AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Recep Şalcı, Mehmet Emre Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu “Akademik Yorum” adlı programda yangınlarla mücadele sürecini değerlendirdi.

Bölgedeki durumun daha iyiye gittiğini belirten Şalcı, “Gerçekten düne göre, çok iyi durumdayız birçok yangın kontrol altına alındı. Bir saat önce bazı kontrolü altındaki yangınların tekrar büyüdüğüne dair haberler geliyor ama ekipler çok hızlı müdahale ediyor, helikopterler çalışmaya başladı. Muğla’dan bahsedecek olursak, iki üç nokta dışındaki tüm yangınlar ya söndürüldü ya da tamamen kontrol altına alınmış durumda. Biz de ekiplerimizi bölgeye yönlendirmeye başladık. Özellikle bir iki köyün tahliyesi ve korunması konusunda yoğun çalışmalar devam ediyor.” dedi.

RÜZGÂR FAKTÖRÜ

Rüzgârın Antalya açıklarında karayele dönmesi yangınla mücadeleyi nasıl etkileyecek sorusuna Şalcı şöyle yanıt verdi:

“Rüzgârın yön değiştirmesi yangınla mücadelede bazen negatif bazen de pozitif etkilere sahip olabiliyor. Ormana doğru esen bir rüzgâr ise negatif etki yaratabiliyor. Eğer kayalıklara doğru giden ve alevleri sıkıştırabildiğimiz bir noktaya esen rüzgâr varsa pozitif etki görüyoruz. Fakat sık sık yön değiştirmesi de bir dezavantaj, yangınla mücadele edenlerin güvenliğinde sıkıntılar yaşanabiliyor.”

“AFET TURİSTLERİ İLE MÜCADELE ZORLAŞABİLİYOR”

Gönüllü olarak çalışmak isteyen vatandaşların yangınla mücadeleyi olumsuz etkileyebildiğinin de altını çizen Recep Şalcı şunları kaydetti:

“Bazen iyi bir şeyler yapmak isteyen vatandaşlar eğitimsiz ve koordine olmamış şekilde yangın alanına geldikleri zaman fayda yerine zarar sağlıyorlar. Bu durumda onların güvenliği ile ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Oradaki kaynakları tüketiyorlar ve fayda yine bazen zarar olabiliyor. Biz bunlara ‘afet turistleri’ diyoruz. Bu tür yerlere iyi niyetle gelip eğitimsiz ve örgütsüz çalıştıkları zaman fayda sağlayamıyorlar. Ne yapmaları gerekiyor? Öncelikle gerçekten örgütlü toplum gelişmiş toplumdur. Bu tür afetler felaketler başımıza gelmeden önce bir sivil toplum örgütü ya da devlet kuruluşlarının altında eğitim almak gerekiyor. Eğitim olmadığı zaman çok fazla fayda sağlayamıyorsunuz. Bununla birlikte televizyonlar sadece yanan ağaçları ve ona su sıkan insanları gösteriyor. Ama geri planda iş yapan çok geniş bir kadro var. İşte insanlar orada aktif olmak istemiyor. Genelde sıcak bölgede bir şeyler yapmak istiyor. Geri planda daha çadır kurulması gelen yardımlarını istiflenmesi gibi ciddi bir iş var.  Bunun için çok fazla eğitime de gerek yok ama temel yaklaşım örgütlü olmak. Bir sivil toplum örgütüne üye olmaları gerekiyor. Bu konuda da kapılarımızı herkese açık.”