CGTN / Danil Bochkov

Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Rusya ve NATO arasında sırasıyla yapılan güvenlik görüşmelerinin ikinci turunda, ne siyasi ne de güvenlik alanında herhangi bir önemli ilerleme sağlanamadı. Görüşmeler 10 Ocak’ta Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Ryabkov ve ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Wendy Sherman arasında başladı. Moskova, güvenlik garantilerine ilişkin taleplerini Washington’a önceden ilettiğinde, Rusya Dışişleri Bakanlığı geçen yıl aralık ayı başında belgenin taslak nüshasını yayımlamıştı. Rusya’nın temel “kırmızı çizgileri”, NATO’nun doğuya doğru genişlemekten vazgeçmesi, eski Sovyetler Birliği ülkelerinin NATO’ya kabul edilmesinin yasaklanması, ABD’nin eski Sovyet cumhuriyetleri topraklarında askeri tesisler kurmasının önlenmesi ve karşı taraf için özel bir tehdit oluşturan alanlarda silah sistemleri veya asker konuşlandırmaktan kaçınılmasına dair yasal bir yükümlülük talebi olarak tanımlanıyor. Taslak nüshanın başka bir paragrafında da her iki tarafın, birbirlerinin topraklarına yakın bölgelerde orta menzilli füzelerin konuşlandırılmaması yükümlülüğüne atıfta bulunuluyor. 

Rusya-ABD görüşmelerini takiben, her iki taraf sıralanan taleplerin herhangi birinde bir uzlaşmaya varamadı, sert bir şekilde kendi gündemlerinde ısrar etti ve karşı tarafın taleplerine hoşgörü göstermede sınırlı bir istek gösterdiler.  Ryabkov, NATO’nun genişlemesini durdurmak için ABD’den, “katı, dayanıklı, sağlam, yasal olarak bağlayıcı garantiler alma” talepleriyle baskı yaparken, Sherman, Washington’ın, “hiç kimseye NATO’nun açık-kapı politikasını ağır şekilde eleştirmesine izin vermeyeceği” karşılığını verdi.

RUSYA-NATO KONSEYİ İKİ SENE SONRA İLK KEZ TOPLANDI

Görüşmeleri sürdürmek için karşılıklı rıza dışında görüşmelere ilişkin tek olumlu işaret, ABD’nin, füzelerin yerleştirilmesi ve tatbikatlarla ilgili gerilimi düşürme konusunda karşılıklı mesafe kaydedilmesini önermesiydi. Ancak bunun Rusya üzerinde bir etkisi olmadı, çünkü ABD, Moskova’ya Ukrayna’ya saldırması halinde “önemli maliyetler ve sonuçlarıyla” karşılaşacağı tehdidini sürdürdü.

Ryabkov, ABD’nin Rusya’ya baskı yapma girişimlerini “şantaj ve gözdağı verme” olarak değerlendirerek, saldırılara itiraz etti ve ABD’nin geliştirdiği silahların NATO tarafından Avrupa’da bir yere konuşlandırılması halinde ABD’yi askeri bir karşılığın “(Rusya’nın) takdir yetkisinde” olacağı konusunda uyardı. Rusya ayrıca, farklı güvenlik garantilerinin bağımsız olarak ele alınmasına ilişkin herhangi bir teklifi geri çevirdi, böylece Sherman’ın füzelerin yerleştirilmesinin azaltılması önerisini, hükümsüz Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (INF) Anlaşması’nı tartışmanın, diğer taleplerle eşzamanlı olarak ilerleme sağlamadan olamayacağını söyleyerek, reddetti.   

Rusya ve NATO arasında 12 Ocak’ta tamamlanan güvenlik görüşmelerinin ikinci turu, önceki Rusya-ABD zirvesiyle hemen hemen aynı olan siyasi bir açmazla sonuçlandı. Her iki taraf taleplerini yineledi ve hiçbirinde uzlaşma sağlanamadı. ABD iki tur görüşmelerin ardından Rusya’nın halen gerilimi düşürme taahhüdünde olmadığına karar verdi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa güvenliği konusunda herhangi bir uzlaşmanın reddedilmesi konusunda sözünü sakınmadı ve INF Anlaşması’nın çöküşü, Ukrayna, Gürcistan ile Moldova’nın işgali ve Avrupa’da kimyasal silah kullanımına ilişkin Rusya’ya çıkıştı. 

NATO ile yapılan toplantıda olumlu ya da hemen bir sonuç sağlanamamış olmasına rağmen, Avrupa’nın güvenliğinin neye benzeyebileceği konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bir muhakeme yeri olarak işlev gördü. Her iki taraf bir çatışma riskine ve bu riskin üstesinden gelmek için daha sıkı çalışma arzusuna işaret etti. NATO, silahların kontrolüne, silahsızlanmaya, silahların yayılmasının önlenmesine bakılması ile Moskova ve Brüksel’de temsilcilik ofislerinin yeniden kurulmasını önermesine rağmen, karşılıklı anlaşmazlıklar şu anda aşılamaz gibi duruyor. ABD Senatosu, Rusya ile ilgili yasal yollara başvurmak konusunda daha fazla oybirliği içinde hareket ederse durum daha da kötüleşebilir. Bu hafta Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, Rusya’ya ciddi yaptırımlar uygulanması ve Rusya’nın güvenlik taleplerinin reddedilmesi amacıyla iki yasa tasarısı sundu. 

MOSKOVA GERİ ADIM ATMAYACAK

Ne Rusya, ne ABD, ne de NATO şimdiye kadar bir uzlaşma iradesine sahip değil. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın “geri adım atmayacağı” sözünü verdi ve Washington, ancak Moskova’nın Ukrayna sınırına yığdığı güçlerini çekmekle eş değer olan “gerginliği düşürücü somut adımlar atması” durumunda muhtemel bir ilerleme olacağını görüyor. Moskova, daha önce resmi olarak açıklığa kavuşturduğu gibi, Rusya’nın kendi topraklarında herhangi bir tatbikat yapması ABD’nin yetki sınırları dışında olduğu için ABD’nin açıklamasının kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Ancak ABD yönetimi, Avrupa’da veya herhangi bir yerdeki herhangi bir güvenlik meselesini, kendi küresel liderliğine bir meydan okuma olarak değerlendiriyor. 

Dolayısıyla Rusya, Ukrayna sınırından askerlerini çekerse, bu ABD baskısı altında zayıflık, görüşme konumlarının bozulması ve tek taraflı tavizler göstergesi olarak yorumlanacaktır. Bütün tarafların, maksimum baskı taktiklerini tercih etmesi ve uzlaşmaya asgari bir alan ayırmaları yüzünden öngörülebilir gelecekte herhangi bir uzlaşma sağlanması mümkün görünmüyor. Bununla birlikte, devam eden görüşmeler, en azından asgari seviyede bir diyaloğa izin verdiği, açık bir çatışmadan veya daha da kötüsü savaştan uzak tuttuğu için hiç yoktan iyidir.