Haber: Samet Demir

Çin’in 2021 yılı ilk çeyrek büyüme verisi açıklandı. Buna göre ilk çeyrekte yıllık bazda Çin ekonomisi yüzde 18,3 büyürken, büyümenin ekonomik aktivitenin yoğunluğu ve Covid-19 vakalarının kontrol altında tutulmasıyla sağlanması dikkat çekiyor.

Koronavirüs salgınının ilk günleri olan 2020 yılının ilk çeyreğine göre yakalanan yüzde 18’den fazla büyüme Çin ekonomisinin toparlanma sürecini geride bıraktığını gösterdi.

Koç Üniversitesinden akademisyen Dr. Altay Atlı, Çin’in büyüme verisini CRI Türk’e değerlendirdi.

Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Çin ekonomisi 2021 yılının ilk çeyreğinde 2020’nin aynı çeyreğine göre yüzde 18,3 büyümüş. Bu çok yüksek bir rakam ancak beklenen bir rakam. Çünkü kıyasladığımız dönem, geçen yılın ilk çeyreği ekonomide duraksama yaşanan, fabrikaların durduğu, ekonomide keskin bir düşüşün yaşandığı bir dönemdi.

2020 İLE DEĞİL 2019 İLE KIYASLAMA YAPILMALI

Çin içinde yapılan anketlerde yüzde 18,8’lik bir ortalama beklenti gösteriyordu. Bunun biraz altında ama yine de toparlanmanın devam ettiğini görüyoruz. 2020 ile kıyaslama yapmak çok doğru değil çünkü geçen yılın ilk çeyreği çok sıra dışı bir dönemdi. Başbakan Li Keqiang da bir süre önce yapılan politbüro toplantısında bunu söyledi. ‘Kıyaslama yapılabilecek bir dönem değil bu.’ dedi.

Çin ekonomisinin normalleşmesini anlamak istiyorsak 2020’yi değil 2021’i 2019 ile kıyaslamamız gerekiyor. Orada da baktığımızda kabaca bir hesapla o döneme göre yaklaşık yüzde 10’luk bir büyüme olduğu görülüyor. Çin ekonomisindeki büyüme ve normalleşmenin devam ettiğini görüyoruz.

“İÇ TÜKETİMİN DE PANDEMİ ÖNCESİNE DÖNMESİ GEREKİR”

Bu rakamın arkasındaki itici güçlere bakmak lazım. Büyümenin motoru nedir? Biraz daha sanayi üretiminin öncü bir rol oynadığını görüyoruz. Şu aşamada bu beklenen bir şey, Çin ekonomisindeki yapısal dönüşümlere baktığımızda yatırımları daha sağlıklı bir hale getirmek, ihracatı bir yandan güçlü tutarken iç tüketime odaklanmak gibi amaçlar olduğunu görüyoruz. Üretim tarafı tamam ancak bunun yanında içerdeki tüketimin biraz daha geriden gelmesi söz konusu. Üretim derken de bu Covid-19 şartlarında biraz da teşviklerle olan bir durum. Bu teşvik paketleri de biraz borçlanmayı artırıyor. Çin’de borçlanma, Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) yüzde 300’üne ulaşmış durumda. Uzun vadede iç tüketimin de pandemi öncesindeki döneme ulaşması lazım. Bu durum Çin’in daha sağlıklı, daha sürdürülebilir büyümesi anlamına gelecektir.”