesto hareketlerini kışkırtmak ve radikalleştirmek, marjinal grupları desteklemek ve Rus toplumunu bölmek için kullanmaya çalışıyorlar. Rusya Federasyonu içinde uzun bir süre devam etmesi istenen bir istikrarsızlığı körüklemek için giderek daha fazla dolaylı yöntem kullanılmaktadır. Bilgilerin çarpıtılması, psikolojik baskı ve kendi kültürüne yabancılaştırma girişimleri, Rusya’nın kültürel egemenliğini kaybetme riskinin yanı sıra hem Rusya hem de dünya tarihini tahrif etme, gerçekleri çarpıtma, tarihi hafızayı yok etme, etnik ve dini çatışmaları kışkırtma ve devleti zayıflatma girişimleri artmaktadır.”