China Daily

Japonya’nın Fukushima Nükleer Santrali’ndeki radyoaktif madde içeren suyu Pasifik Okyanusu’na boşaltma kararı vermesinden sonra, birçok insan sosyal iletişim ağlarında Japonya’nın nükleer atığını ortadan kaldırmayı diğer ülkelerinkiyle karşılaştırmaya başladı. Ancak ikisi arasındaki temel farklılıklar nedeniyle bu tür karşılaştırmalar mantıksızdır.

İlk olarak nükleer atığın kaynağı ve ölçeği farklıdır. Uluslararası Nükleer Vaka Ölçeğine göre, Fukushima nükleer kazası -2011 yılında okyanustaki depremin yol açtığı dev dalgalardan sonra meydana gelen erime- çok miktarda radyoaktif maddenin açığa çıktığı bir yedinci seviye (en yüksek) nükleer kazadır. Çelik tanklarda depolanan radyoaktif madde içeren su, zarar gören reaktörü soğutmak için santrale pompalanan suyun yanı sıra yer altı suyu ve yağmur suyudur.

Buna karşın, diğer nükleer santrallerdeki atık sular ise kanalizasyon ve santraldeki günlük faaliyetlerden gelen sulardır.

İkincisi, farklı radyoaktif element türleri vardır. Fukushima’daki radyoaktif madde içeren su, uzun yarı ömürlü bazı fizyon nüklidler ile plütonyum ve amerikyum gibi oldukça zehirli uranyum ötesi elementler içeren birkaç çeşitli radyoaktif elementlere sahiptir. Aksine, faaliyetteki nükleer santrallerdeki atık doğrudan nükleer reaktör çekirdeğiyle temas etmez, böylece çok az fizyon nüklid içerir ve neredeyse uranyum yoktur.

Üçüncüsü, iki türlü atıkla başa çıkmanın zorluk seviyesi farklıdır. Nükleer santraller normal olarak boşaltılan suyu en iyi uygun teknolojiyle işleyebilir ve standartlara uygun hale geldiğinde pompalayabilir.

Fukushima’daki nükleer atık su boşaltılmadan önce İleri Sıvı İşleme Sistemi (ALPS) ile işlenmelidir. Japonya, trityum haricinde radyoaktif elementleri filtreledikten sonra radyoaktif madde içeren suyun üstesinden gelmek için 2012 yılında bir ALPS geliştirdi. ALPS heyetinin 10 Şubat 2020 tarihli raporuna göre, işlenmiş nükleer atık suyun yüzde 73’ü, 31 Aralık 2019 tarihine kadar gerekli standartları karşılamadı.

Fukushima Nükleer Santrali’nin işletmecisi Tokyo Electric Power Company’nin verileri tahrif etme sicili dikkate alındığında, işlenmiş suyun denize boşaltılması için yeterince güvenli olup olmadığı şüpheli bir durumdur.

Japonya’nın, ilgili bütün tarafların gözetimi altında radyoaktif madde içeren su sorununu halletmenin en iyi yolunu seçmesi daha iyi olacaktır.