CGTN / John Gong

Zambiya büyüklüğündeki Qinghai eyaleti, Tibet’in güney sınırında Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin kuzeybatısındadır. Bu eyaletin kişi başına ekonomik kalkınması Çin’deki bütün eyaletlerin listesinde alt sıralardadır. Bu nedenle, Qinghai’de yaşayan insanların hayat standartlarını artırmak merkezi hükümetin yüksek bir önceliğiydi.

Qinghai’de parlak olan tek şey, ekolojik çevresi. Asya’daki en büyük üç ırmak, Yangtze, Sarı Irmak ve Mekong Irmağı, Qinghai’deki bir bölgeden doğuyor. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu bölgeyi Ağustos 2016’da ziyaret ettiğinde, meşhur bir şekilde, “Qinghai’nin büyük değeri ekolojisinde yatıyor; en büyük sorumluluğu ekolojisinde yatıyor ve en büyük potansiyeli de ekonomisinde yatıyor.” demişti.

Beş yıl sonra, Cumhurbaşkanı Xi, Qinghai eyaletini bir denetleme turu çerçevesinde tekrar ziyaret etti. Xi, 7 Haziran’da Qinghai’nin başkenti Xining yakınındaki bir halı fabrikasını ve yerel topluluk merkezini ziyaret etti. Fabrikaya yapılan ziyaret sırasında Xi, daha fazla yerel özellikli sanayilerin geliştirilmesi ve yenilik yoluyla daha iyi kalkınmanın başarılması gerektiğini vurguladı.

Sadece Çin’de değil, birçok diğer gelişmekte olan ülkelerde, Qinghai gibi yerler genellikle bir ikilemle karşı karşıyadır. Bir yandan, yoksulluğu ortadan kaldırmak için ekonomik kalkınmaya gerek vardır, ama öte yandan kalkınma aynı zamanda bazen çevreye geri döndürülemez maliyetler yükler. Bunun altında, özel sektörün istekleri ile kamunun çevre çıkarları arasında bir denge kurma sorunu vardır. Ayrıca, bu tür bir ikilemi çözmek genellikle güçlü hükümet politikaları ve düzenlemeleri gerektirir.

XI JINPING’DEN “ÇEVRE” VURGUSU

Örnek olarak, Qinghai’nin Sanjiangyuan bölgesini ele alalım. Bu bölge yukarıda andığımız üç ırmağın çıktığı noktadır. Xi, bölgeye 2016’da yaptığı ziyaret sırasında, burada kalkınmayı sınırlamak hatta yasaklama politikasının ekonomik kalkınmaya karşı olmadığını, aksine ekonomik kalkınmadan yana olduğunun açık olduğunu söyledi. Xi, bölgeyi bütün ülkenin su kulesi olarak tanımladı ve bölgenin ekolojik olarak daha iyi korunmasının Çin ulusunun gelecekteki büyümesi için hayati olduğunu söyledi.

“Kalkınmama, kalkınma yanlısıdır” felsefesini gösteren başka bir örnek, Xi’nin önceki gün ziyaret ettiği halı fabrikasıdır. Şirket uzun bir geçmişe sahip Tibet geleneksel halı geleneğine göre el dokuması halılar üretiyor. El dokuması Tibet yün halıları üç dünya çapında meşhur halıdan biridir ve kıymetli İran halıları ile eşit özelliklere sahiptir.

Bugün elle dokuma süreci bir tafting aletinin ardımı ile hızlandırıldı ve bu emek verimliliğinin daha da artırılmasıyla sonuçlandı. Ham madde yerel olarak üretilen yündür. Bu yaratıcı özel şirket, bu yazar gibi yurt dışından gelen bir Tibetli tarafından kuruldu. Beijing’deki rahat bir üniversitede bir akademik hayat sürerken, halı fabrikasını kuran bir genç kadın yerel topluluklar üzerinde gerçek bir etki yaratmak için dağlık kuzeybatı bölgesine gitmeye karar verdi. Kendisinin iş modeli çevreyi koruma davası ile çok uyumlu bir yerel kaynağı kullanıyor, kırsal kesimde yaşayan büyük ihtimalle az eğitimli yüzlerce kişiye iş imkânı sağlıyor ve bundan 45 milyon yuanlık bir iş yaratıyor ve yerel vergi gelirlerine büyük bir katkı sağlıyor.

Xi’nin güneyde Henan eyaletinde ve şimdi de Qinghai’de yaptığı son turlardan tutarlı bir tema çıkıyor gibi. Xi’nin kırsal canlanmayı ısrarla vurgulaması yerel çiftçilere yararlı ve onların gelirlerini artıran yerel özelliklere sahip malların sanayileşmiş üretimi üzerine dayanıyor.

Bu ziyareti diğerlerinden ayıran şey, Cumhurbaşkanı Xi’nin çevre koruması üzerine yaptığı güçlü vurgudur. Xi’nin adlandırdığı gibi Çin’in su kulesi olarak Qinghai sorumlulukları konusunda hata yapmayı kaldıramaz. Ama bunu yaparken, kendi kalkınma hakkından da mahrum kalmaz, aksine vatandaşlarının daha iyi bir yaşam sürmesi için değer ve potansiyel üretir.